31 Aralık 2008 Çarşamba

ŞİİRLER 28("Üzgünüm","Dokunur","Anlatamadım","Pay","Kalmadı")



ÜZGÜNÜM
Hükmü yok artık
Geride bıraktık
Yeminleri yaktık
Üzgünüm

Düşe düşe vardık
Çığ gibi yuvarlandık
Altından kalkamadık
Üzgünüm

Taştan duvardık
Kum gibi dağıldık
Zamanı tutamadık
Üzgünüm

Akışına bıraktım
Bugüne dek dayandım
Geç olsa da aydım
Üzgünüm

Karaları akladım
Yaraları sakladım
En sonunda patladım
Üzgünüm

En güzel anılarım
Sende kalsın canım
Oldu ise bir günahım
Üzgünüm

31.12.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DOKUNUR
Dokunur kalbine
Dokunur bazen
Çekip giderse o
Sen hala severken

Duvarlara vurulur
İntihara durulur
Dökülür yüreğin
Yüreğine dokunur

Sözlerini götürür
Gözlerini götürür
Sesini tenini
Nefesini götürür

Seni sen yapan
Çocuksu hevesini
Hayata bağlayan
Sebepleri götürür

Ama bir şeyler kalır
Sanılır ki zamanla unutulur
Sanılanın aksine
Gün geçtikçe dokunur

26.12.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ANLATAMADIM
Tel tel dökülürdü
Gönlüme sarı saçların
Saplanırdı kalbime
Gözlerin bakışların

Her karşılaşmamızda
Nükseden ızdıraplarım
Antalya akşamlarında
Sana kaptırdıklarım

Seni sevdim
Acı çektim
Her yolu denedim
Anlatamadım

Toydum o vakitlerde
Söyleyemezdim alelade
Ağladım gecelerce
Anlatamadım

26.12.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

PAY
Cam gibi kırıldım
Kum gibi dağıldım
Kül olana dek yandım
Aldım ben de payımı

Taptaze bir bahardım
Yürümezdim koşardım
Yemyeşildim sarardım
Aldım ben de payımı

Anladım neymişim
Aynada değilmişim
Ne kadar da mühimmişim
Aldım ben de payımı

Masallara inanmışım
Hangi dünyadanmışım
Ne kadar da safmışım
Aldım ben de payımı

31.12.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KALMADI
Neden çıkardı ki
Tanrı seni karşıma
Bakmadan kurumayan
Gözlerimin yaşına

Kalmadı bende ne sabır
Ne de yürek
Seni yada bir
Başkasını sevecek

Dağıttım yıllarca
Parça parça gönlümü
Artık arta kalanla
Geçiririm ömrümü

Öğrendik çaresizliği
Sorgulamayı bıraktık
Döner devran derken
Fazlasıyla yaşlandık

Olsaydı ilk gençliğim
Uykulara düşman duygular
Derdim sana sevgilim
Kalbim senin için çarpar

27.12.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

22 Aralık 2008 Pazartesi

ŞİİRLER 27 ("Sana sarılıp uyumak","Manası yok","Yokluğunda","Hatıra olur","Sen yoksan")


SANA SARILIP UYUMAK

Sana sarılıp uyumak
Gecenin bir vaktinde
Dalgalıyken durulmak
Tüm ışıklar söndüğünde

Sana sarılıp uyumak
Kar yağarken dışarıda
Kıvılcımdan tutuşmak
Kül olana dek kollarında

Sana sarılıp uyumak
Süzülürken yaşlar gözümden
Teselliyi bulmak
Aşk ile çarpan yüreğinden

Sana sarılıp uyumak
Güzelliğinin karşısında
Şöyle bir soluklanmak
Yaşamanın telaşında

Sana sarılıp uyumak
Yok mu sana sarılıp uyumak
Nefesinin sesini duymak
Ve başka hiçbir şey duymamak

20.11/06.12.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

MANASI YOK

Dolduramaz gelen gidenin yerini
Kendi izini bırakır her bir buluşma
Kaybedince anlamadın mı değerini
Manası yok daha fazla konuşma

Düşünme daha iyi olur muydu diye
Geçen zaman geri dönmüyor
Bencilce kendini kayırıyor insan
Kimse kimsenin arkasından ölmüyor

Yelken açtık yeni sevdalara
İkimiz de mutluyuz şimdi
Takılma boşver olanlara
Koca ömürde sadece bir mevsimdi

05.12.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YOKLUĞUNDA

Dipsiz bir kuyu gibi
Düştükçe düşersin
Yine de gün gelir
Yeniden gülümsersin
Ancak saplanınca bıçak
Bir kez derinden
İzi kalır çekip
Çıkartsan da yerinden

Yokluğunun adı
Yalnızlık mıdır
Bir insan bu kadar
Kalabalık mıdır
O varsa varsın
Dünya gelsin üstüme
Yokluğunda bir hüzün
Öldürürcesine

Dost derim adına
Demesem de dostumdur
Bıraktığı boşluğu
Gözyaşlarım doldurur
Elim kolum bağlı
Adını hep anarım
Kalbimi ona
Rüzgarlarla yollarım

Büyümek eğer
Alışmaksa yalnızlığa
Onu da paylaşırız
Aynı göğün altında

16.11.08 /Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

HATIRA OLUR

Okudum seni satır satır
Bir sen daha buldum
Satırların arasında

Sıyrıldım dertlerden ağır ağır
Küllerimden doğdum
Dudaklarında

Dikili taşım
Olmasa kaç yazar
Servetim benim yaşananlarda

Hızla eskir her şey
Hatıra olur
Başka da bir şey kalmaz insana

12.12.08 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

SEN YOKSAN
Bir kuşun uçuşudur yüreğim
Seni şöyle bir uzaktan göreyim
Mümkün müdür başkasını seveyim
Dünya bana dardır sen yoksan

Isıtır mı içimi başkasının öpüşü
Edalı işveli uzaktan yürüyüşü
Hiçbir şeye değişmem ben o gülüşü
Güneş bana kardır sen yoksan

Sabır dediğin dağları ufalarmış
Hayat dediğin koca bir sınavmış
Kazanmak her şeye rağmen yaşamakmış
İnan bana yalandır sen yoksan

Biter mi bu da diğerleri gibi
Yok derler sevdanın garantisi
O vakit susar yüreğimin sesi
Susmak bana farzdır sen yoksan

Acizdir bazen insan denen şey
Yitirince anlamını aniden her şey
Böyle zamanlarda yapılacak en iyi şey
Oturup ağlamaktır sen yoksan

05.11.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 26 ("Olmaz","Ömrüm senin aşkın benim","Umut","Unut gitsin","Tut elimi gidelim")


OLMAZ

Ah bu gönül sensiz
Bahçelerde güller dikensiz
Hiçbir yaz günü güneşsiz
Olmaz birtanem olmaz

Yokluğunda hep kıştır evim
Oysa bir yıl dört mevsim
Ne yapsam da sensiz keyfim
Olmaz birtanem olmaz

Seninle güzel bir tas çorbam
Sana koşmaktan hiç yorulmam
Teselliyi ellerde aramam
Olmaz birtanem olmaz

Sevişelim öpüşelim koklaşalım
Her gün ilk kez gibi buluşalım
Dersen ki dokunmadan bakışalım
Olmaz birtanem olmaz

30.08.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ÖMRÜM SENİN AŞKIN BENİM

Sana baktığımda zaman dursun
Geçmişin küllerini savurursun
Kollarımda her şeyi unutursun
Ömrüm senin aşkın benim olsun

Seni seviyorum, hayranım sana
Al yeminimi taşı yarınlara
Kalkanın olur dururum kurşunlara
Ömrüm senin aşkın benim olsun

Sen olmazsan inan hiçbir anlamı kalmayacak
Bu yürek bir daha bu şekilde atmayacak
Kimsenin kucağına yarim diye yatmayacak
Ömrüm senin aşkın benim olsun

Seçtim seninle en zor olanı
İstemem elimin altında duranı
Seninle kurayım evimi ocağımı
Ömrüm senin aşkın benim olsun

04.06.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

UMUT

Umut ek yüreğime
Ki sevda filizlensin
Kilidi vurduğum kapılar
Tek tek açılıversin

Acılara dayandım
Al götür onları
Getir bana yerine
Sımsıcak kollarını

Bildiğim tek mevsim
Kış oldu ne zamandır
Soramadım Tanrı’ya
Bu bana reva mıdır

Anlar mısın halinden
Gülmeyi unutanın
Dinmeyen kederini
Zamanla uyutanın

Adını sen koy
Mümkünse sevda olsun
Gözlerinin ışıltısı
Son kez umudum olsun

27.11.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

UNUT GİTSİN

Geride bıraktım baharı
Kapattı artık kar yolları
Birlikte geçirdiğimiz yılları
Günlüklere hapsettim

Uçurdum gitti kuşları
Gönülün de yok artık kanadı
Topladım çıkarttım bütün hesapları
Tanrıya havale ettim

Severim elbet sevgisiz yaşanmaz
Ama aşk tek seferlik bilet
Seninle çıktım o sefere sensiz döndüm
Göreceğimi gördüm nihayet

Gün olur devran döner
Denk gelirsek bir yerde
Değişmişsin deyip şaşırma
Sen düşürdün bu derde

Belki de kızarır yüzün
Çekinir soramazsın hatırımı
Benimle anılır bu hüzün
Sen unut gitsin adımı.

06.08 / 02.09 / 07.09.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

TUT ELİMİ GİDELİM

Sevgilim karartamaz
Işığını saflığının
Ne sevdiğin ne seviştiğin
Yanlış adamlar
Geçmişinde kalan

Her gece ölür yaşlı bir adam
Ve bir bebek doğar her sabah
Senin gözlerinde
Güneşten bile önce
Yüreğime uzanan

Durmadan akan sular gibi
Kir tutmasan da
Her insan gibi sen de
Unutamasan da
Açılan yaraları
Ne yapsan kapanmayan

Bırak olan olmuş
Tut elimi gidelim
Yolun sonunu
İkimiz de bilmeyelim
Birlikteyiz ne de olsa
Çocuklar gibi
Yerinde duramayan.

07.09.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 25 ("Yetmiyor bildiklerim","Yıldız gibi","Yoruldum","Zincir","Zor geliyor")


YETMİYOR BİLDİKLERİM

Ne yapmalı da artık
Kurtulmalı senden
Sarılıp uyuduğum yastık
Gözyaşlarıma mendil
Bırakmıyor ki keseyim
Ümidimi gidenden
Yapışıp kaldı üzerime
Hasretin çok bencil

Kıyardım canıma çoktan
Farklı değil ki yaşamak
Ölümün elinden değil
Kalanın halinden korkarım
Ellerim soğuk, yüreğim buruk
Bakışlarım kaçamak
Neye yarar nefes almak
Vicdanına sorarım

Her gün bir mum gibi
Yavaş yavaş eriyorum
Gençliğimin baharında
Güneşlere hasretim
Nasıl bir cezaymış
Yıllardır çekiyorum
Bitmedi, bitmiyor
Yetmiyor bildiklerim.

08.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YILDIZ GİBİ

Sorarlarsa beni ne kadar sevdiğini
Anlatma boşver anlamazlar
Onlar küçücük yüreğe dağ gibi sevgiyi
Bin ömür daha olsa sığdıramazlar

Oturuyorsun karşımda sana yazıyorum
Sensiz geçen yıllarıma inan ki acıyorum
Her gece gözlerinden yıldız gibi kayıyorum
Göktekini yerde arayarak bulamazlar.

