31 Aralık 2009 Perşembe

DUA - Şiir



Yeni bir yıl daha kapıda
Sevdiğim sana doysam
Bu yıl da geçen yıl gibi
Günden güne solmasam

Açık mavi olsa gökyüzü
Yeşili parlasa gözlerinin
Kalbimdekilerin özü
Temelidir sözlerimin

Tekrarlarım sayıklar gibi
Adını akşam ezanlarında
Bir gün kabul olur elbet
İç çekişler dua tadında

Ah bir aman zamanda
Şüphe etmem geleceğinden
Korkmadan sevsem seni
Korkmadan gideceğinden

Uyansam pencereden giren
Tatlı sabah rüzgarıyla
Öpsem en özelinden
Öpsem seni doyasıya

Kalıpsız kıyafetsiz
En sahici yanlarımı
Açsam ardına kadar sana
Bütün kapılarımı

Yarımlar tam olsa
Sürdüğüm sefa olsa
Diktiğimiz fidanlar
Büyüyüp ağaç olsa

Yeni bir yıl daha kapıda
Dediğim an seneye bugün
Geçmiş olsa çoktan
Şu yaşadığımız hüzün

31.12.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

26 Aralık 2009 Cumartesi

KANADINI UNUTAN KUŞLAR - Şiir


Saymadım kaçıncı bu
Zamanla yarışıyoruz
Çaktırmadan kimseye
Saniyede oynaşıyoruz
Sanıyorlar ki
Arkadaşız sadece
Bilseler bir de
Nasıl tanışıyoruz

Boğuluyorum yok ötesi
Bu düzen uymuyor bana
Olduğun gibi değil
Bizim gibi olsana

Bir kanun var yani
Zehir gibi acıdır sözü
Her girdiğimiz yerde
Bekçilerinin gözü
Üzerimizde geziniyor
Yada öyle sanıyoruz
Amacı da bu zaten
Gittikçe deliriyoruz

Şimdi yazdığım gibi keşke
Diyebilsem ona da
Aşkım bebeğim sevdiğim
Korkmadan uluorta
Ama bu memlekette biz
Kanadını unutan kuşlar
Unutmayanlar da zaten
Takır takır vurulurlar

26.12.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.



5 Aralık 2009 Cumartesi

ŞİİRLER 56 ("Aşk mı ?","Anladım","Arzu")



AŞK MI ?
Akıl başa yar olur mu
Bastığım yer diyar olur mu
Halim bahtiyar olur mu
Yanımda sen olmayınca

Kırık telden saz olur mu
Bir güneşten yaz olur mu
Bende işve naz olur mu
Yanımda sen olmayınca

Delik kaptan tas olur mu
Kolay olsa yas olur mu
Acıdan miras olur mu
Yanımda sen olmayınca

Karaları ak mı sanırsın
Yaşadığın aşk mı sanırsın
Her şey sana hak mı sanırsın
Yanında ben olmayınca

05.12.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

ANLADIM
Hissemi kaptım
Son sahneyi geçelim
Dört yanım deniz kesti
Neredesin ciğerim

Ne bakım isterim ne belasını
Süremedim ki hiç sefasını
Ah acının en alasını
Tekrar tekrar öğrendim

Ağzımdan yeller alsın
Yüreğimden seller alsın
Cehennemin bir ucunda
Sonsuza dek dolansın

Sevda değil mübarek
Dört köşeli tekerlek
Ömür geçti beklemekle
Anladım ki dönmeyecek

04.12.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

ARZU
Kuş olsam da kanatlanıp uçsam
Bir açık pencereden içeriye dalsam
Bedenini bir şaheser saysam
Baksam baksam baksam

Ne desem de kandırsam seni
Bilsen keşke nasıl eridiğimi
Şu olgun çağımın meyvelerini
Toplasan toplasan toplasan

Emir sayıp tek bir sözüne
Yanmışım zaten çoktan özüne
Gelmişimi geçmişimi önüne
Sersem sersem sersem

Öyle bir geçsem ki kendimden
Süzülsem ter olup teninden
Hiç çıkmadan ekseninden
Dönsem dönsem dönsem

Ellerini kollarını yollarını
Farkında bile olmadığın huylarını
En dip köşe kuytularını
Keşfetsem keşfetsem keşfetsem

Ne fark eder ki Ankara
Yada İstanbul’un orta yerinde
Delirmişim gibi seninle
Sevişsem sevişsem sevişsem

26.11.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.
Fotoğraf : Cenk Burhan ÖZER (apple man)

23 Kasım 2009 Pazartesi

ŞİİRLER 55 ("Merak ediyorsan","Doğru","Çeyiz")




MERAK EDİYORSAN
Merak ediyorsan eğer halimi
Çok özlüyorum çok
Zaman derler her şeyin ilacı
Öyle bir şey yok

Yatağa girmemle
Uyumam arasındaki mesafe
Günden güne açılıyor
Takvimlerden dağ olsa da
Hiçbir işe yaramıyor

Konuşuyorum önüme gelenle
Havadan sudan oradan buradan
Kitaplar okuyorum deliler gibi
Ve şarkılar eksilmiyor odamdan

Uzun yürüyüşlere çıkıyorum sabahları
Sinemada ne film varsa ezberledim
Ne vakit açsam sandıkları
Aynı yerde duruyor kederlerim

Öleceğimi sandığım oldu
Gece gündüz ağladım
Dolandı dolandı sokakları
Geri döndü çığlıklarım

Tutmadı tenimde diktiğim çiçekler
İçlerinde senin tohumun olmayınca
Sıra sıra koptu gitti ümitler
Bir kez bile sesini duyamayınca

Merak ediyorsan eğer halimi
Böyle işte yalan yok
Olmasa da senden zalimi
Çok özlüyorum çok

22.11.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


DOĞRU
Acımıyormuş canı mutluymuş
Gelecekten umutluymuş
Unutmuş olanı biteni çoktan
Bir rüzgar gibi bahardan
Gülüyor gözlerinin içi
İçinde bir çocuk sevinci

Derlerse inanma
Yalan …

Yeni kollar bulmuş bedenini saran
Olmuş her çiçekten bal alanlardan
İnanıyormuş her işte bir hayır olduğuna
Gizli bir mesaj gibi Tanrı’dan

Derlerse inanma
Yalan …

Kızıyormuş sana değil kendine
Kendinden nasıl bu kadar geçebildiğine
Zalimden adalet beklemiş
Bir hiç uğruna asılan adam
Bir canım daha olsa diyor
Vazgeçerdim bu sevdadan

Derlerse inan
Doğru .