18.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YORULDUM

Yoruldum sevgilim yürümekten aynı yollarda
Dönüp dolaşıp, durulmaktan hazin sonlarda
Ne bir kış ne bir yaz ne de bir baharda
Yeşermiyor bir türlü içimde solanlar

Yılgın ve halsiz olup bitene tepkisiz
Bu kadar zor değildi gençlikte kalmak kimsesiz
Şimdi yıllar geçmiş bir acele acılar dağ gibi
Akmıyor bir türlü gözlerime dolanlar

15.11.2007 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ZİNCİR

Vur zinciri kalbime
Bir ömür senin kölen olayım
Peşinden rüzgara kapılıp giden
Kopuk uçurtmalar gibi savrulayım

Bir canım daha olsa verirdim sana
Demiyorum benim olanı da al götür
Güzelliğin içinde barınmayacaksa
Neye yarar ki zaten şu ömür

Kaç yaz gelir geçer
Mevsimler birbirini kovalar
Her bahar çiçekler açar da
Hangisi senin gibi kokar

Gecenin aradığı güneşin kıskandığısın
Sanki yalan dünyanın tek anlamısın
Saklasam seni geçip giden yıllara inat
Gözlerime hep böyle bakar mısın

13.01.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ZOR GELİYOR

Hiçbir şey yapmadım bütün gün yine
Dönüp dolaşıp seni düşünmekten başka
Dalıp gitmek çünkü gündelik işlere
İhanet etmek olurdu böyle bir aşka

Sen gel kaldığım yerden devam edeceğim
Önce bir kokuna kavuşayım
Küstüğüm hayatla barış ilan edeceğim
Hele bir gözlerinle buluşayım

Birlikteyken ne yollar yürüdük
Sensiz bir adım inan ölüm geliyor
Bu acının içinde ikimiz de büyüdük
Büyümek bana bilsen ne zor geliyor

23.06.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 24 ("Yalnızlık","Yasak","Yaşanan","Yenik düşme zamana","Yeterince açık")



YALNIZLIK
Akıl ideal olanı ister
Oysa sevgi ideal yapabilir herhangi bir kimseyi
Kimi işini şansa bırakır
Kimi ısıtır azmiyle buz tutmuş beklentileri

Yaşam acımasızdır bu dünya’da
Yalnızlık arzu edilecek bir şey değildir
Doğru bakmazsan eğer kendine aynada
Anlarsın ki o da biz insanlar içindir

Ne sende ebedi ne bende bu gençlik
Kayırsaydı inan annemi kayırırdı yıllar
Ondaydı melekleri bile kıskandıran güzellik
Şimdi ellerinde siyah beyaz hatıralar

24.12.07 / Antalya
Ferit GÜNAYDIN.

YASAK
İstedikleri kitapta arasınlar bulamazlar
Bülbülün gül uğruna neden can verdiğini
Basit bir matematik problemi gibi çözemezler
Sana karşı olan hislerimin gizemini

Gizliden gizliye el ele tutuşmalar
Kalabalık ortamlarda şifreli konuşmalar
Bilenmiş bıçaklarıyla her an saldırıya hazır
Dört yanımızı sarmış namussuz imanlılar

Ortalama olunamaz uzlaşmaya varılamaz
Yok sayılarak bu aşk, kimseden saklanamaz
Günah da neymiş farzdır tenin tenime
Tanrı bile olsa seni bana yasaklayamaz

Böyle geldim böyle giderim dünyadan
Dönecek olsam zaten girmezdim yoluna
Bugüne kadar birikmiş bütün sevaplarımdan
Vazgeçmeye hazırım tek bir dokunuşuna

26.01.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YAŞANAN
Sevdanı aldım elime
Yardım göğsünü baktım içine
Köşe bucak hiçbir hücresinde
Bir tek iz bile kalmamış benden

Aşkım bebeğim bir tanem derdin
Adımı kullanmazdın çağırırken
Şimdi neredesin kimin koynunda
Ben burada paramparça dağılırken

Anladım ki benim gibi değilmişsin
Özenliymiş ama özel değilmiş sözlerin
Tebrikler çok iyi eğitmişsin
Seni hiçbir zaman ele vermedi gözlerin

Diyorlar gün gibi doğacak bir bebek
Sen kendine zaman tanı biraz
Kozasından tekrar çıkacak kelebek
Dönüp dolaşıp geri gelince yaz

İnanmak istiyor insan çaresizlikle
Gidişinden anlaşılıyor dönmeyecek olan
Bilinç uyutuluyor da hep ninnilerle
Kalbe saplanıp kalıyor her yaşanan

27.02.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YENİK DÜŞME ZAMANA
Sen zamana yenik düşme
Hep böyle derinden sev beni
Delikanlı yüreğin gün gelip de
Unutmasın yeminini

Ya temelli giderse diye
Seni sevmek işkencedir
Yazılmışsa kaderine
Önüne kim geçebilir

Sıkılır insan bilirim
Dizinin dibinde durandan
Açılmak ister denize
Fırtınadan korkmadan

Sahibi değilim ki ömrünün
İplerini bağlayayım
Umuduyla dönüşünün
Ayrıldığın limandayım.

29.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YETERİNCE AÇIK
Aynada gördüğüm ben miyim
Yoksa hüzün mü miras bıraktığın
Bu kadar yalana değer miyim
Gözümden düşmemek için attığın

Şimdi başkasının kollarındaymışsın
Onun gözlerinde rüyalara dalarmışsın
Ah canım beni hiç anlamamışsın
Ben o kız değilim üç kuruşa sattığın

Almışım seni, koymuşum bambaşka bir yere
Kıta kıta şiirler yazmışım gözlerine
Safmışım, aptalmışım, bütün hırsım kendime
Ama sanma sakın yanına kalır yaptığın

İnsan kendini tazeliyor şükürler olsun
Açacaktır yenileri varsın bu çiçek solsun
Yorma kendini dinlemiyorum ne diyorsun
Yeterince açık batacağın kadar battığın…

23.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.





ŞİİRLER 23 ("Tanrı olup yaratsaydım seni","Tek taraflı","Tövbe","Unutmadım","Vaat")



TANRI OLUP YARATSAYDIM SENİ
Tanrı olup yaratsaydım seni
Dünyaya göndermeye kıyamazdım
Duymak isterdim her an nefesini
Dizimin dibinden ayırmazdım

Toprağın olsaydım filiz verdiğin
İstemezdim görülsün güzelliğin
Çeker alırdım hemen yerin dibine
Dayanamazdım zamanla solup gidişine

Bir kitap yazsaydım seni anlatan
Boğardım tarifini karmaşık cümlelerle
Anlayamazdı böylece her okuyan
Anlayan için de kıymete binerdi her hece

Sen güneş olsaydın ben ay
Diyemezdim sen bat da ben çıkayım
Zaten kederinden parlamazdı yüzüm
Derdim dostlar size güneşi anlatayım

Tanrı olup yaratsaydım seni
Üstüne bir insan daha yaratamazdım
Dikerdim cennetin orta yerine heykelini
Gelene geçene selamlatırdım

20.06.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

TEK TARAFLI
Bazen bir atkıdasın boynuma doladığım
Bazen bir çiçekte bahçede kokladığım
Bir dostun evi gibi geçerken uğradığım
İçimde bir yerlerde duruyorsun öylece

Sanki bütün şairler seni tanımış
Yüreğimin sesi şarkılara yazılmış
Seni bana bağlayan derin bir bakışınmış
Sensiz bütün gözler sıradan

Yüzündeki güzellik yüreğinin nakışı
Göz yaşlarım sanki nehirlerin akışı
Kabullenirim zamanla bu tek taraflı bırakışı
Ayrılık da sevda kadar olağan

23.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

TÖVBE
Hep bir fotoğrafa bakmışım manzaranın aslı dururken
Ne kadar da maviymiş deniz gözlerinle görürken
Oturmak bir ağacın gölgesinde meyvesini yemek
Hangi kuşa öğretilebilir uçmak varken yürümek

Şimdi kırdım bütün zincirlerimi
Yaşamak için artık kalbime tutunuyorum
Unuttum toptan tövbelerimi
Aşkın için sevgilim ezberi bozuyorum

23.11.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

UNUTMADIM
Tutundum yokluğuna bir uçurum kenarında
Çekip aldı bastığım toprağı ayağımın altından
Tutuldu kaldı kalbim karanlığın ortasında
Ateşledi kendini vazgeçip üç kuruşluk canından

Önce rüzgarlar çekip gitti çöl sıcağında
Dünya dönüyor dönüyor ama değişmiyor
Sonra yokluğun kuruldu hayatımın ortasına
Bu bahçede artık hiçbir çiçek yetişmiyor

Umurumda mı ne çalarsa çalsın orkestra
Nasıl olsa sağır oldum hiçbir şey duymuyorum
Ölüp gitsem sorulacak hesabım var Tanrı’ya
Attığı bu kazığı unutmadım unutmuyorum

22.02.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

VAAT
Ne vaat edebilirim ki sana
Bir can emanet üzerimde
Bir ömür süresini bilmediğim
Bir de kalp kırılmaktan paramparça

Bir taraftan kapatıyorsun diğer taraftan açılıyor
Alacağı vereceği bitmek nedir bilmiyor
Vade dolunca artan valizine girmiyor
Belki sen bana ben sana kar kalırız…

Sevişiriz, dövüşürüz, yol alırız düşe kalka
Üst üste koyar kederleri dağıtırız parça parça
Sen sen ol dünya telaşında insaf arama
Belki sen bana ben sana kar kalırız

Sakındığın değerler üç kuruşa satılıyor
Kör olmuş millet birbirini görmüyor
Sevdadan ötesini inan aklım almıyor
Belki sen bana ben sana kar kalırız…

Uçtuğunda ruhun kalacak geri bir beden
Şanslıysan bir merasimle börtü böceğe yem eden
Girecek toprağın altına bakacaksın ne yaşadığına
Belki sen bana ben sana kar kalırız

20.04.08 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 22 ("Soğuk","Sorma","Su","Susmalı mıyım","Şimdi vaktidir")



SOĞUK
Bir tabak iki çatal
İki de boş bardak masada
Sen gittin mumlar da söndü
Oturuyorum karanlığın ortasında

Sigara üstüne sigara, sigara üstüne sigara
İşlemiyor inan hiç efkarıma
Oda soğuk, yatak soğuk, bedenim soğuk
Isınmak için muhtacım kollarına

Sen de üşüyorsun biliyorum
Yangın yeri olsa nafile
Bir kıvılcıma alev alırdık
Yan yana olsak kutupta bile

01.06.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SORMA
Öyle bir dağıttım ki kendimi
Bilmiyorum ne yediğimi
Bende kalmış mendilini
İsteme göndermeyeyim

Bu mevsim hep aynı tonda
İkimizin şarkısı fonda
Ağıt gibi yokluğuna
Yakıp da söylemeyeyim

Tutamıyorum gözümün yaşını
Durdurdum suyun akışını
Bir söz et de sensizliğin acısını
Evlat gibi büyütmeyeyim

Nasılım bu aralar
Biliyorum kafanı kurcalar
Sen yine de sorma yar
Bir de seni üzmeyeyim

05.07.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SU
Benim sende gördüklerimdi aslında
Unutturan bütün bildiklerimi
Gözlerindeki melekler yazdı kalbime
Şeytanın bütün sildiklerini

Duvara çarpan su gibi acizdim karşında
Ateşe atılmış bir kağıt gibi tutuştum
Düştükçe düştüğüm bir anın boşluğunda
Rüzgara kapılan küller gibi uçuştum

Seninse aklında başka bir şey vardı
Konuşurken kim bilir neler geçiyordu içinden
Hoşça kal deyişinde öyle bir asalet vardı
Dönüp gelsen ben de inan dönerdim ölümden

02.12.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SUSMALI MIYIM
Susmalı mıyım unutmalı mıyım
İçimdeki çocuğu uyutmalı mıyım
Yorulup artık arayıp durmaktan
Bu saatten sonra durulmalı mıyım

Saklayarak seni bir sır gibi geçmişte
Yasaklayarak böylesi bir aşkı kalbimde
Huzur verir mi dersin şu fani ömrümde
Gençliğimin güllerini kurutmalı mıyım

Eriyip gittiğinde hızla bir mum gibi ömür
Açtığımda önümde geçmişin sayfalarını
Bilmiyorum o vakit gözlerim ne görür
Ne işe yaradığını kalbime unutturmalı mıyım

Değer mi yoksa tersi bir duruma hayat
Toplayıp bütün günahları meydanda yakalım mı
Ben tutarım ellerini yeter ki sen uzat
Bu aşkı ölene kadar haykıralım mı