10.11.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


ÇEYİZ
Kollarında başlıyor hasret
Vuslat buna ne etsin
Sınırlıdır saadet
Biliyorum ki gideceksin

Birkaç saat bazen
Hadi olsun birkaç gün
Ayaküstü telaşında her an
Birbirine girer sevinçle hüzün

Sevişirsek bir yatakta
Şanslı sayarız kendimizi
Tutsak bir hayvanın
Zincirlerinden kopuşu gibi

Bizi gören deli sanır
Belki de delirmişiz çoktan
Olanlardan geçip
Başlamışız hiç yoktan

Gel de isyan etme sonra
İçerleme talihine
Ah bir çeyiz bile
Düzemedim sevdiğime

26.09.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Burak KAYNAK

16 Kasım 2009 Pazartesi

ŞİİRLER 54 ("Boğaziçi","Ne diyeyim","Salaklığım")




BOĞAZİÇİ

Gidiyorum bir vapurda
Boğaziçi boylu boyunca
Bir çare gibi çağırıyor beni
Atsana kendini, atsana kendini

Mevsim Ağustos
Sahici bir yaz mıdır
Dahası da mı var
Yaşadığım az mıdır

Aynı keder hep yüzlerde
Tüter dumanlar güvertede
Onlar da İstanbul’un elinde
Benim gibi oyuncak mıdır

Çok mu cahil kalırdım
Öğrenmeseydim bu yüzünü aşkın
Başkası olamaz mıydı
Bir macera yaşadığın

Bilirim şimdi neredesin
Ama asla çalmam kapını
Benim gibi sevemezsin
Kollarına aldığını

Ve olamazsın asla
Güçlü benim gibi
Seni de çağıracak bu sular
Atacaksın kendini, atacaksın kendini

16.11.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


NE DİYEYİM

Aldım haberlerini
Üzüldün mü sen
Mum gibi eriyip
Süzüldün mü sen

Ah o kör olası gurbetin elinde
Derdini anlayan yok ana dilinde
Yırtılan kağıt gibi her seferinde
Pul pul olup dağıldın mı sen

Yağmurlara alışamadın da
Güneşlere kavuşamadın da
Kimselere karışamadın da
Sessiz sessiz ağladın mı sen

Gemileri limanlara
Acıları umutlara
Duaları bulutlara
Kördüğümle bağladın mı sen

Her şeyi bildiğin halde
Kim bilir kaçıncı seferde
Sözler de biter bir yerde
Ne diyeyim ki sana ben

15.09.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


SALAKLIĞIM

Her gecenin bir sabahı
Vardır diyorum şimdi
Ne edeyim ki başka
Öleyim mi
Delireyim mi

Kırıldım evet ama
Bilsem hiç başlar mıydım
Ne geçti elime şimdi
Sancılı kalbim
Ağrılı başım

Hatalarım ne çokmuş
En büyüğü de şuymuş
Kendimi hiç kayırmadım
Salaklığım
Salaklığım

19.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Onurcan BOZ
(http://covenantt.deviantart.com)

17 Ekim 2009 Cumartesi

ŞİİRLER 53 ( "Gitmesin ağırına","Hani","İnsan" )



GİTMESİN AĞIRINA
Yakınmadan katlan
Acını bas bağrına
Sen yolladın beni
Ayrılığın yollarına

Kolay değil biliyorum
Başını taşlara vurmak
İstemezdim ben de böyle
Uykularla avunmak

Güneş gelir arkadan
Hangi gece sabahsız
Gül de biter ağaçtan
Diken değil yalnız

Alışırsın elbet, alışırım
Bugün gider dün kalır
Sevdayla da barışırım
Yel kayadan ne koparır

Yakınmadan katlan
Acını bas bağrına
Sen yolladın beni
Ayrılığın yollarına

Alamam seni bir daha
Ne koynuma ne kollarıma
Gideli çok oldu inancım
Bakmadan arkasına

Dualara durmak
Nafile bir çaba artık
Senin suçun bu ayrılık
Gitmesin ağırına

18.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


HANİ

Nasıl yaktı bu ihanet beni
Hayatımın merkezi senken
Memnun musun bari
Beni getirdiğin halden

Ne yollara girmişsin
Ellerin koynunda
Kendimi sana sakladığım
Uzun geceler boyunca

Kimlere yarim demişsin
Tek taraflıymış sadakatim
Meğer neler becermişsin
Sandım ki öleceğim

Hani sen en çok ve sadece
Hani sen sıkılmadan her gece
Ben de ne kadar safmışım
Boşversene …

18.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


İNSAN
Ne kadar manasız ne kadar saçma sapan
Aklım almıyor artık küçük hesaplarınızı
Nedir ki sevdalarınızı erdemli kılan
Korkuyorsunuz boş görmekten yataklarınızı

Beklemek uzaktaki bir sevgiliyi
Ümit etmek her yeni günde pes etmeden
Bir telefona bir mektuba bir selama
Bir kuşun uçuşuna sevinmek nedir bilmiyorsunuz

Gündelik yaşanıyor bitiyor her şey
Ve tekrar acıkana kadar bütün sabırlar
İçlerinde yükselen anlık bir ateş
Ve o ateşi aşk sanan zavallıcıklar

Bense kimsenin yolunu bulamadığı bir evde
Sıyırıp atmak istiyorum bedenimi ruhumdan
Vurula vurula kanlar içinde kalmış bir halde
Utanıyorum sayenizde insan olmaktan

11.12.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Cenk Burhan ÖZER
( http://cenkozer.deviantart.com )

14 Ekim 2009 Çarşamba

ŞİİRLER 52 ( "Adam","Suçlusu sensin","Örtü" )



ADAM
Giden gitmiş zaten
İntikam alsam geri gelir mi
Farkın yokmuş elden
Bu yazı defterden silinir mi

Aldatan aldanır biliyorum
Demiştin hatırlar mısın
Nasıl kıydın bana nasıl
Lütfen açıklar mısın

Bile bile yürüdüm sonuma
Başıma ne geldiyse aşktan
Şu herkese güvenme meselesi
Bende bir cezadır doğuştan

Oturttum seni gönül tahtıma
Çok verince insan sapıtırmış
Kazıdım bunu da iyice aklıma
Senden adam olmazmış

15.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


SUÇLUSU SENSİN
İstemezsem gayrı kimseyi
Tutamazsam ellerinden
Sevemezsem tenlerini
Ekemezsem güllerinden

Suçlusu sensin
Hakkım helal değil

Mazereti olmaz ihanetin
Medet umduğun bahanelerse
Bütün özlediklerin
Kaçırdığın trendelerse

Suçlusu sensin
Hakkım helal değil

Vereceksin hesabını
Alev alev yandığında
Sızladığında vicdan
Öldüresiye bir acıyla

Suçlusu sensin
Hakkım helal değil

Tanrı’nın bana verdiğini
Verdim sana hiç düşünmeden
Dayanamaz da olanlara
Cayarsam eğer nefesimden

Suçlusu sensin
Hakkım helal değil

15.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


ÖRTÜ
Yatağına serdiğin
Beyaz örtüyü
Yıkayıp da kenara
Kaldırdın mı yoksa
Terimizin kokusuyla
Tenimizin dokusuyla
Ah o gece tutkusuyla
Duruyor mu hala ?

Masada sönen mumlar
Ne çok şey anlatırlar
Alev alev hatıralar
Yanıyor mu hala ?

Gözlerin gözlerimi
Ellerin ellerimi
Nefesin nefesimi
Arıyor mu hala ?

Beklerim senin için
Kanarım için için
Yüreğin benim için
Atıyor mu hala ?

14.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.
Fotoğraf : Cenk Burhan ÖZER

6 Ekim 2009 Salı

ŞİİRLER 51 ( "Hala","Sadece sana","Yok" )




HALA

Sarardı mı fotoğraflar
Saklıyor musun mektupları hala
Denk gelir miyiz acaba yine
Şans eseri İstanbul’da
Sarardı mı fotoğraflar
Saklıyor musun mektupları hala

Kaç sene geçti
Altı mı yedi mi
Isıtamadım sensiz
Hiçbir kış mevsimini
Kaç sene geçti
Altı mı yedi mi

Aşk için bir daha savaşamadım
Yalnızlığa da bir türlü alışamadım
Çok denedim ama karışamadım
Aşk için bir daha savaşamadım

Okurum mektupları hala
İlk gün gibi ezberden
Sesini duyarım sanki
Derinlerde bir yerlerden
Okurum mektupları hala
İlk gün gibi ezberden

Hayat işte ne yapsın insan
Akıyor su gibi zaman
Anlamıyorsun hızını bir an
Dönüp de geriye bakmadın mı
Elde, avuçta, akılda
Ne kadarsa artık kalan
Hayat işte ne yapsın insan
Akıyor su gibi zaman

04.10.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


SADECE SANA

Kimseye bakmadım
Sadece sana
Dibi görünen
Tertemiz sular gibi için
Ve göstermedim içimi
Senden başkasına

Açmadım kimselere
Nasıl da sert bir kış mevsiminde
Delerek mezarım olmaya niyetli karları
Açtığım gibi sana

Kaçmadım savaşmaktan
Bir an bile yorulmadan
Anlattım nasıl sevdiğimi
İnanmasalar da
Anlamasalar da
Unuturum sansalar da

Bir fotoğrafla uyudum her gece
Yastığıma sakladığım
Pembe bir şapkayla çekilmiş
Başına zorla taktığım

Rüyalarımda bile sen
Belki benden bile önce
Yazılmıştın alnıma
Yazmadım ah kimseye
Böyle bir şiir
Aşığım bir
Ve sadece sana !

06.09.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

YOK

Söndü ateşi
Küllerinden doğacağı yok
Bir bebeğin anasının karnından
İki defa doğacağı yok

Harabe olmuş, mahvolmuş
Tükenmiş bir adamım şimdi
Bitmez sandığımız günler
Ne de çabuk uçup gitti
Saramazsın geriye
Zaman hep ileriye
Yalvarsan da saniye
Durup bekleyeceği yok

Denedim, her yolu denedim
Tükendiği yerdeyim çarelerimin
Bu hapishanede yüreğimin
Bir gün daha çekeceği yok

Kendimi azad ettim
Ama kuş gibi hafif de değilim
Pişman olmamak sadece
Bundan böyle tek istediğim
Anladım ki senin gibi bir delinin
Benim gibi bir divanenin
Dağlar denizler gibi sevgisinin
Değerini bileceği yok

04.10.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Cenk Burhan ÖZER

3 Eylül 2009 Perşembe

ŞİİRLER 50 ("Duramıyorum","Bu kış","Acemi birliği")



DURAMIYORUM

Ne zor şey anlatmak
Sana olan sevdamı
Söylemesem de çatlarım
İçimde tutamıyorum

Sesini duysam telefonda
Kuşlara özeniyor yüreğim
Bilsen nasıl istiyorum da
Kanatlanıp uçamıyorum