21.12.07 / Antalya
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİMDİ VAKTİDİR
Gördüm göreceğim kadarını
Hevesim yok daha fazla kırılıp incinmeye
Ödedim hayata bütün alacağını
Kalmadı bir borcum geçip giden günlere

Şimdi vaktidir yeniden yazmanın aşkın tarifini
Anladım mümkün değil yakalamak ideal olanı
Biliyorum artık yüreğimin ne istediğini
Güçlü olsun yeter saracak kadar yaralarını

13.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 21 ("Sen kimseye benzemezsin","Sen sen sen","Seni severken","Senin uğruna","Sensiz kalbim")



SEN KİMSEYE BENZEMEZSİN
Salonda kendi halinde duran bir piyano
Çalmasını bilmeyenler için bir dekordur sadece
Oysa tuşlarına dokunan eller yetenekliyse
Uçuşan notaların büyüsü sana benzer sevgilim

Sonbahar’da İstanbul çok benzer sana
Uğruna ölünebilecek bir güzelliğe sahiptir.
Şimdi orada olmak vardı diye düşünürken
Nereyi terk edeceğin önemli değildir

Ve sen hiç söylenmemiş şarkılar
Hiç yazılmamış şiirler
Hiç gidilmemiş şehirler gibisindir.
Dillenmeyi dinlenmeyi sevilmeyi beklersin

Bebeklerin gözleri gözlerine
Çiçeklerin kokusu nefesine
Serçelerin cıvıltısı sesine benzer
Ama sen sevgilim hiç kimseye benzemezsin

01.11.2007 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SEN SEN SEN
Neresi dersin dünyanın en yüksek yeri
Dağların zirvesi yada bulutların ötesi
Aşıp gitse her yere yüreğimin sesi
Kısılana kadar sen sen sen diye haykırır

Kral olacaksın deseler yedi cihana
Serilse en kıymetli hazineler ayağına
Şükredemez kalbim sahip olduğuna
Gene de sen sen sen diye haykırır

Verseler en güzel katını cennetin
Şehitlikten bile yüksek bir mertebenin
Kıyaslayamaz değerini değeriyle sevdiğinin
İlle de sen sen sen diye haykırır

10.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SENİ SEVERKEN

Sanki hiç yaşamamışım
Gibi geçip giden yılları
Silindi bir günde
Kalbimin bütün acıları

Çünkü seni severken
Doğdum ben yeniden
Şimdi senden uzak
Öleceğim kederimden

Gencecik bedenimde sanki
Başkasının ruhu vardı
Yılları teker teker değil
Üçer beşer yaşardı

Oysa seni severken
Doğdum ben yeniden
Şimdi senden uzak
Öleceğim kederimden

Güneşin doğuşunu değil
Batışını görmüştüm hep
Sen oldun yeşermesine
Topraklarımın sebep

İşte seni severken
Doğdum ben yeniden
Şimdi senden uzak
Öleceğim kederimden

Veda etmiştim aşka
Uğurlayıp göndermiştim
Daha yolun başındasın
Diyenlere gülüp geçmiştim

Ama seni severken
Doğdum ben yeniden
Şimdi senden uzak
Öleceğim kederimden

Razı da gelmiyor gönlüm
Böyle bitmesin hikaye
Uzun olsun yollar
Yürüyeceğimiz el ele

Tam da doğmuşken
Seni severken yeniden
İzin verme ölmeme
Senden uzak kederimden

02.07.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SENİN UĞRUNA
Bir günüm olsun seni hiç düşünmediğim
Ve bir gecem kokunu hiç özlemediğim
Sanki bir suçmuş gibi itiraf edemediğim
Sevmekten seni sevgilim vazgeçmeyeceğim

Bir diyarda olsam adını hiç duymadığım
Alt üst olsa ne varsa öğrenip inandığım
Aşkın için inatla kalbimde sakladığım
Beklemekten seni sevgilim yılmayacağım

Dağlara vursam kendimi uçsuz bucaksız
Denize salsam kalbimi sessiz sedasız
Senin için çıktığım bu yolda hesapsız kitapsız
Ölmekten uğruna sevgilim korkmayacağım

13.11.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SENSİZ KALBİM
Gidişlerini hiç sevmem, uzun zaman alır dönüşlerin
Yoktur bir önemi seni beklerken mesafelerin
Ha akşam gelmek üzere sabah çıkıp gitmişsin
Ha ben birinde sen birindeymişsin en uzak şehirlerin

Görebilseydin uyurken ki güzelliğini
Dayanamaz uyandırırdın sen bile kendini
Biraz daha görebilmek için gözlerinin içini
Çırpınırdı ruhun kaybederek bilincini

En deli at bile dizgine gelir durulur
Ne büyük aşklar zamanla unutulur
Kan kırmızı güller defterlerde kurutulur
Giden gider kalanlar sabırla avutulur

Ama sensiz kalbim kızgın bir boğa gibi
Kabarıp kabarıp taşan asi bir nehir gibi
Taşı taş üstünde bırakmayan serseri bir kasırga gibi
Kudurur da kudurur, kudurur da kudurur…

09.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 20 ("Neredesin","Nereye kadar","Pişman olamam","Piyasa","Sakınca")



NEREDESİN
Başa çıkmaya çalışıyorum aşkla
Gözümde yokluğundan kalma bir yaşla
Küçük bir çocuk gibi sarılıp öpülmeye ihtiyaçla
Ellerim ellerini arıyor neredesin

Dizildi hüzünlü şarkılar ardı ardına
Varamamıştım ilk zamanlar pek o kadar farkına
Dağ olsa dayanmıyor yokluğunun kahrına
Gözlerim gözlerini arıyor neredesin

Bu yazgılar kimin işidir bilinmez
Kaderin yazdığı defterden kolay kolay silinmez
Sensizken bir bardak su bile kana kana içilmez
Bedenim bedenini arıyor neredesin

Sustum, kelimelerin hayrı dokunmaz bana
Anlatmasın kimse bildiğini boşuna
Acısından ölür de geçit vermez başkasına
Yüreğim yüreğini arıyor neredesin

30.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

NEREYE KADAR
Sensiz başlayan gecenin kaderi
Ne kalır sabahına benden geri
Darma duman ettin bütün ümitleri
Kanadı yoksa kuş uçar mı

Beklersin beklersin geleceği yok
Bu acının böyle geçeceği yok
Ağladıkça göz yaşımın dineceği yok
Güneşi yoksa gül açar mı

Kaçarsın kendinden nereye kadar
Beni yakar ömrüm bitene kadar
Basit mi her şey göründüğü kadar
Sevdiği yoksa kalp atar mı

07.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

PİŞMAN OLAMAM
Saldım iplerini aklımın
Sattım anasını dünyanın
Anladığım an seni sevdiğimi
Harcadım mantık namına bütün biriktirdiğimi
Delilik aşkın doğasında var
Seninle ne yaşarsam yanıma kar
Düştüğünde saçlarıma bir gün ak
Kalbim diyecek ne yaşadın dön de bir bak
O vakit gurur duyacağım işte kendimle
Pişman olamam tek bir gün bile seni sevdiğime

05.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

PİYASA
Denemezsen bilemezsin ezberden gidemezsin
Bir gülün kokusu kitaplarda yazmaz
Açık değilse perdeler güneşi göremezsin
Sana karşı hislerim piyasada bulunmaz

Zorlamalı sınırları yıkmak için duvarları
Kimse elini taşın altına koymazsa olmaz
Dinleme sakın çaresizliği anlatanları
Onların dünyaya hayrı dokunmadı dokunmaz

09.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SAKINCA
Sözler ne kadar manasız kalır gözlerinin yanında
O gözler ki tek kelime etmeden kitap yazarlar
Bakmaya doyamadığım hain bir yaz akşamında
Parıltılarını gökteki yıldızlar kıskanırlar

Teninin kokusuyla hangi çiçek yarışabilir
Baştan çıkartır insanın en imanlısını
Dengeler bozulup hatlar karışabilir
İçinde aşk varsa kim takar sakıncasını

Ellerini gören bırakır elini sevdiğinin
Hükmü kalmaz mantığın senin karşında
İnsanın en bilgesinin bile bildiğinin
Yoktur bir önemi savrulurken aşkında

31.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 19 ("Hayat bu deme sakın","Hoşçakal","İhtimal","Kiracı","Kurşun")



HAYAT BU DEME SAKIN
Akıntıya karşı kürek çeker gibi
Ters yönde son sürat araba kullanır gibi
Şu koca dünyada bir seni sevdiğimi
İnkar et deme ne olur, edemem sevgilim.

Gözlerin bir bebeğinkiler gibi bakarken
Dudakların yağmurdan sonra toprak kokarken
Seninle her saniye gideceğinden korkarken
Sakin ol deme bana, olamam sevgilim.

Gün gelir de kahpe kaderden nasiplenirsek
İki günde iki yabancıya dönüşüverirsek
Olur da bu savaşta biz kaybedersek
Hayat bu deme sakın, yaşayamam sevgilim.

15.06.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

HOŞÇA KAL
Susmayı seçtin konuşmak varken
Bıraktın ellerimi ben tutacakken
Tam da aşkınla bulutlara uçacakken
Çakıldım kaldım dünyanın gerçeğine

Hoşça kal dedin merhaba yerine
Söz vermedim ki seni hep seveceğime
Canımdan olaydım aşkından olacağıma
Acımazdım inan baharında gençliğime

Veda ettim çoktan ışıldayan güneşe
Atıp gittin kalbimi cehennem ateşlerine
Bir ömre bedel ela gözlerine
Bakmaya doyamadım, sen de hoşça kal …

08.01.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

İHTİMAL
Rüzgara direnen mumun cılız ateşi gibi
İpe giden mahkumun son sözleri gibi
Seni seven şu zavallı kalbimin hali
Düşen bir uçaktan sağ çıkma ihtimali

15.08.07 / Antalya
Ferit GÜNAYDIN.

KİRACI
Alışkanlıklarım vardı bir zamanlar
Ne için yaşadığımı bilirdim
Sen hayatımda olduğun zamanlar
Her şeyimle senindim

Ne ara geçip gittin anlamadım
Seninle olan hiçbir güne doyamadım
Koyamadım hiçbir şeyi yerine
Bir küstüm bir daha barışamadım

Uykularım kaçtı rüyaları özledim
Işıklar hep açık yollarını gözledim
Boş odalarda yankılandı sözlerim
Dışarıdaki kalabalığa karışamadım

Dostlar sağ olsun gelip giden
Var mıdır acının sözle şifası
Canın sağ olsun mutlu isen
Ödeme kalsın kalbimin kirası

18.01.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KURŞUN
Vuruyor kurşun gibi sensizlik
Delip geçiyor yüreğimi hayalin
Hani biz bu bedeli çoktan ödemiştik
Bitmedi mi daha alacağı kaderin

Sevmiyorum yaşamayı yaralı yaralı
Ecelim gelse ölemem seni görmeden
Gözlerin vardı okyanus gibi derin ve manalı
Anlaşırdık tek bir söz bile söylemeden

Kızardı sıkıntıdan her yanı vücudumun
Ne içki keser ne sigara bu efkarı
Dünya başıma geçti yatıyorum
Gel de kaldır üzerimdeki enkazı

Vuruyor kurşun gibi sensizlik
Daha ne kadar dayanırım bilmem
Dört yanımı sardı çaresizlik
Seni görmeden de bir yere gitmem

28.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 18 ("Gittiğin günden beri","Gözlerimi sana versem","Gözlerin","Gözyaşı","Günah")



GİTTİĞİN GÜNDEN BERİ
Islak ıslak bakıyor gözlerim
Ani bir sancıyla daralıyor yüreğim
Anlatsam dinlenmez saçmalıyor sözlerim
Gittiğin günden beri sevgilim böyleyim

Yaşım az, çektiğim çok
Geldiğim yolların artık dönüşü yok
Vedasız ölmek korkutuyor beni en çok
Gittiğin günden beri sevgilim böyleyim