Takılıp kalıyor aklım sende
Göremeyince iki gün gözümün önünde
Bir an bile çapkınlık edip de
Başkasına dönüp bakamıyorum

Gözlerimde meğer ne çok yaş varmış
Seninle her an'a şükretmek lazımmış
En güzel nimetler önümde sıralanmış
Hiçbirinin tadına varamıyorum

Yaz gelmiş ortalıkta anlamsız bir neşe
Oynaşıyor bana inat serçeyle meşe
Yüzümü dönüp de pırıl pırıl güneşe
Oturup hayal bile kuramıyorum

Gece ben hariç herkes yatakta
Sabah herkesle bir ben de ayakta
Mışıl mışıl uyumak vardı yanında
Yorgunluktan ölsem de sızamıyorum

Yollara düşsem direnip bahtıma
Alırsın herhalde gelirsem kapına
Saçının teline bile hasret kalınca
Durduğum yerde duramıyorum

14.08.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


BU KIŞ

Bu kış seni ben ısıtacağım
Korkma sen ne fırtınadan
Ne de diz boyu karlardan
Yüreğimde yazdan biriktirdiğim güneşler
Teninden ter olup süzülecekler

Felekten günler çalacağız kendimize
Bulunur bir yedek yerimize
Soğuktan buharlaşan nefesine
Nefesimden baharlar katacağım
Az kaldı bak bekle
Bu kış seni ben ısıtacağım

03.09.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN


ACEMİ BİRLİĞİ

Açılır zamanla
Kilitli sandıklar
Karaya vurur
Yılların öfkesi
Sorarsın ne ara
Yaşlandık bu kadar
Çok mu uzakta şimdi
Çocukluğun neşesi

Kapanır zamanla
Aralık kapılar
Öğrenir insan
Ümidi kesmeyi
Sorarsın ne ara
Yaralandık bu kadar
Ne de çabuk bitmiş
Acemi birliği

22.07.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 49 ("Kalanların","Sebepsiz","Sessiz sedasız")





KALANLARIN
Yüreğimde duygular
Yalnızlığa teslim
Sorma bana sakın
Unutabilir miyim


Gelişini yollara serpilmiş
Sonbahar yapraklarına basarak
Ve kokun senden önce ulaşır
Rüzgarlarla yarışarak


Işıksız gece
Yıldızlar uzakta parlar
Burnumun ucunu bile
Göremem kederimden
Örtsün üstünü
Örtsün karlar
Kalanların
Bir sonbahar mevsiminden


21.07.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.




SEBEPSİZ
Kalakaldık burada
Kelimeler ve ben
Bir evin balkonunda
Yapayalnız


Ben ağlarım kalem ağlar
Boş kağıtları karalar
Gidenleri kim anlar
Zamansız


Ama ne çare
Kader ağlarını örünce
Sevdanın gücü bile
Yetersiz


Fark etmez ne kadar öfke
Yada kırgınlık var içinde
Bahanesi bol olsa bile
Sebepsiz


22.07.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.




SESSİZ SEDASIZ
Parçalardan bütün olduk
Bütünden paramparça
Kanadı kopmuş kuş
Ne eder uçamayınca


Yüreğimin derinlerinde şimdi
Dibe vurmuş başıboş bir gemi
Sessiz sedasız battı limanda
Kendine yer kalmayınca


23.07.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

16 Temmuz 2009 Perşembe

ŞİİRLER 48 ( "Karalama defteri","Bağışla","Beni neden aramadın ?" )



KARALAMA DEFTERİ
Yangından mal kaçırır gibi
Kaçırdın kendini benden
Silebilecek misin peki
Ebediyen yüreğinden

Arındırır gibi basitçe
Özensiz yazılmış bir öyküyü
Yalan yanlış kelimelerden

Ellerimin ellerine değişini
Gözlerimin gözlerinden geçişini
Bedenimi ilk keşfedişini
Unutabilecek misin ?
Gerçekten …

Yaparsan ötesi yok
Takdir ederim yürekten
Bir ben kurtulamadım
Karalama defterlerinden…

16.06.09 / ANKARA
Ferit GÜNAYDIN.

BAĞIŞLA
Gidiyorum ama habersiz değil
Esirgeme vedanı benden
İstemli bir terk edişmiş gibi
Hesap sorma yüreğimden

Tutunamadım gitti dallarına
Kırıldı kaldı ellerimde
Kaç kez bıkmadan denedim
Sonuç aynı her seferinde

Birileri planı yapmış
Ben nelerle savaşmışım
Sulara uzak kalmış
Büsbütün kurumuşum

Zaferler veremedim sana bağışla
Bağışla bilsen nasıl yaralıyım
Kalanlardan farklı değilim oysa
En az onlar kadar sevdalıyım

Kendi halimde yaşadım
Yine de çok geldim bu şehre
Kuruşu kuruşuna saydım
Borçlu çıktım bak yine de

Şimdi gitmeye var da
Dönmeye bir daha yok halim
Ama bu benim elimde değil
Hakkını helal et yarim.

18.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

BENİ NEDEN ARAMADIN ?
Saatlerce telefonun başında
Her an çalacakmış telaşında
Tükendim her günün akşamında
Beni neden aramadın ?

Sanki kimim kimsem varmış gibi
Duvarlar dinledi dertlerimi
Merak etmedin mi hiç halimi
Beni neden aramadın ?

Kusurum mu oldu bilmeden
Ödüm koparken incitmekten
Uyuyamadım düşünmekten
Beni neden aramadın ?

Söz verdiğin halde
En son görüştüğümüz yerde
Dünmüş gibi hayalimde
Beni neden aramadın ?

Haberini aldım oradan buradan
Dönmüşsün gurbetin yolundan
Şüphe mi ettin bulacağından
Beni neden aramadın ?

Elbet yoluma çıkacaksın
Mazeretten medet umacaksın
Bir de bana soracaksın
Beni neden aramadın ?

30.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Ferit Günaydın (www.feritgunaydinfoto.blogspot.com)



ŞİİRLER 47 ( "Sildim","Yaz gibi","Katlanırım" )



SİLDİM
Sildim bütün izlerini
Sanki hiç olmamışsın gibi
Gelişin çok başkaydı oysa
Gidişin gibi değildi

O zamanlarda ben
Ne kadar iyi niyetliydim
İyilikten maraz doğar
Bunu baştan bilmeliydim

Görmezden geldim
İyi bakmak lazımmış
Marifet sandığım
Unutmak aptallıkmış

Özlemiyorum şimdi seni
Sanma ki pişmanım
Hatta yepyeni
Aşklara bile hazırım

Eskiden bizim olan ev
Artık benim sayılır
Duvarları beyaza
İki günde boyatılır

Koltuklar halılar perdeler
Tenine değen bütün giysiler
Hatta dudağına değen
Bardaklar bile çöpteler

Üç beş kuruştur yani
Özgürlüğün bana maliyeti
Sana fazladan verdiklerimin de
İstemem iadesini

Zaten sende ne gezer
Öyle bir asalet
Canımı bile alırdın
Edebilseydin cesaret

Hadi yolun açık olsun
Geçtiğin yolları kapattım
Coğrafyasını değiştirdim
Haritasını yırtıp attım

Arasan da bulamazsın
Daha benim gibisini
Elbet bir gün anlarsın
Kimi kaybettiğini

16.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YAZ GİBİ
Seni bir yaz gibi yaşasaydım
Çocukluktan kalma
Dudaklarımda tuz tadı
Tenimde deniz kokusu
Dallarda incir, erik, kiraz
Çiçeklerle dolu bir yaz

Büsbütün cıbıldak
Tenimizden başka giysimiz olmasaydı
Denize paralel koşarken kumsalda
Ayaklarımıza yosunlar dolansaydı

Limanda demirli sıra sıra tekneler
Güvertelerinde canım balık kokusu
Vakti gelen çıkardı seferine
Yoktu kimsenin dalgalardan korkusu

Dudaklarım öpülmemiş hiç
Tenime ten değmemiş
Gökteki yıldızlar az
Hayallerle dolu bir yaz

Büsbütün cıbıldak
Utanmayı henüz öğrenmemiş iki çocuk
Atsaydık kendimizi sulara
Her yanımız güneşten kavruk

Ah yaşasaydım seni böyle
Bir gün bile olsa
Yüz yaşında da ölsem
Kalırdı hep hafızamda…

29.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KATLANIRIM
Vuslatına kadar yüzünün
Aldığım her nefes zulüm
Ne edeyim geçip giden günleri
El midir dost mudur hüzün

Rüzgarlar yolladım sana gelmedi mi
Kokusuyla yüklü tenimin
Az mı kanadı için için
Yaraları yüreğimin

Ah dedim ne denir
Çiçek açar mı her toprakta
Elleri uzanamayınca
Laf oldum ağızlarında

Etmem yine de şikayet
Bakma böyle nazlanırım
İste sen yeter
Her derde katlanırım…

05.07.09 / Ankara

Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Jean Paul Nacivet ( low tide, dream time )




ŞİİRLER 46 ( "Yeniden","Hoş geldin","Gençlikten kalma" )




YENİDEN
Tunceli’nin dağlarıyla
Ankara’nın sokakları
Farklıdır sanma
Hasret her yerde aynı
Vuruyor insanı

Sıçratıyor uykudan
Eser var mı huzurdan
Ayrı kaldın dostundan
Yarılarken hayatı

Şimdi hüzünlü de olsa
Güleceğiz elbette
Yaşanılmış anılar
İki ayrı gurbette

Şimdi gözlerimizde ışıl ışıl
Kavuşmanın heyecanı
Şimdi zorlu ve uzun
Bir gecenin sabahı

Senin ceplerinde taşlar
Tunceli’nin dağlarından
Benim gözlerimde yaşlar
Ankara’nın sokaklarından

Zaferlerden bahsedeceğiz
Gelecekten ve ümitlerden
Bir de kadere söz geçse de
Ayrılmasak yeniden…

12.07.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

HOŞ GELDİN
Hoş geldin yüreğimin neşesi
Gözyaşımın tesellisi
Dostlukların ebedisi
Hoş geldin

Kaç gece saydık
Umutlara dayandık
Dağıldı bak karanlık
Hoş geldin

Şimdi bizimdir yine sokakları
Birlikte büyüdüğümüz şehrin
Kanatlanacak eskisi gibi
Yüreğimle yüreğin

Büyüdük elbet
Ama çocuğuz hala
Devam edeceğiz kaldığımız
Yerden tamamlamaya

Bilirsin nasıl özledim
Bilirim nasıl özledin
Hoş geldin yüreğimin neşesi
Gözyaşımın tesellisi hoş geldin.

12.07.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GENÇLİKTEN KALMA
Ah onca yaşanan
Albüm albüm fotoğraflar
Ceza gibidir çekerim
Aynı şehirde aynı yollar

Sen gittin ben kaldım
Sahilde seninle ilk tanıştığım
Denize karşı sigara tüttürmek
Gençlikten kalma alışkanlığım

İnsana küsülür de dünya’ya küsülmez
Burada doğmuş burada büyümüşüm
Ben de meğer herkes gibi
Kendi kaderime yürümüşüm

Bunca yıldan bana
Kala kala anılar kaldı
Güya gözlerin benden başka
Kimseye bakmayacaktı

Hala aynı mahallede
Babamdan kalma evdeyim
Kimsecikler kalmamış
Kime şikayet edeyim

Beraber yürüdüğümüz yollardan
İnerim yapayalnız sahile
Yakarım bir ağıt bir de sigara
Albümlerde kalan günlere

16.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Yulia Piletinka ( hydrangea and old books )

ŞİİRLER 45 ( "Bu sefer","Habersiz","Eksik","Onlardan" )





BU SEFER
Bu sefer olmadı
Daha önce de olmamıştı
Ama bu son sefer var ya
Hiç böyle olmamıştı

Zor desem az
Kor desem az
Ne desem az
Acayip bir şey…

29.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.