Bir şeyler arıyorum anlam katacak yaşamıma
Teselli olacak güneşimin sensiz doğuşuna
Sanmasınlar güçlü aldanıp da duruşuma
Gittiğin günden beri sevgilim böyleyim

16.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GÖZLERİMİ SANA VERSEM
Gözlerimi sana versem
Bir de benim gözümle görsen güzelliğini
Ellerimi versem, dokunsan
Hissetsen pürüzsüz teninin ipeksiliğini

Senin olsa nefesim
Nefesin daralsa sana yaklaştığım anlar gibi
Bir de şu kaçıp giden hevesim
Anlatsa sana cam misali kırılgan hislerimi

Ayaklarım senin olsa
Koşsan kendine yorulmak nedir bilmeden
Beynimi de vereyim
Anlarsın nasılmış yaşamak düşünmeden

Bir kalbim bana kalsın onu veremem
Çok üzülürsün, çok ağlarsın
Var mıdır benim gibi seven bilemem
Çektiğim acıya dayanamazsın

19.02.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GÖZLERİN
Gözlerin olmasaydı eğer
Tutmazdım bu kahpe dünyanın elinden
Varlığında herşey yaşamaya değer
Yokluğunda uyanmak gelmiyor içimden

Gözlerin olmasaydı eğer
Okunmazdı hayat gözlerimden
Yüzümde açan bütün çiçekler
Soluyor sensizliğin kederinden

Ne geçmiş kurtarır beni ne gelecek
Umurumda da değil yarından öğrenilecek
Şu gencecik yaşımda hatırlamaya değecek
Gözlerin var sevgilim, gözlerin bir tek

05.08.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN

GÖZYAŞI

Temelli mi gittin dönmeyecek misin
Ne hale geldiğimi görmeyecek misin
Bir iki tatlı sözden olur mu teselli
Yaşamak için bir sebep vermeyecek misin

Sakin ol diyorum hep kendi kendime
Davul bile vurur dengi dengine
Ardından ağlayan şu zavallı kalbime
Yalan da olsa bir selam etmeyecek misin

O zaman bana da artık kalmadı bahar
Kış geldi kalbime soğudu havalar
Ani bir cinnet geçirip bu aralar
Kıysam canıma gözyaşı dökmeyecek misin

19.12.07 / Antalya
Ferit GÜNAYDIN.

GÜNAH
Anlıyorum beni hiç tanımıyorsun
Bu yüzden de sözlerini sakınıyorsun
Ya o da diğerleri gibi şımarık ve nankörse
Ya o da bir gün çekip giderse diyorsun

Hayır ben herkesten farklıyım diyemem
Sana zaten bilmediğin bir şey söyleyemem
Ne bir söz verebilirim ne de garanti
Ama isteme sakın başkasını da sevemem

Biteceğini bilerek başlarız hepimiz her aşka
Öleceğimizi bilerek yaşamak gibidir bu inadına
Hapsetme kendini gel o kör dipsiz karanlığa
Senin için sakladığım bir günah var dudaklarımda

07.12.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 17 ("Detay","Deniz kabukları","Dün de yoktun bugün de yoksun","Dünya","Gerçeklik")



DETAY
Denize düşen yılana sarılır hesabı
Yalnızlığından kaçmak için geldin bana biliyorum
Yokmuş yaşananların hiçbir manası
Ben de adını defterden sonsuza dek siliyorum.

Arama sorma yeterince dostum var
Sevgiyi de sende aramak büyük hataymış
Yağar mı hiç temmuzun ortasında kar
Sana karşı hislerim gereksiz detaymış.

10.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


DENİZ KABUKLARI
Hasret sevdayı besler gönül koyma
Gidersin gidersin biter en uzun yol
Sen kendine bak bana kafa yorma
Bulurum çaresini yeter ki iyi ol

Ağlama gül yüzüne yakışmaz gözyaşı
Kavuşacağımız güne tutun düşecek olursan
Solgun ve kederli geçirme bu yazı
Denizden kabuklar topla bana bulursan

Yan yana dizip kolye yapar asarım boynuma
Çıkartır koyarım kenara sen girince koynuma
Sarılır uyuruz, uyanır sevişiriz
Şükrederim her nefeste kokunu duyduğuma

25.06.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


DÜN DE YOKTUN BUGÜN DE YOKSUN
Bir gün bitiyor diğeri başlıyor
Sen dün de yoktun bugün de yoksun
Bilsen canımı nasıl sıkıyor
Korkarım yarın da olmayacaksın

Sen olmayınca bomboş Ankara
Görmüyor gözlerim kalabalıkları
Kokunu bıraktığın yatağa yatınca
Üzerime geliyor sanki odanın duvarları

Bir gün bitiyor diğeri başlıyor
Kurumadan daha gözümün yaşları
Bilsen canımı nasıl sıkıyor
Harcanıyor gençliğin en güzel yaşları

03.07.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


DÜNYA
Gittiğim her yere gelse de bu acı benimle
Ve kollarından geçen parfüm hala tenimde
Derin bir iç çekiş haykırırken nefesimde
Dünya hep döndü, dünya yine dönecek !

Bir yolunu bulacağım bundan kurtulmanın
Biliyorum yok çaresi kaçan uykuların
Daha kötüsünü de gördüm unutulmanın
Dünya hep döndü, dünya yine dönecek !

Tutsan elinden getirsen karşıma
İşte bu desen tercih ettiğim aşkına
Sanma ki çaresiz kapanırım ayağına
Senden önce de döndü, dünya yine dönecek !

22.11.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN


GERÇEKLİK
Dönüyorum dolaşıyorum
Güneş batıyor ay çıkıyor
Arıyorum bulamıyorum
Neredesin sevgilim, yoksun

Günümü kuşatan tek gerçeklik bu
Gecemin uykuya düşman eden kabusu
Seni temelli kaybetme korkusu
Geçmiyor sevgilim, yoksun

Sebeplerin var bana göre mazeret
Sana göre mecburiyet olan
Sabaha karşı beni böyle
Saçının teline hasret bırakan

Parça parça dağılıyor kalbim tutamıyorum
Bu gözler sana doyacak mı bilmiyorum
İstemiyorum senden uzaktan teselliler
Boşlukta sallanıyor eller, yoksun

27.06.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.



ŞİİRLER 16 ("Değil","Değişmem","Deniz kabukları","Diyemem","Dönmen lazım")




DEĞİL
İçimden öyle geldiği için sevdim seni
Sen buna layık olduğun için değil
Vermeye kalksaydım sadece hak ettiğini
Acılarla yaşardın anılarla değil

Unuturum zamanla bütün yaptıklarını
Kırgınım biraz ama kızgın değil
İnkar etme yeter mantık hatalarını
Strateji savaşta olur aşkta değil

Görünüşüme fazla aldanma
Saftır yüreğim ama aptal değil
Bittin benim için başlamaya çalışma
Severken sevecektin terk ederken değil

Çözdüm bağlarını, saldım kuşlarımı
Sorunum oldun ama sonum değil
İzledim gönlümden bir bir uçuşlarını
Geçmişimi aldın ama geleceğimi değil

Yaşanacak olanın önüne geçilmiyor
Yanlışlardan öğreniyoruz doğrulardan değil
Bir yasa var ki asırlardır değişmiyor
Sen dahil hiç kimse vazgeçilmez değil

20.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DEĞİŞMEM
Bilmezler yanındakinin uyumasını bekleyip
Karanlıkta nefesini hissetmenin zevkini
Çözemezler seni hiç sıkılmadan dinleyip
Dudağında gezinen sözlerin şifresini

Onlar artık otomatiğe bağlamış
Bugün geçer yarın kim bilir kim alır yerini
Tanrı seni bir kitaba saklamış
Her okuyan kolayca çıkartamaz özetini

Başkasının kollarında seni düşünmekten
Daha çok acıtmaz canımı şimdi gelse ölüm
Yorulmam ki ben yollarında yürümekten
Senden başka renk göremeyecek kadar körüm

Hadi küçücük bir yer ver kalbinden
Yetinirim inan fazlasını istemem
Sunsa Tanrı en güzel katını cennetinden
Sevgilim saçının tek bir teline değişmem

03.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DENİZ KABUKLARI
Hasret sevdayı besler gönül koyma
Gidersin gidersin biter en uzun yol
Sen kendine bak bana kafa yorma
Bulurum çaresini yeter ki iyi ol

Ağlama gül yüzüne yakışmaz gözyaşı
Kavuşacağımız güne tutun düşecek olursan
Solgun ve kederli geçirme bu yazı
Denizden kabuklar topla bana bulursan

Yan yana dizip kolye yapar asarım boynuma
Çıkartır koyarım kenara sen girince koynuma
Sarılır uyuruz, uyanır sevişiriz
Şükrederim her nefeste kokunu duyduğuma

25.06.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DİYEMEM
Çetin bir savaştan sağ çıkabilirim
Yanıp kül olup yeniden doğabilirim
Geçtiği yollardan izini bulabilirim
Ama durdurup da seviyorum diyemem asla

Katlanırım dünyanın her türlü cefasına
İçerlemem koysan cehennemin kapısına
Ama Tanrım yarattığın şu kulunun yakasına
Yapışıp da seviyorum diyemem asla

Ezbere sözlerden teselliler ararım
Baharında solan gençliğime yanarım
Her bakışıyla açılan yara gibi kanarım
Ölürüm de seviyorum diyemem asla

28.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DÖNMEN LAZIM
Ayın kaçı olduğunu bilmekten acizim
Saate de bakmıyorum kafamı kaldırıp
Eninde sonunda nasıl olsa sensizim
Ayı günü saati neye yarar

Bu böyle gitmez biliyorum
Her şey dursa ömür durmaz yerinde
Elde avuçta ne varsa tüketiyorum
Tükenmese de çoğalsa neye yarar

Nefes alırım belki almam da lazım
Ah ama yaşamak çok farklıdır değil mi
Sevgilim acilen dönmen lazım
Ölsem de kalsam da neye yarar

07.07.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 15 ("Çift kişilik yatak","Güvenme yıllara","Güzel","Kalbi kırık","Kırılan dallar")



ÇİFT KİŞİLİK YATAK
Zamansızım seni düşünürken
Umursamıyorum insan icadı
Dakikalar saatler
Ne kadar kovalamış birbirini
Ama işte dünya bu
Dönüp duruyor görevine sadık
Bak yine sabah olmuş
Ve ben yine uykusuz kalmışım
Yorgunluktan sızana kadar da
Uyumayacağım

Çünkü çift kişilik yatakta
Tek başına yatılmıyor
Yokluğunu adeta
Suratıma haykırıyor
Ben bir sandalye tepesinde
Yada biraz uzanayım diye
Yığıldığım kanepede
Sızıp kalmayı tercih ediyorum
Yatağımızı sevgilim
İkimize saklıyorum

30.08.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GÜVENME YILLARA
Güvenme yıllara sevgilim
Emektir aşkı büyüten
Ve eriten ayrılığın kederini
Sorumlu da hissetme kendini
Hızla geçen zamana karşı
Büyümek zorunda değilsin

İlgini eksik etme hiç
İçindeki çocuktan
Sen onu hep sev ki
O da başkalarını sevsin
Varsın aksın yıllar
Şelale gibi bazen çağlayarak
Bazen de çatlaktan sızan
Su gibi yavaş yavaş

Ama sen aldanma sakın
Büyümekmiş yaşlanmakmış
Ne kadar yaşarsan yaşa
Ne işe yarar ki
Hiçbir şey yaşamadıktan sonra

12.07.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GÜZEL
Güzel desem ne gelir aklına
Sümbüllerin kokusu mu
Yayılmış dört bir yana
Yoksa güneşin doğuşu mu
Tertemiz bahar sabahına

Bir yaz günü geçerken
Feribotla karşıya
Gözüne şans eseri ilişen
Bir yunus da güzel midir
Peki ya aynı feribotta
Kardeşi ile kovalamaca oynarken
Duramayıp bacaklarına dolanıveren
Masum bakışlı sarı saçlı kız
Ve o küçük kızın annesi
Olabildiğince asil ve heybetli
Sanki iki çocuk doğurmamış da
El değmemiş bedeniyle
Bekliyor talibini

Daha güzeli sen evde yokken
Bahçende dolanan hamile kedi
Doğuruvermiş beş yavru birden
İçmiyor ama önüne konan sütü
Dört yavruya da içirtmiyor
Beşinci de gelmeden

En sevdiğin mevsimdir kış
Bir sabah uyandığında
Bembeyaz olmuş evlerin çatıları
Ellerinde kar topları çocuklar
Şenlendirmiş sokakları
Şömine yanıyor
Tepside kahvaltın
İki lokma önden
Olsun sigara altın

Daha da bulurum inan
Güzele dair örnekler
Nemrutta güneşin batışı derim
Çengelköy’de doğuşu
Bir körün hiç görmediği
Karısına aşık oluşu

Uzadıkça uzuyor
Okumaktan sıkılma
Bütün bunları neden
Yazdın dersen ki bana
Sevgilim bunca çaba
Sadece şunu demek için
Sen bütün bunlardan
Çok daha güzelsin.