HABERSİZ
Hazırla kendini bana
Habersiz bir sabah vakti
Güneşle bir geleceğim

Teninde filizlenecek
Yüreğimin çiçekleri
Çiçekler içinde seni
Büyüteceğim

Önemsiz olacak tarihi takvimin
Bileceğiz ki zaman sonsuz
Sileceğiz tek tek geçmişin
Bütün yaralarını sorgusuz

Ölüme kadar sonra
Vade dolmadan
Gitmeyeceğim

Hazırla kendini bana
Çünkü bir sabah
Habersiz geleceğim

05.07.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.




EKSİK
Kaldırıp koysam kenara
Benim olan ama asla
Bana ait olmayan
Bunca çaba

Geldiğimiz yere geri
Dönmek için değil mi
Sade ve sadece
Bunun için değil mi
Bu çılgın koşuşturmaca

Nasılsa tamamlanmayacak
Ömür dediğin yüz yıl değil
Beş yüz yıl da olsa
Hep eksik kalacak
Asla artmayacak

Değil mi ?

02.07.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.




ONLARDAN
Hatırlat kendini bana
Unutmuş olabilirim
Ayıramayınca acıyla tatlıyı
Geçmiş yaşantıyı
Komple sildim

Hafızamda kalan
Belli belirsiz birkaç yüz
Birkaç sıcak dokunuş
Bir de kokusu kimi tenlerin

Söylesene yoksa sen
Onlardan biri misin ?

08.07.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Teresa Au Yeung ( lonely bird walking on the steps )

14 Haziran 2009 Pazar

ADAM OLMAK HEVESİ - Şiir


Neyimiz var ki
İki valize sığmayacak
Bizim midir sanki
Beden bile kiralık

Öyle bir hal ki
Ateşler almayacak
Paramparça kalbi
İstenirse helallik

Ama insanoğlu tuhaf
Çıkarlar çatışınca
Dost olur düşmanlar
Kıyamet kapısında

Hadi verdik gitti
Kimde varsa hakkımız
Taşında toprağında
Yoktu zaten gözümüz

Misafiri olduk dünyanın
Onun da en edeplisinden
Cayamadık gitti
Adam olmak hevesinden

14.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


YARİN OLAYIM - Şiir


Bırakıp da gitme beni
Tamamlarım eksiğini
Fısıldarım eğilip kulağına
Kimsenin söylemediğini

Yeter ki tut elimi
Önemsemem mevsimini
Görürsün benden
Annenden bile görmediğini

Buyur şöyle yamacıma
Yazalım bir güfte aşka
Ritmine göre kalbin
Uydururuz makamına

Hadi bir sarıl sıkıca
Ölümlüyse madem dünya
Her anını harcamadan
Varmayalım toprağına

Bedeninde gezgin olayım
Nefesinde ses olayım
Seni kim yaratmışsa
Ben ona kurban olayım

Yarımım tam olayım
Sadece senin olayım
Razıyım kaderime
Yeter ki yarin olayım

14.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

13 Haziran 2009 Cumartesi

HESAP - Şiir


Tepe midir dağ mıdır
Yavaş yavaş tırmanırız
Bedeli kahır mıdır
Nasıl olsa alışığız

Görülmüş şey mi bir arada
İnsanın iyisiyle talihin iyisi
Yatıyorsun bak koynumda
Hesap budur boştur gerisi

Nedir ki şu yalan hayatta
Cebine giren insanın
Çıkınca son yolculuğa
Anısından başka yaşananın

Makamına malına mülküne
Verilir mi bir bakış sevdalı
Değil mi dünya’nın kendi bile
Bir ömürde kiracı

Ağlama bunlara değmez
Ha altın ha çakıl taşı
Muhabbeti olanın
Buğdaydan da olur aşı

13.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


11 Haziran 2009 Perşembe

HABERİN VAR MI ? - Şiir


Açık bir denizsin
Pırıl pırıl ve serin
Kapıldım sularına
Haberin var mı ?

Dönüm dönüm arazisin
Vatanı rengarenk çiçeklerin
Ben de göğe baş verdim
Haberin var mı ?

Farkın yok fırtınadan
Kopardın bağlarımdan
Peşin sıra savrulduğumdan
Haberin var mı ?

Buhar olup uçtuğumdan
Yağmur olup yağdığımdan
Sende ölüp sana doğduğumdan
Haberin var mı ?

Unuttum o büyük sözümü
Gördüğümden beri yüzünü
Bütün dertlerimin çözümü
Sendedir haberin var mı ?

11.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

9 Haziran 2009 Salı

NEREDESİNİZ - Şiir


Güneş rengarenk
Kayalara vuruyor
Kayalarda rüzgarlar
Saçlarımı dağıtıyor
Sanki uzansam
Tutuverecekmişim gibi
Oysa ki onlar da
Tıpkı sizin gibi

Yaklaştıkça kaçıyor
Yaklaştıkça kaçıyor

Veda ediyorum gündüze
Geceyi selamlıyorum
Harı hiç dinmeyen
Bir ateşle yanıyorum
Mehtap ve yakamoz
Birbirine karışıyor
Mücevherleriyle deniz
Karanlıkta salınıyor
Bir sır gibi fısıldayarak
Paylaşıyorum isminizi
Oysa ki onlar da
Tıpkı benim gibi

Neredesiniz bilmiyor
Neredesiniz bilmiyor

Boğuşup duruyorum
Deliliğin sınırında
Tanrının kader diye
Alnıma yazdığıyla
Dağlardan taşlardan
Sulardan ümidi kesip
Kaldırıyorum ellerimi
Soruyorum Tanrıya
Oysa ki o da
Tıpkı onlar gibi

Hiçbir şey söylemiyor
Hiçbir şey söylemiyor

09.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

8 Haziran 2009 Pazartesi

İSYAN - Şiir


Bacalardan dumanlar tüter
Yüreğimden hüzünler
Düşer sonu gelmez bir boşluğa
Yakaladığım ufak tefek ümitler

Gece olur yanar lambaları sokakların
Benim evimde göz gözü görmez bir karanlık
Aramızda onca zaman yaşananların
Hatırı bile kalmamış iki selamlık

Ezan okunur beş vakit günde
Ben onbeş vakit Allah’a isyan ederim
Ödeme kalsın borcunu ahirette
Ben boşa giden yıllarımı isterim.