08.08.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KALBİ KIRIK
Kalmadı elimde avucumda
Dünya malından eser
Açıldım bu denize bilmeden
Rüzgar ne yönden eser

Tutmaya kalktım hesabını
Yüreğimi yakanların
Savura savura bitmedi
Külleri yangınların

Kendimi aldım yanıma
Başımda biraz aklım var
Bir de hedefi bir türlü
Bulamamış sevdalar

Senin olsun kabul edersen
Ümitlerim geleceğe dair
Ne işe yarar demezsen
Kalbi kırık bir şair

07.09.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KIRILAN DALLAR
Araman için telefonun başında
Çırpınırken ruhum
Aradığında açamıyor
Ödün vermez gururum

Kırıldım çünkü sana
Çiçek açar mı kırılan bir dal
Yada kırılan bacağıyla bir at
Söyle ne işe yarar

Kelimeler ne içindir
En iyi ben bilirim
İşte bu yüzden belki
Bu derin sessizliğim

Sen de konuşma boşver
En iyisi zamana bırak
Önümüzdeki bahar elbet
Kırılanları onaracak

05.07.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 14 ("Tanrı soracaktır","Arta kalan","Az geliyor","Başkasının tesellisi","Güle güle")



TANRI SORACAKTIR
Yanayım hangi birine vedaların
Başlamadan biten sevdaların
Yüreğimi saran acıların
Hesabını Tanrı soracaktır

Karda kışta yalınayak sokakta
Bekler dururum ümit denen durakta
Varsa kaderde bundan beter olmak da
Takdirini Tanrı bulacaktır

Varsın aksın usul usul yaşlarım
Ödevimdir layıkıyla yaşarım
Vakit gelir ben de bir gün göçerim
Kucağını Tanrı açacaktır

Aklım ermez anlamaya çalışamam
Ben onların hırslarıyla yarışamam
Dönsün dünya düzenine karışamam
Noktasını Tanrı koyacaktır.

05.11.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ARTA KALAN
Arta kalan ondan
Bir adam paramparça
Toplanamaz yüreğinde
İsyanını atar içine
Sessizliğini bozamaz
Bir çığlık kopartamaz
Yokluğunda yaşamaya
Ne yapsa alışamaz

Sanki ondan öncesi yokmuş
Onunla başlamış her şey
Sevda yoksa ne de boşmuş
Ömür denen şey
Rastgele geçen zaman
Gözlerinde yaşlarla
Sessiz sedasız bir adam
Yirmili yaşlarında
Gözlüyor yollarını
Dönmeyecek olanın
Bedelini ödüyor
Olmayan günahının

O ise gayet sakin
Ölmek de doğal diyor
Yaşamak kadar
Bizim sevdamız da
Buraya kadar
Ben yoluma giderim
Sen yoluna gidersin
Elbet bir gün
Yeniden gülümsersin

Bilmiyor mu kapanmayan
Yaralar da vardır
Sanıyor mu zaman
Her derde devadır

Dibine vurmuş koca gemi
Fersah fersah okyanusun
Giden gitti artık
Kalanlar sağ olsun
Demekten başka
Yolu yok bu işin
Olmayacak elbet
Hiçbir şey bir daha
Eskisi gibi
Yirmili yaşlarında
Bir adam için…

06.10.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

AZ GELİYOR
Kalemi elime alıp alıp bıraktım
Dökemedim sözlere sana olan sevdamı
Kötü bir taklidi çünkü hislerimin
En iyi şekilde kağıda yansıyanı

Okuyan da anlamaz zaten
Bir eğlence gibi görürler şiiri
Sıkıcı zamanları renklendiren
Anlatan gerçek dışı şeyleri

Oysa yanmadan yazamaz insan
Odun gibi attım kendimi ateşine
Ve kalbime bu ateşten geçen ilham
Az geliyor artık çektiğime

17.08.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

BAŞKASININ TESELLİSİ
Başka yolu yok bu işin
Yine sensin sensizliğin çaresi
Sonu belli bir gidişin
Geri dönmek için bahanesi
Olamaz ne yüzü ne teni
Başkasının tesellisi
Bir işe yaramaz
Kilidi vurdum
Senden başkası
Gelip de açamaz.

12.07.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GÜLE GÜLE
Bu gece yas ilan ediyorum
Bayraklarını yarıya indirdim kalbimin
Seni sana emanet ediyorum
Geçemedim önüne gidişinin

Son bir defa gireceğim koynuna
Dolayarak kollarımı boynuna
Dolacak gözlerim belki boşalacak
Sen uyurken içerleyerek kaderin oyununa

Ne kadar gidersen git
Kalbimden daha uzak olamazsın
Sen de beni saran bu acıdan nasibini
Veda ederken alacaksın

Bekliyor olacağım seni Ankara’da
İlk değilim son da olmayacağım sevdiğini bekleyen
Tekrar kavuşacağımız günün tatlı rüyasıyla
Zor da olsa gülümseyeceğim güle güle derken

13.07.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


ŞİİRLER 13 ("Dönmez giden","Özlemek seni","Bütün","Yarım kalan tavla","Şairin vedası")



DÖNMEZ GİDEN
Çok uzaktayım şimdi
İncir ağaçlarından, zeytinliklerden
Dalgalı denize demirli
Sıra sıra teknelerden

Sahil dönüşü yediğim anneannemin yemekleri
Fotoğraflarda kaldı zaman zaman çekilen
Uyurken dinlediğim dedemin şiirleri
Uçup gidiyor artık birer birer ezberimden

Vermez geri biliyorum
Çocukluğumu geçen zaman
Dönmez giden biliyorum
Cunda’daki mezarlıktan

29.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ÖZLEMEK SENİ
Meydan okuyorsun yıllara bir edalı bakışınla
Dağ gibi kale gibi kaya gibi duruşunla
Bir çiçek gibi her sabah yeniden açışınla
Önünde diz çöküp kulun olsam diyorum

Sel olup akmış içine içine yaşların
Duyulmamış çoğu zaman sessiz haykırışların
Şu kısacık ömre süzüp de sığdırdıkların
Suya yazı mıdır ardından kalır mı bilmiyorum

İyi ki yaratan beni vermiş kollarına
Dayanılır mıydı bu dünyanın kederine gamına
Şu hayatta senin gibi bir hocam olduğuna
İnan ki yatıp kalkıp şükrediyorum

Özlemek en ağır imtihandır seni
Baş ucumda tutuyorum ikimizin resmini
Hoş görsün Tanrı artık bu sitemimi
Anneciğim bilsen seni ne çok seviyorum

19.04.08 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

BÜTÜN
Yüreğimin derinlerinde başıboş dolaşıyorsun
Güzellikte sanki meleklerle yarışıyorsun
Bir bakışınla adeta kanıma karışıyorsun
Seni bulmuşken sevgilim bırakmam asla

Güneşlere uzanacağız seninle birlikte
Yıldızlara tutunup dilekler tutacağız
Sevginin unutulduğu dünya denen çöplükte
Ruhumuzu sevgilim aşkımızla arıtacağız

Yerle bir edilmişken bütün yüksek değerler
Azınlıkta kaldık bizim gibi değiller
Biliyorum seni de paramparça ettiler
Parçalardan sevgilim bir bütün olacağız

Akıp gitse de yıllar su gibi
Yaşlanmak insanın kaderi
Elimizde taptaze bir sevgi
Kıymetini sevgilim unutmayacağız

24.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YARIM KALAN TAVLA
Zamandan medet umdum
Geçer dediler geçmiyor
Bozup da kanununu dünya
Tersine tersine dönmüyor
Yanıp duruyor yüreğim
Halimi sormuyor
Hiç kimse senin gibi
Göz yaşımı silmiyor

Az param var az da huzurum
Ama senin gibi bir tane daha
Dostum yok
Kah gülüşünü kah öpüşünü
Altın gibi değerli her sözünü
Özlüyorum çok

Uçurdum bütün kuşları
Söz ağızdan ok yaydan
Dünya zıvanadan çıkmış
Kulağımda öğütlerin meğer
En değerli mirasmış

Çok değişti buralar
Anlatırım dinler misin
Yarım kalan tavlamızın
Rövanşına gelir misin

02.09.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
(Dedem Şair İsmail HOŞGÖR'e...)

ŞAİRİN VEDASI
Şiirler bırakıyorum geride ben gidiyorum
Onlar anlatır dilimin varamadıklarını
Açık ederek zaman zaman kalbinin yaralarını
Ben yazın esen bir rüzgar gibi
Misafirdim, geldim, gidiyorum
Oysa onlar yaşar ardımdan biliyorum
Hem de benden iyi yaşarlar
Acıkmazlar, susamazlar, kahrolmazlar
Bir ışıkları vardır her daim yanan
Bu genç adam gibi onları yazan
Kaybolmazlar karanlıklarda, kaybolmazlar…

07.07.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.




ŞİİRLER 12 ("Yeşil","Yetmedi mi","Çöl çiçeği","Dağ","Dayanılmaz yokluğun")




YEŞİL
Kalakaldım arasında yüzlerce kelimenin
Güzel bir cümle yapıp da sunamıyorum
Karşısında bir orman gibi yeşil gözlerinin
Çaresizce sustum seni seyrediyorum

Kanadı kırık zavallı bir kuş gibi
Baharı gelmeyen karakış gibi
Durmakta olan kalbimden son bir haykırış gibi
Üşüdüm ellerimi tutar mısın diyorum

06.09.07 / Antalya
Ferit GÜNAYDIN.

YETMEDİ Mİ
Yetmedi mi vurgunlar, yetmedi mi
Bu kalbi acılar büyütmedi mi
Açılıp kapanan kapılar yürüdüğüm onca yollar
Toplasam bir arpa boyu etmedi mi

En ihtiyacım olduğu anda sönen ışıklar
Ne yeri ne zamanı olan ayrılıklar
Dağıttıkça geri toplanan bir efkar
Beni bitirdi kendi bitmedi mi

Hepimiz bir anadan doğmadık mı nihayetinde
Nihayetinde hepimizi aynı Tanrı yaratmadı mı
Benim bir an olsun ödün vermediğim insanlıktan
Size de birer parça dağıtmadı mı

27.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ÇÖL ÇİÇEĞİ
Tenin yetmez, ötesine geçilmez
Dokunurken bile uzağımdasın
Nereye gidersen git hiç fark etmez
Nefesim kadar uzağımdasın

Gün olur bir bakışınla gelir gerisi
Kanatlanır uçarız, zincirler tutamaz
Gün olur hiçbir dilin iki kelimesi
Yan yana gelip de düzgün cümle kuramaz

Kah orada, kah buradayız
Başı sonu belli bir oyundayız
Uzar gider cümleleri cehennemin dibine
Sıkılıp da noktasını koyamayız

Anlayamazlar bu şiiri yüz defa okusalar
Bilmezler kaya gibi sevdayı sırtlarında taşımayı
Belki bizim gibi sevişirken hasret dokusalar
Öğrenirlerdi çölün ortasında çiçek sulamayı

15.06.08 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

DAĞ
Beni bir dağ gibi düşün
Eteklerinde yalnızlık nöbet tutar
Bir nehir çıkar içinden
Gözyaşından suyu denizini arar
Başında dört mevsim karlar
Bulutları dağılmaz
Bir dağ ki zirvesinde
Hiçbir bayrak dalgalanmaz !

28.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DAYANILMAZ YOKLUĞUN
Ulaşılması en zor dağların zirvelerinden
Demet demet çiçekler toplayıp getirsem sana
Nasıl bir histir yüreğimi vuran derinden
Tercüman olurlar mı biraz olsun duygularıma

En sert kaya yontulur şekle gelir
Bebek gözlerinle masum bir bakışına
Uyuyan ölü dirilir aşka gelir
Yakan ellerinle toprağına bir dokunuşuna

Bıçak kemiğe dayandı, dayanılmaz yokluğun
Anlayamazlar nedenini bendeki burukluğun
Durulma çağında geri gelen çocukluğumun
Sebebidir vurulmam şöyle bir duruşuna

16.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 11 ("Taş","Toprak","Vazgeçtim","Yabancı","Yaralı")




TAŞ
Taş kesildi sanki kalbim
Şaşıyorum haline göz yaşı dökenin
Ne gideni getirebildim geri
Ne kırılanı tamir edebildim

Tahmin edebilir misin ne acılar çektim
Dinler misin gecelerce hiç sıkılmadan
Öğretebilir misin unutup sıfırdan sevmeyi
Ve kalabilmeyi ayakta yıkılmadan

Kırıldı dallarım, buz tuttu yapraklarım
Bu ağaç, kış için yaratılmamıştır
Ne kadar da güçlüymüş kökleri acının
Kaç zamandır gönlüm çiçek açmamıştır.

22.01.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

TOPRAK
Oradan oraya savruldun kalbim
Sen savruldukça ben hasreti ördüm
Sendeki bu sabır neye yarar kalbim
Ben ışıkları çoktan söndürdüm.

Sen bu hallere düşer miydin kalbim
Bilseydim sonumuzu sever miydim
Aşk için öleceğini bilseydim kalbim
Seni toprağa ellerimle gömerdim

24.11.1998 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

VAZGEÇTİM
Vazgeçtim içimdeki tüm sözlerden
Bırak böyle kalsın savaşmayalım
Bu sevdayı doğarken çalmışlar bizden
Herkes bitti sansın konuşmayalım

Adımı unut gözlerini çoktan unuttum
Umut bitti güneş doğmayacak artık
Kalbimi yabancı kucaklarda avuttum
Yemin etti kimseyi sevmeyecek artık.

26.08.07 / Antalya
Ferit GÜNAYDIN

YABANCI
Bu kadar yol gelmişken geriye dönmezdim
Sıfırlardım hayatı öncesini bilmezdim
Ömrüm geçse ben gene de vazgeçmezdim
Bir kez seni seviyorum deseydin bana

Kalbimi ateşlerde düşünmeden yakardım
Neyim var neyim yoksa tek kalemde satardım
Tövbe olsun yemin olsun diken olsun tutardım
Bir kez seni seviyorum deseydin bana

Çıkacaktır karşına şekle şemale kananlar
Seninle bir geceyi ömre bedel sananlar
Ama her gecenin elbet bir sabahı var
Uyanamam beni sevmeyen bir yabancı koynunda

20-24.02.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YARALI
Dökülür ellerine yaprak yaprak
Yüreğim kim bilir kaç yerinden yaralı
Bir gün bir dakika uğrarsın diye
Kaç gün oldu uykularım kaçalı

Yokluğunda tenim bedenim yanarken
Üşüdüm düşlerime ayaz vururken
Sen onunla rüyalara dalarken
Benim yine kapılarım kapalı

23.04.2001 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 10 ( "Sensiz","Sevdim demek bana yeter",Seveceksen","Seviyorum diyebilmek",Şehir")



SENSİZ
Ardı ardına çiçekler açar gülüşünde
Nereye sürüklersin yüreğimi bilinmez
Issız bir adada gördüm seni düşümde
Lakin sensiz cennet olsa gidilmez

Gözlerinde yıldızlar oynaşır
İçinde yaramaz bir çocuk durulmaz
Sesin en değerli kuşlarla yarışır
Yokluğunda tek kelime konuşulmaz

01-16.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SEVDİM DEMEK BANA YETER
Kendi adıma bir karar verdim mutlu olmak için
Seni sevmeyi düşündüm her şartta ve koşulda
Bir yerden başlamak lazımdı öğrenmek için
Yıkmayı duvarları ve yüzmeyi derin sularda

Nasıl büyürse çocuklar ve yeşerirse çiçekler
Nasıl dökülürse yapraklar sonbaharda yollara
Düşler de elbet bir gün gerçekleşmek ister
Göze alarak yitip gitmeyi uçurumlarda

Elini tuttuğum an vazgeçerek varlığımdan
Önemsizdi kaybedeceklerim itibarımdan
Ne yapsam kavrayamadığım tutarsız ahlaktan
Çok daha mühimdi gözlerinde gördüklerim

Susadıkça yemek yemek acıktıkça su içmek olur mu
Sana mahkum bu ruh huzuru başkasında bulur mu
Bilinsin ben değil Tanrı yazmış kanununu
Söylesinler aşkın gücüne karşı durulur mu

Hürüm kendi yolumu kendim tutarım
Madem ki bir kuşum yorulana kadar uçarım
Varsa eğer seni sevmekten ötürü bir günahım
Varsın olsun, sevdim demek bana yeter

29.02.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SEVECEKSEN
Seveceksen derinden sev beni
Aşkın kıyısından köşesinden
Bir kez gidildi mi
Dönülmez ölümün ötesinden

Sözler yeminler
İnsana dair zaaflar
Bir gelir bir giderler
Gecelere kabuslar

Bulmaca gibi çözüldükçe
Çözülmez düğümü aşkın
Deme bana ileride
Neden böyle uzaklaştın

Benim istediğim senden
Ne istediğini bil benden
Ve dileğim her istediğini
Alamayacağını öğrenmen.

25.08.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


SEVİYORUM DİYEBİLMEK
Ben aşkı hiç bilmedim sevgilim
Yalnızlığa alışmayı bildim hep
Bırakıp ardımda güneşi
Geceye giden yolları ezberledim.

Hayal kurmayı hiç bilmedim sevgilim
Uykulardan sıçramayı bildim hep
Ne vakit yüreklendirsem kendimi
Yüreğime sığmadı kırılan düşlerim.

Ben hiç seviyorum diyemedim sevgilim
Bir ömür sır gibi saklamayı bildim hep
Şimdi unutup bütün bildiklerimi
Seviyorum diyebilmek isterdim.

06.10.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞEHİR
İstesem de istemesem de
Gözümün önünden gitmiyor buruk gözlerin
İnansan da inanmasan da
Aklımdan bir türlü çıkmıyor uçuk sözlerin

Susadım sana, hasretin bana her gün koyuyor
Buz kesti buralar sensiz ısınamıyor
Yokluğun acı bu derin sancı peşimi bırakmıyor
Yüreğim bu şehre alışamıyor

Ya al beni de götür ne olur
Yada vur beni aşk hasret doğurur
Sevgilim ben seni unutamam ama
Bu soğuk şehir beni elbet unutur

04.07.1999 / Yalova
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 9 ("Öpüşünle","Savaşın izleri","Sebebim olsun hayat","Sen","Seni neden sevdim")



ÖPÜŞÜNLE
Seçiyorum en güzel hatıraları
Şu kısacık ömrümden
Dönüp dolaşıp sen çıkıyorsun karşıma
Unutamadığım günlerimden

Tanrı ile arama girsen kızmam sana
Yoluna feda olsun verdiği bir can
Kim katlanır söyle dünyanın kahrına
Yoksa içinde uğruna ölünebilecek bir canan

Geleceksin biliyorum yine sabah olacak
Yeniden doğacağım bir bebek gibi gülüşünle
Bu geceden bir bu şiir hatırlanacak
Ben yine uçacağım bir kuş gibi öpüşünle

05.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SAVAŞIN İZLERİ
Kendim okumak için yazmışım
Bütün hikayeleri
Gitgide daha çok
Kandırır olmuşum kendimi

Yüreğimi avutan
Geçerli mazeretleri
Hatırlayıp durmuşum
Farkında bile olmadan

Ne öğretirsen onu öğrenen bir lisan
Mutlu ol diye yalanları sıralıyor
Oysa kendinden kaçamıyor insan
Herkes gidiyor, vicdan kalıyor

Yok ben unutamadım ellerini
Ve hala gölgesindeyim gözlerinin
Duyamasam da artık uzak olan sesini
Etkisindeyim ilk gün gibi sözlerinin

Olmaz evet ben de biliyorum
Sanma sen de zaman silip süpürüyor
Hiçbir barış maalesef geride kalan
Savaşın izlerini yok edemiyor…

07.07.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SEBEBİM OLSUN HAYAT
Durdum da bir arkama baktım
Şu genç yaşımda ne kadar çok yol aldım
Bazı dövüştüm hayatla bazı uzlaştım
Hep derin sularda hep garantiden uzaktım

Kafamı kaldırdığımda gördüğüm yıldızlar kadar
Hayallerle doluydu ceplerim küçük bir çocukken
Değer miydi diyorum şimdi korkulara o kadar
Eninde sonunda ölüme doğru yürürken

Aşkı da göreceğiz elbet ayrılığı da
Unuttuğumuz da olacak unutulduğumuzda
Artıların eksilerin geriye kalan ortalamasında
Sebebim olsun hayat gülümserken…

09.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SEN
Sen öylece otur karşımda
ben güzelliğine övgüler yazayım
yıldızlar gibi gözlerin karanlıkta
bakıp bakıp dilekler tutayım

kesişir sende güzellikle erişilmezlik
seni kendi yaratan Tanrı bile kıskanır
öldürür beni şu belli belirsizlik
bir sözünle bin ışık aydınlanır

25.09.2007 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SENİ NEDEN SEVDİM
seni sevdim evet
sen bunu ister onur say
ister hakaret
büyük bir gururla
göğsüm dik alnım ak
kalbimi sonuna kadar açarak
şu ölümlü dünyada en azından
kendime karşı dürüst olarak
elini tutarken
kucağına yatarken
gözlerine bakarken
sevdim seni
bir dağın zirvesinde
güneş batarken

sevdim
olan oldu napalım der gibi
oyunu
en başından kaybeder gibi
çırılçıplak ve silahsız
savaşa koşar gibi
saniye bile tereddüt etmeden
bir bakış uğruna
kalbimi ateşe atar gibi
ölçmeden biçmeden
zifiri karanlıkta
önümü görmeden
yine de son sürat
kollarına koşar gibi sevdim seni
saatler akıp gidiyordu
zaman gitgide daralıyordu
ayrılık yakama yapışıyordu
ama ben ölüm bile yapışsa yakama
hayatım pahasına
hiç korkmadan sevdim seni

ne sen de beni sev diye
ne de sonsuza dek benim ol diye
bir an bile almasan da ciddiye
belki bir gün bir sigara yakar da
içeriz denize karşı diye sevdim seni

biliyordum
ne kadar zordu şartlar
biliyordum
ne kadar riskliydi bu oyunlar
ama Allah şahidim olsun
bir avuç toprak
bana haram olsun ki
oyunu kazanmak için değil
sadece oynamış olmak için
sevdim seni

24.07.06 / Antalya
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 8 ("Kimdiler","Kırılan dallar","Korkak","Kör","Nasıl")



KİMDİLER
Daha dün yanı başımdaydı
Yıllarım ne çabuk çekip gittiler
Yüreğim bomboş bir sayfaydı
Karalayıp gidenler kimdiler

Ah çocukluğum
En değerli hazine
Uzanamadım bir daha
O masum tebessüme

Kimdiler, neden girdiler hayatıma
Aldı mı herkes düşeni payına
Dokunuyor bazen düşününce kanıma
Aklımı bedenimden ettiler

03.06.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KIRILAN DALLAR
Araman için telefonun başında
Çırpınırken ruhum
Aradığında açamıyor
Ödün vermez gururum