08.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.



7 Haziran 2009 Pazar

AÇILMA - Şiir


İsteme benden gizli saklı sevmeler
Kovalamaz bırakır gündüzleri geceler
Manasızdır parça parça heceler
Yıldızlara güneşin yerini tutturamam

Seni sevdiğini senden saklayamam
Kalbimi böyle zalimce harcayamam
Olur da küser vazgeçerse hayattan
Ben bu günahın vebaliyle yaşayamam

Gizlenir mi zaten bütün dünya örtse üstünü
Deler geçer bir kez görebilmek için yüzünü
Birbirine sokmuşsun baharını güzünü
Ben onun söyleyecek sözünü sakınamam.

07.06.09 / Amasra
Ferit GÜNAYDIN.

2 Haziran 2009 Salı

FRANSIZCA ŞARKILAR EŞLİĞİNDE - Şiir


Çıktığında karşıma
Yararak karanlığını gecenin
Nerede kaldın dedi
Niçin bu kadar beklettin
Daha çabuk gelirdim dedim
Yaşadığını bilseydim
Artık ümidi kestiğim
Ruhumun ikizinin

Akıp gittim gözlerine
Tanıdıktı yolları
Sanki çocukluğumun
Çiçekli sokakları

Zifiri karanlıkta
Işıklar saçıyordu
Besbelli yüreği
Derinden yanıyordu

Kış mıydı bahar mıydı
Bir serin bir sıcaktı
Kuralına aldırmadan
Oyun oynayan bir Marttı.

Fransızca şarkılar eşliğinde
Tek kelimesini bile anlamadığımız
Geceleri sabahlara bağladık
Sevişmeye doyamadığımız

Sonrası zamanın
Klasik sınavları
İki yanı uçurum
Can alan virajları
Başka ne olacaktı ki
Başka ne olacaktı

02.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

31 Mayıs 2009 Pazar

İKİ KÜÇÜK YÜREK - Şiir


İki küçük yürek
Birbirine sevdalı
Biraz kırılgan biraz ürkek
Paylaşırlar hayatı

Tertemiz havalarda
Ah çekerek derinden
Dilekler tutarlar
Yıldızlı gecelerden

İki küçük yürek
İki faninin ömründe
Başka başka sularda
Gemilerle seferde

Hiç bıkmadan düşünüp
Limandaki buluşmayı
Çocuklar gibi gülüşüp
Filozoflar gibi konuşmayı

Zehir ederler bedene
Her günü istemeyerek
Ömürleri bitse de
Özlemleri bitmeyecek

31.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

26 Mayıs 2009 Salı

BİR GÜN - Şiir


Bakacak mıyım sana bir gün
Tırmanıp yokuşları
Saya saya kuşları
Tepesinden Kaz Dağları'nın
Körfezi izler gibi

Coşacak mı ruhumuz
Yaşa başa bakmadan
Bir an gibi çocukluktan
Bahçedeki ağacın dalından
Meyvesini yer gibi

Sen ve ben el ele bir gün
Dalıp da gidecek miyiz
Kumuna dokunarak denizin
Uçarı bir hevesin
Peşine düşer gibi

Ayrılacak mı yoksa yollarımız
Kavuşamadan daha kollarımız
Dönemeden seferinden
Çatlayıp orta yerinden
Batan gemiler gibi

26.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ACIKMASAM - Şiir


O faturası bu faturası
Bitemedi gitti sırası
Geriden gelir arayı açar
Yalvartmasa bir de

Kaşıkla kazan kepçeyle dağıt
Sen yakarken ardından ağıt
Kimi de sapıtır havaya saçar
Gerinmese bir de

Bir parça kağıdın derdi
Gecemi gündüzümü gerdi
Halbuki bir andır noktayı koyar
Çektirmese bir de

Yaşamak lazım arada unutarak
Havası da mı parayla memleketin
Yürümek güzel de sokaklarda
Acıkmasam bir de

26.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

18 Mayıs 2009 Pazartesi

KAPIDAKİ - Şiir


Beni artık sevmiyorsun
Duymama gerek yok bunu senden
Kapıdaki ayrılıkmış
Bakıverdim pencereden

Yine mi geldin dedim
Seni bir daha görmem sanıyordum
Kan kaybeden bir aşkı
Yaşatmaya çalışıyordum

Dedi ki aşkın sana kalsın
Sen ölmeden ölmez ancak
Bu saatten sonra asla
Eskisi gibi olamayacak

18.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

8 Mayıs 2009 Cuma

DÖRT MEVSİM - Şiir


Ne için ağlıyorsun
Değer mi ardından
Vadesi dolanın
Bilmez misin hiçbir mevsimin
Bir senelik
Saltanatı olmaz

Kalıcı sanma
Doğan hiçbir güneşi
Çünkü hiçbir güneş
Gecesinden kaçamaz

Basittir yapman gereken
Yalnızca gündüzü değil
Geceyi de barındıran
İçinde dört mevsim taşıyan
Birini bulacaksın

Bir daha da böyle
Ağlamayacaksın !