Kırıldım çünkü sana
Çiçek açar mı kırılan bir dal
Yada kırılan bacağıyla bir at
Söyle ne işe yarar

Kelimeler ne içindir
En iyi ben bilirim
İşte bu yüzden belki
Bu derin sessizliğim

Sen de konuşma boşver
En iyisi zamana bırak
Önümüzdeki bahar elbet
Kırılanları onaracak

05.07.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KORKAK
Elinden geleni yaptın
Daha beter çaktırdın
Neyi kimden sakladın
Gözümden kaçar mı hiç

Yürekli olamadın nedense
Sahip çıkamadın aşkına
Koşarken her seferinde
Çaresizce kollarıma

Seyrettim seni uzaktan
Her hamleni bilerek
Aralanan dudaklarından
Ha döküldü ha dökülecek

Sonra ben de anladım
Savaş yürek işidir
Meydanda belirince
İşin şekli değişir

Sen devam et yaşamaya
Karanlıktan korkarak
Ben giderim yoluma
Korkakları unutarak

28.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KÖR
Nasıl güçlüdür bu kalp
Hiç mi bıkmaz beklemekten
Bitmez tükenmez bir harp
Farkı yok bir günün diğerinden

Dün kalbimden taşan sevinç
Bugün boğazımda bir düğüm
Solmaya direnen çiçeklerim var
Acı veriyor genç yaşta ölüm

Söylese de sözlerin bittiğini
İşitse de kulaklarım gittiğini
Senin beni artık sevmediğini
Göremeyecek kadar körüm

19.11.2007 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

NASIL
Ahımı aldın iki yakan bir araya gelmeyecek
Gün gelecek güzelliğin sana artık yetmeyecek
Vereceksin vereceksin hesabını bitmeyecek
Senin gibi nanköre nasıl aşık olabildim

Sana baktım kendime bakmadığım kadar
Neye yarar şimdi zehir olan uykular
Sen zaten çoktan olmuşsun da kaşar
Ben bu oyuna nasıl dahil olabildim

Beni de eklemişsin şimdi zafer listene
Anlatıyormuşsun zevkle her önüne gelene
Sana kızmak zahmet olur benim hırsım kendime
Ben nasıl bu kadar aptal olabildim

10.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 7 ("Hüzün","Kabahat","Kalbim","Kale","Kelimelerle")



HÜZÜN
Bir derin hüzün saplandı kalbime
Şaşarsın görsen ne hale geldiğime
Aklımı oynatırcasına seni sevdiğime
Söyledim inanmadın yazsam inanır mısın

Kelimeleri kullan diyorlar en iyi yaptığın iş
Anlam kazanır belki bu hain terk ediliş
Davulun sesi uzaktan hoş gelirmiş
Kalbime sığmadın sayfalara sığar mısın

Durdurası geliyor insanın bazen yüreğini
Düşününce yarinin elleri sevdiğini
Mecnun olmuş şu garibin halini
Yaşarken anlamadın ölse anlar mısın

10.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
KABAHAT
Gideceğim dediğinde
İçimi kaplayan hüzün
Kaldırıyor farkını ortadan
Geceyle gündüzün

Sanmıyorum gülüyordur
Senin de benden uzak yüzün
Farkında mıdır kahpe kader
Bizi ne kadar üzdüğünün

Ne yediğim yemekte tat vardır
Ne yattığım yatakta rahat
Mutluluk dediğin bana çok uzaktır
Seni sevmek sanki kabahat

Yoksan yokum varsan varım
Gülersen güler ağlarsan ağlarım
Dokunmaz sensizken kimseye hayrım
Çıra gibi ancak yanar da yanarım

30.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
KALBİM
Açamadan solan narin çicekler gibi toprakta
Oturmuş ağlayan küçük bir çocuğum sokakta
Yıllar geçti kalbim artık son durakta
Gecenin ardından doğacak güneşi bekler gibi
Hızla düşüyor olsam da derin bir uçurumdan
Kesemedim bir türlü ümidimi Tanrı'dan
Şu inatçı kalbim çıktığı bu yoldan
Dönemedi dönmeye de pek niyeti yok gibi
15.08.07 / Antalya
Ferit GÜNAYDIN.
KALE
Ben bir kale yaptım kumdan
Üflesen yıkılırdı ilk zamanlar inan
Hani vade dolmadan basıp gidemezsin ya
Kaldı o da bugüne dek ayakta

Sonra sonra öğrendim duvar örmeyi
Gerekirse bir canımı uğruna siper etmeyi
Hani her şeyde bir hayır bulursun ya
Adadım ruhumu ölene dek sevdaya

Şimdi tek de değilim üstelik sen varsın
Surlarında bayrağımız gururla dalgalansın
Hani toprak uğruna ölen varsa vatandır ya
Gerekirse bu kale mezar olsun aşkımıza

15.06.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
KELİMELERLE
Çizebilmek boş bir kağıda
Kelimelerle unutamadığım yüzünü
Kaybettiğim bir savaştır aslında
Bastırabilmek için başlattığım hüznümü

Ne zaman tuttun ki canım sen
Bana verdiğin hangi sözünü
Neden saklarım ki hala ben
Beni yakan ilk ateşin közünü…

Çizebilmek boş bir kağıda
Kelimelerle vazgeçemediğim aşkını
Kendimi kandırmaktır işin aslında
Saklayabilmek için kalbimdeki taşkını

13.10.2007 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 6 ("Gül'ü seven","Güneş","Allahın var mı","Her nefeste","Herkes gibi")



GÜL’Ü SEVEN
Bir gün bir yıl gibi geçer mi
Geçer gülüm seni beklerken
Peki kalbim senden vazgeçer mi
Geçmez inan ölse derdinden

Bugün hava kapalı ve soğuk
Hasret Ankara’da çekilmezmiş
Ankara her daim hüzünlü ve buruk
Gül’ü seven de dikeniyle severmiş…

08.10.2007 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
GÜNEŞ
Neden bu gerginlik sevgilim
Susmanı değil anlatmanı isterdim
Sendin her şeyi göze alıp kapısına geldiğim
Git demeseydin inan yorulmadan beklerdim

Her bulut fırtına doğurmaz unutma
Gel aç kapılarını al güneşi içeri
Gençliğinin güllerini hoyratça soldurma
Kaybedince anlıyor insan değerini

19.02.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
ALLAHIN VAR MI ?
Kararımı verdim
Artık dönmem demişsin
Aşkımızı da utanmadan
İnkar etmişsin
Anladım sevgilim
Sen de değişmişsin
Döktüğüm gözyaşının
Hesabını sorarım
Çok geçmeden
Başkasını bulurmuşsun
Bu deli adamı da
Hemen unuturmuşsun
Sen kitabını çoktan
Rafa koymuşsun
Allahın var mı
Sana onu sorarım
13.08.07 / Antalya
Ferit GÜNAYDIN.
HER NEFESTE
Nasıl geçecek bunca zaman sensiz
Saatler sanki geri geri gidiyor
Elim kolum bağlı, kaldım böyle çaresiz
Hatıralar ruhuma işkence ediyor

Kapattığım an gözlerimi, beliriyor gözlerin
Her yattığım yatakta senin kokun var
Bir an olsun aklımdan çıkmıyor sözlerin
Bitsin artık bitsin, kavuşalım yar

Bir bedene sığsaydık iki ruh
Kalbim kan değil ateş pompalıyor
Erecek az daha çekerse bu ruh
Yokluğun her nefeste gençliğimi çalıyor

19.04.08 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.
HERKES GİBİ
Herkes gibi olmalıymışım ben de
Daha sakin, daha sıradan
Herkes gibi olursun o zaman sen de
Bendeki deliliktir seni farklı kılan

Sen değil misin kalıplara sığmam diyen
Mantıkla ararsan sevdayı zor bulursun
Kokla gülü boşver batsın diken
En temel kuraldır bu nasıl unutursun

Anlamaya çalışma illa ki her şeyi
Ben bu dünyayı oldum olası çözemedim
Kıstım beynimde dolanan bütün sesleri
Eğildim yüreğiminkine kulak verdim

Herkes gibi olursam eğer ben
O zaman sen de sen olmayacaksın
Baktığın yönü biraz değiştirirsen
Ne demek istediğimi anlayacaksın

13.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 5 ("Ellerimde ışıklar","Emanet","Geçmiş olsun","Girmişsin kanıma","Gurur")



ELLERİMDE IŞIKLAR
Keşfedilmemiş bir ada gibi yaşasan da
Düşeceğim bir gün sana uzanan yollara
Sen bu yalnızlığa alışmış olsan da
Dağıtacağım karanlığını ellerimde ışıklar

Boynun eğip kendini bırakmış olsan da
Çekeceğim ellerinden saracağım kollarımda
Sen bu suskunluğa alışmış olsan da
Bozacağım sessizliğini dudaklarımda şarkılar

06.10.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

EMANET
Cebimde duran anahtarlarımı
Yangınlardan kurtardıklarımı
Her şeye rağmen yaşattıklarımı
Sana sadece emanet etmiştim

Nedenini bilmiyorum ben de
Ne farkın vardı diğerlerinden
Ne sözlerindeki yalanlardan
Ne de gözlerinde gördüklerimden

Son bir damla göz yaşım vardı
Sakladığım zor günlerim için
Bencil kalbin onu da aldı
Vermeden bir neden gülmem için

Aç mısın tok musun
Benden uzak mutlu musun
Aynı gözlerden
Aynı yalanlar mı okunuyor yoksa

Çalıp gittiğin şeyin
Değerini biliyor musun
Bana lazım geri gönder
İşine yaramıyorsa

18.02.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GEÇMİŞ OLSUN
Her yolu denedin öyle mi
Gene de engel olamadın gidişime
Anlatma boşver yorulursun
Kendin bile inanmazken bu dediğine

Yazsam buraya tek tek yaptıklarını
Okuyan gelir suratına tükürür
İstemem geri getirme aldıklarını
Kalanları da zaman siler süpürür

Unuttum sanma ama sakın
Yalnızca affettim gitti seni
Sen de maalesef kaybedince anladın
Sade ve sadece beni sevdiğini

Geçmiş olsun kalktı tren
Koşma ardından yetişemezsin
Kıymetini bilmeyi elindekinin
Bu kafayla gidersen öğrenemezsin

27.02.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GİRMİŞSİN KANIMA
Nerede olduğum önemli mi
Özlemişim seni deliler gibi
Nasıl sürerim hayatın keyfini
Kuşatmışsın kalbimi, top atışındasın

Surlarım yıkılmış yerle bir olmuş
Bir yangın ortalığı kasıp kavurmuş
Kaderim zaten sana yazılmış
Girmişsin kanıma, kalp atışımdasın

16.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GURUR
Sana günler geçmiyor değil mi sevgilim
Hiçbir şey görmüyorsun arkana baktığında
Sanıyorsun ki hep seninledir gençliğin
Oysa giden dönmüyor yaşlandığında…

Benim de gururum vardı sıkı sıkıya tutunduğum
Şimdi ise gözlerim var ağlamaktan kuruttuğum
Sanma ki farklıdır sonu hayat denen bu yolculuğun
Sözlerimi hatırlarsın son durağında…

02.10.2007 / ANKARA
Ferit GÜNAYDIN.