08.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

18 Nisan 2009 Cumartesi

KARAKTER - Şiir


Tek başına bu kocaman evde
Soğuk ve ruhsuz bir şehirde
Dağıtsa da kederler
Toplanır hep hayalinle

Sözünden şüphe etmez
Geleceğim dedin ya
Çekip gitmez bekler
Sevdasının başucunda
Son ümidin
Alevi sönmez
Deseler de
Her giden dönmez

Karakterine dahildir
İhanet edemez gidene
Yoksa bir kaşık suda kafidir
Boğulmak isteyene

18.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

16 Nisan 2009 Perşembe

ALACAĞIN OLSUN - Şiir


Alacağın olsun beni bu gece sensiz bıraktın
Gel de yat şimdi seviştiğimiz yatakta yalnız
Geçerli mazeretleri sormadan sıraladın
Ama şu hayat dediğin ne kadar insafsız

Sen ve ben sevgilim
Çiçek ve toprak gibi
Toprak ve vatan gibi
Vatan ve bayrak gibi

Hep beraber olmalıyız
Hep beraber olmalıyız

16.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


14 Nisan 2009 Salı

İKLİMİ BENDEN GÜNEŞİ SENDEN - Şiir


Vadesiz hesabın var kalbimde
Adını ver yeter dilediğinde
Neyi var neyi yoksa elinde
Ellerine düşünmeden bıraksın

Rotası benden rüzgarı senden olsun
Keşfedilmemiş kıyılara yanaşalım
Aşkına da ortak olurum acına da
Yasını da beraber tutarım

Arada bir gülümse yeter
Çiçeklerini soldurma bahçende
Elemdir düşmanı gençliğin
Laleler açsın göğsünde

Ekelim hadi gel tohumunu
Büyütelim özenle
İklimi benden güneşi senden olsun
Kökleri derinlerde

14.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

HATIRA - Şiir


Bir ilkbahardan hatırasın bana
Alnıma kader diye yazılmış
Rafa kaldırdım sevdayı ardından
Anladım ki yüzü çift taraflıymış

Ne için yaşamalıyım şimdi
Görmek için mi bir daha çektiğini
Bıçak gibi kese kese
Ellerimin arasından ellerini

Randevum var acılarla
Mevsimi değişti ömrün
Eceliyle ölseydi gençliğim
Namına söver miydim bugün

14.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

10 Nisan 2009 Cuma

BAHARIN BAŞINA VURMUŞ - Şiir


Baharın başına vurmuş sevgilim
Gençliğin coşkusuyla gereksiz
Ben de geçtim o yollardan
Bulamazsın dikensiz
Bir tek gül bile

Kanayacak parmakların
Tutmasını bilmezsen
Kapanmaz ki yaraların
Karşılıksız sevmezsen
Bir tek gün bile

Bal bal demekle ağız tatlanmaz
Bal alacak çiçeği bulmak lazım
Savaşmakla gönül alınmaz
Kapısını çalmak lazım
Bir tatlı söz ile

10.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


NEREYE GİDER - Şiir


Bastığın yeri bilmeden
Devrilene kadar yürüsen mi
Daha fazla didinmeden
Ben de basıp gitsem mi

E ben sana dediydim derim
Denk gelirsek bir vakit yine
Dinlemedin ki ciğerim
Aklın kim bilir nerelerde

Gezinirdin çayırlarda
Avare çobanlar gibi
Battı balık yan gider de
Nereye gider öğrendin mi

Çek bakalım yelkenleri
Vurdun dibe artık çıkarsın
Gemi sağ olsun gemi
Rüzgarını yakalarsın

10.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


BALIK KAVAĞA ÇIKINCA - Şiir


Daha iyisini bulacaksın
Bir kuş gibi uçacaksın
En alasına konacaksın
Balık kavağa çıkınca

Hak ettiğin ne varsa
Umduğundan çok daha fazla
Sanki bir melek dünyada
Balık kavağa çıkınca

Hızır gibi yetişecek
Yorulmadan sevişecek
Kovsan da gitmeyecek
Balık kavağa çıkınca

Anan gibi kucaklayacak
Kartal gibi kollayacak
Bir gül gibi koklayacak
Balık kavağa çıkınca

Gece gündüz nazlanacaksın
Kral gibi taçlanacaksın
Beni çoktan unutacaksın
Balık kavağa çıkınca

10.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DENSİZ - Şiir


Durur musun bensiz
Çekip gitsem habersiz
Bir günüm de sensiz
Geçsin istesem

Alışsam yalnızlığa
Karanlıktan aydınlığa
Kuruttuğun topraklara
Yeniden su versem

Unutsam derdimi
Suçlamasam kendimi
Açsam perdelerimi
Manzarayı seyretsem

Kanatlanmış kuş gibi
Tene ilk dokunuş gibi
Küllerimden doğmuş gibi
Özgürlüğü hissetsem

Krize de girsem
Dünyaya da sövsem
Deliye de dönsem
Yine sana dönmesem

Durur musun bensiz
Benim gibi sensiz
Senin gibi densiz
Olamıyorum desem

10.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

2 Nisan 2009 Perşembe

SADE - Şiir


Biriktirdim yılları harcayamadım
Bohçalara sardım çocukluğumu
Kazıkları yedim de kavrayamadım
Sen de atmalısın kanununu

Yağmurdan gözyaşı çaldım
Bu kız nasıl ağlamaz demesinler diye
İçin için kanardı oysa
Taş bile koysam yüreğimin yerine

Arkamdan vuranları bildim hep
Vuramadım yüzlerine hatalarını
Almasın Allah dedim
İnsanın elinden insafını

İşim gücüm vardı uğraşamazdım
Bir benmişim gibi abartamazdım
Değerini bilirdim sözlerin
Her önüme gelenle konuşamazdım

Hissettim ama gösteremedim
Sadesi güzeldir insan olana
Müstakil bahçeli bir evmiş gibi
Aşkın yolunu soran sorana

Vakit hep dardı
Fırsatım olmadı ağlamaya
Durur muydu sanki desem
Yeter artık yoruldum ey dünya

02.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.