ŞİİRLER 4 ("Cennet","Çiçek","Derin","Düğüm","Düşünce")


CENNET
Kavga dövüş geçiyor günlerim
Kalmadı artık eski sevinçlerim
Ya seni versin geri ya alsın hafızamı
Budur Tanrı’dan bütün istediğim

Ne sözler verdim ne yeminler ettim
Ezdim ezdim yok edemedim acını
Her gün bir sonraki güne devrettim
Uğruna döktüğüm her damla göz yaşını

Umurunda mıdır soğuk ve ruhsuz Ankara
Uçup gitmiştir özenli sözlerim hafızandan
Usta bir yan kesicilikle şimdi İstanbul’da
Çalıyorsundur kim bilir kimlerin hayatından

Dirilmez diyorlar bir ölü toprağından
Dönülmez diyorlar ayrılığın son durağından
İnanasım gelmiyor diyorum bir türlü
İbaretken cennet bile bir varsayımdan…

12.12.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ÇİÇEK
uzanıp da erişemediğim
bir çiçeksin ağacının dalında

senin için sakladığım
kelimelerim var dudaklarımda

olur da karşılaşırsak
hayatın çok yönlü yollarında

bir öpücük ver de
saklayayım yanaklarımda...

bilseydin eğer
sabah akşam seni düşündüğümü

anlardın o zaman
neden bu kadar üzüldüğümü

hüküm giyip aşkından
yalnızlığa sürüldüğümü

söylemedim kimseye
gittiğin gün öldüğümü

26.09.2007 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DERİN
Ne sözler duydum sevgilim ne yeminler
Ardından gelen ansızın terk edişler
Göz yaşıyla gölgelenen geçici sevinçler
Öğretti bana rüzgarlarla savrulmayı

Gün gelir güneş doğar, güller açar
Gün gelir bir fırtınada dallar kopar
Bazen bir su akar avucuna dolar
Bazen öğretir sana damlalarla avunmayı

Benim senden istediğim bir parça huzur
Önemi yok ne sözlerin ne yeminlerin
En deli at bile koşa koşa yorulur
Bilinemez ne saklıdır yüzeyinde derinlerin

04.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DÜĞÜM
Tamam sana karşı koymayacağım
Kurtaracağım ayaklarımı prangalardan
Öğrendiğim ne varsa unutacağım
Sıyıracağım ruhumu yaşananlardan

Getirip koyduğumda önüne bomboş bir defteri
Doldurabilecek mi sayfalarını aşkının şiiri
Çıkartıp attığımda takındığım maskeleri
Kamaştıracak mı gözlerimi yüreğinin sihri

Garantisi yok hiçbir şeyin diyorsun
Kan damarda emanet, can bedeninde
Çekip gidebilir ansızın sevdiğin biliyorsun
Bir düğüm çözülmeden kalıverir yüreğinde…

10.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DÜŞÜNCE
Dolanıyor kafamda binlerce düşünce
Hal bu olurmuş bir kez aşka düşünce
Gönül yükünü tutmuş kendi gücünce
Dağına göre kar verirmiş yaradan.

Bahar gelir yine çiçekler açarmış
Ruh ikizini bulunca rahatlarmış
Su yolunu kazar kendince akarmış
Bir avuç toprakmış bize kalan dünyadan.

İnsan bu korkularından arınamıyor
Bugününü öğrense yarınını soruyor
Kör bir kuyuda cevaplarını arıyor
Bana inan gerisi yalan demiş yaradan.

15.09.2007 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 3 ("Alacağımı aldım","Allah affetsin","Ankara'dan gitsek","Bir sabah","Boş")



ALACAĞIMI ALDIM
Dürüst olacağım şimdi sana karşı
Geçirdim ihaneti aklımdan bir gece yarısı
Sonra elimi vicdanıma koydum sızladı içim
Anladım ki o vakit ben sensiz bir hiçim

Şu aşk denen karmaşık mesele
Sıkılıyor bir limanda demirlemekten
Ama bilirim şu saatten sonra gönlüme
Beterdir sensiz yaşamak ölümden

Bu simsiyah saçlar, ışıl ışıl gözler
Kalacak mı yıllar sonra inci gibi dişler
İstemem çıkıp gelse Afrodit denizden
Alacağımı aldım zaten fazlasıyla ömürden.

09.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ALLAH AFFETSİN
Çekip vursan daha iyiydi beni
Hiçbir mermi sözlerin kadar acıtmaz
Beklenmedik bir anda bitiverirdi ani
Ama böyle parça parça katlanılmaz

Seviyor musun hala diye soruyorsun utanmadan
Sevmiyorum desem inanacak mısın sanki
Zevk mi alıyorum sanıyorsun ağlamaktan
Elimde olsa seni hiç tanımazdım inan ki

Oynasa talih kötü bir oyun sana
Gelsen ömrünün baharında sonuna
Helal et hakkını ölüyorum desen bana
Ben etmem, ederse Allah affetsin !

08.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ANKARA’DAN GİTSEK
Bir sabah uyansam kollarında olsam
Yokluğunu kötü bir rüyaydı sansam
Vazgeçtiğim ne varsa tekrar inansam
Terk etsek Ankara’yı, geriye hiç bakmasam

Bir sarmaşık misali bedenine dolansam
Nefesini duysam, kalbine dokunsam
Buz kesen ellerimi ellerinle ısıtsam
Ankara’dan gitsek, bir daha ağlamasam

22.11.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN

BİR SABAH
Dolandım bedenine yanında uyuyorum
Sanki bir kuşum göklerde uçuyorum
Tanrı’dan sadece bir tek şey diliyorum
Şu zalim ölüm bile ayıramasın bizi

Ne sert kışlar ne deli fırtınalar geçirdim
Hüzünle soldu sevinçle açan çiçeklerim
Kırıldı dağıldı dört bir yana ümitlerim
Şimdi bahar bile kıskanıyor neşemizi

Bana göre aşk sadece bir masaldı
Şarkılarda, şiirlerde, hayallerde yaşardı
Topraklarım bilsen ne zamandır kuraktı
Baktım ki bir sabah yeşerivermiş filizi

01.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

BOŞ
Gelir miyim senden sonra kendime
Ne yazsam ne söylesem boş
Kocaman bir yer küçücük kalbimde
Kalacak ölene dek bomboş…

01.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 2 ("Bekliyorum","Ben seni çok sevdim","Bilirdim","Canın sağ olsun","Çok şey var")



BEKLİYORUM
Ben rüyalarıma seninle dalıyorum
Yeni doğan güne hatıranla başlıyorum
Her özlediğimde yanımda olamasan bile
Şükrederim Tanrı’ya, seni bana verdiğine
Yitirirdim aklımı sensiz bir hayatta
Seni çıkarınca ne kalır değer olan yaşamaya

Bu nasıl bir aşk şiirleri utandırır
Kokun öyledir ki baharları kıskandırır
Kanun kural tanımaz yüreğim coşar
Ayaklarım sana yürüyemez, koşar
Başka bir diyarda divane oldum geziyorum
Kendime gelmek için sevgilim, dönüşünü bekliyorum…

05.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

BEN SENİ ÇOK SEVDİM…
Ben seni çok sevdim…
Çok sevdim kalabalıkta kilitlenmeyi gözlerine
Karanlıkta hissetmeyi nefesini tenimde
Ve beklemeyi bir telefon için saatlerce…

Ben seni çok sevdim…
Çok sevdim bir ihtimale bağlanıp her güne seninle başlamayı
Her gelişinde aklıma önce gülüp sonra ağlamayı
Ve yalvarmayı Tanrı’ya yatmadan önce her gece…

Ben seni çok sevdim…
Çok sevdim kollarında hayaller kurmayı
Tutulup kalmayı soru sorduğunda heyecandan
Ve mırıldanmayı gün boyu en sevdiğin şarkıyı

Ben seni çok sevdim…
Çok sevdim bunu sana korkmadan anlatmayı
Bekliyorum şimdi küçük bir çocuk gibi savunmasız
Ve biliyorum çok sevenlerin hazin sonlarını…

08.10.2007 / ANKARA
Ferit GÜNAYDIN.

BİLİRDİM
Gözetmedim inan kendi durumumu
Gözettiğim kadar senin mutluluğunu
Ayağının altına aldığın gururumu
Bu aşkın orta yerine dikmeyi de bilirdim !

Tamamlarım sanmıştım ruhundaki kayıp parçanı
Silip atmaktı niyetim geçmişten kalma göz yaşını
Anladığımda gönlünde bana yer olmadığını
Hoşça kal demeden çekip gitmeyi de bilirdim !

Tutmasaydın ellerimi, bakmasaydın gözlerime
Sermeseydin bedenini çarşaf gibi üzerime
Değmeseydi dudakların bir kor gibi yüreğime
Başkasının kollarında olmayı da bilirdim !

Senin onda birin kadar vicdansız olsaydım
Zamanın adaletine inanmasaydım
Ardından ağlayan kalbimi durdurmasaydım
Hesabı sana kesmeyi de bilirdim !

25.11.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

CANIN SAĞ OLSUN
Ben de varım…
Ben de varım artık bu gece yarısında
Kalbimin şiddetle kanayan yarasıyla
Bu şehrin yuttukları arasında

Ben de varım…

Sen de varsın…
Sen de varsın artık bu gece yarısında
Yarama tuz basan derin suskunluğunla
Bir aşkı tarihe gömenler arasında

Sen de varsın…

Canın sağ olsun !

23.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ÇOK ŞEY VAR
Çocuklar gibi kaydık metronun merdivenlerinde
Uzandım, öptüm dudağından Kızılay’ın orta yerinde
Onun bunun ne dediğine aldırmadan
Ne güzelmiş yaşamak bir an bile korkmadan
Hangi aklı başında insan karşı çıkar aşkımıza
Tanrı bile hayrandır eminim birbirimize bakışımıza
Sanırdım ki yaşlandım, kalmadı bir şey bilmediğim
Anladım ki çok şey var bu aşktan öğreneceğim…

05.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 1 ("Alacağın olsun","Ankara",Anlamayacak","Ayrılık","Bahar")

ALACAĞIN OLSUN
Alacağın olsun beni bu gece sensiz bıraktın
Gel de yat şimdi seviştiğimiz yatakta yalnız
Geçerli mazeretleri sormadan sıraladın
Ama şu hayat dediğin ne kadar insafsız

Sen ve ben sevgilim
Çiçek ve toprak gibi
Toprak ve vatan gibi
Vatan ve bayrak gibi

Hep beraber olmalıyız, hep beraber olmalıyız !

16.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ANKARA
Ankara’da deniz yok ama
Senin gözlerinde bir okyanus var
Ne zaman özlesem martıları
Gözlerim gözlerini arar

Ankara’da hava soğuktur
Gözlerinse en sıcak yaz gecesi
Sevincim sen yoksan buruktur
Hüzündür bu kentin bilmecesi

Yağmur yağmaz oldu Ankara’ya
Bilirsin susuzluk çok kötüdür
Ama senin bir damla göz yaşına
Benim yüreğimi seller götürür.


Sevmezler pek Ankara’yı yaşayanlar
Soğuk ve ruhsuz bir yer sanırlar
Suçlayamam ki ben onları
Hiçbiri seni tanımazlar…

17.01.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ANLAMAYACAK
Gitmem gerek diyorsun, nasıl bırakayım
Kolay mı geçmek göre göre canından
Sensiz bu ağacın hangi dalına tutunayım
Düşerim ancak yokluğunun uçurumundan

Sevdiğini bilmem yetermiş göremesem bile seni
Kan yoksa kalbim ne pompalayacak
İyilim için bile olsa bu istediğini
Filozof da olsa beynim anlamayacak !

11.05.06 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

AYRILIK
Kim bilir uzak kalmışım ne zamandır
Babamın evinden, annemin yemeğinden
Bilsen şimdi bunlar ne kadar yavandır
Geçirirken bu geceyi uzakta teninden

Pırıl pırıl yıldızlar, sokak sokak geziyor bahar
Memleket havası cennet havasına değişilmez
Süremiyorum sefasını gözlerimde yaşlar
Sürgün olsa çekilir de sensizlik çekilmez

Ayrılık her büyük aşkın yoluna çıkarmış
Sabırla ölçülürmüş sevginin değeri
Kahpe kaderin gençliğime kastı mı varmış
Solup gidiyor bahçesinde susuzluktan gülleri…

19.04.08 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

BAHAR
Taş mı kesildi kalbin
Hadi gel biraz göz yaşı dökelim
Gidenleri getiremem belki ama
Kırılanları tamir edebilirim

Tahmin edebilirim ne acılar çektin
Gecelerce dinlerim seni hiç sıkılmadan
Öğretirim unutup sıfırdan sevmeyi
Ve kalabilmeyi ayakta yıkılmadan

Elbette kırılır dalların, buz tutar yaprakların
Her ağaç kış için yaratılmamıştır
Ama unutma güçlüyse kökleri sevdanın
Hiçbir bahar zamanını şaşmamıştır.

22.01.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.