30 Aralık 2009 Çarşamba

ŞİİRLER 57 ( "Kanadını unutan kuşlar","Dua" )

KANADINI UNUTAN KUŞLAR

Saymadım kaçıncı bu
Zamanla yarışıyoruz
Çaktırmadan kimseye
Saniyede oynaşıyoruz
Sanıyorlar ki
Arkadaşız sadece
Bilseler bir de
Nasıl tanışıyoruz

Boğuluyorum yok ötesi
Bu düzen uymuyor bana
Olduğun gibi değil
Bizim gibi olsana

Bir kanun var yani
Zehir gibi acıdır sözü
Her girdiğimiz yerde
Bekçilerinin gözü
Üzerimizde geziniyor
Yada öyle sanıyoruz
Amacı da bu zaten
Gittikçe deliriyoruz

Şimdi yazdığım gibi keşke
Diyebilsem ona da
Aşkım bebeğim sevdiğim
Korkmadan uluorta
Ama bu memlekette biz
Kanadını unutan kuşlar
Unutmayanlar da zaten
Takır takır vurulurlar

26.12.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


DUA

Yeni bir yıl daha kapıda
Sevdiğim sana doysam
Bu yıl da geçen yıl gibi
Günden güne solmasam

Açık mavi olsa gökyüzü
Yeşili parlasa gözlerinin
Kalbimdekilerin özü
Temelidir sözlerimin

Tekrarlarım sayıklar gibi
Adını akşam ezanlarında
Bir gün kabul olur elbet
İç çekişler dua tadında

Ah bir aman zamanda
Şüphe etmem geleceğinden
Korkmadan sevsem seni
Korkmadan gideceğinden

Uyansam pencereden giren
Tatlı sabah rüzgarıyla
Öpsem en özelinden
Öpsem seni doyasıya

Kalıpsız kıyafetsiz
En sahici yanlarımı
Açsam ardına kadar sana
Bütün kapılarımı

Yarımlar tam olsa
Sürdüğüm sefa olsa
Diktiğimiz fidanlar
Büyüyüp ağaç olsa

Yeni bir yıl daha kapıda
Dediğim an seneye bugün
Geçmiş olsa çoktan
Şu yaşadığımız hüzün

31.12.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

5 Aralık 2009 Cumartesi

ŞİİRLER 56 ("Aşk mı ?","Anladım","Arzu")



AŞK MI ?
Akıl başa yar olur mu
Bastığım yer diyar olur mu
Halim bahtiyar olur mu
Yanımda sen olmayınca

Kırık telden saz olur mu
Bir güneşten yaz olur mu
Bende işve naz olur mu
Yanımda sen olmayınca

Delik kaptan tas olur mu
Kolay olsa yas olur mu
Acıdan miras olur mu
Yanımda sen olmayınca

Karaları ak mı sanırsın
Yaşadığın aşk mı sanırsın
Her şey sana hak mı sanırsın
Yanında ben olmayınca

05.12.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

ANLADIM
Hissemi kaptım
Son sahneyi geçelim
Dört yanım deniz kesti
Neredesin ciğerim

Ne bakım isterim ne belasını
Süremedim ki hiç sefasını
Ah acının en alasını
Tekrar tekrar öğrendim

Ağzımdan yeller alsın
Yüreğimden seller alsın
Cehennemin bir ucunda
Sonsuza dek dolansın

Sevda değil mübarek
Dört köşeli tekerlek
Ömür geçti beklemekle
Anladım ki dönmeyecek

04.12.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

ARZU
Kuş olsam da kanatlanıp uçsam
Bir açık pencereden içeriye dalsam
Bedenini bir şaheser saysam
Baksam baksam baksam

Ne desem de kandırsam seni
Bilsen keşke nasıl eridiğimi
Şu olgun çağımın meyvelerini
Toplasan toplasan toplasan

Emir sayıp tek bir sözüne
Yanmışım zaten çoktan özüne
Gelmişimi geçmişimi önüne
Sersem sersem sersem

Öyle bir geçsem ki kendimden
Süzülsem ter olup teninden
Hiç çıkmadan ekseninden
Dönsem dönsem dönsem

Ellerini kollarını yollarını
Farkında bile olmadığın huylarını
En dip köşe kuytularını
Keşfetsem keşfetsem keşfetsem

Ne fark eder ki Ankara
Yada İstanbul’un orta yerinde
Delirmişim gibi seninle
Sevişsem sevişsem sevişsem

26.11.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.
Fotoğraf : Cenk Burhan ÖZER (apple man)

23 Kasım 2009 Pazartesi

ŞİİRLER 55 ("Merak ediyorsan","Doğru","Çeyiz")




MERAK EDİYORSAN
Merak ediyorsan eğer halimi
Çok özlüyorum çok
Zaman derler her şeyin ilacı
Öyle bir şey yok

Yatağa girmemle
Uyumam arasındaki mesafe
Günden güne açılıyor
Takvimlerden dağ olsa da
Hiçbir işe yaramıyor

Konuşuyorum önüme gelenle
Havadan sudan oradan buradan
Kitaplar okuyorum deliler gibi
Ve şarkılar eksilmiyor odamdan

Uzun yürüyüşlere çıkıyorum sabahları
Sinemada ne film varsa ezberledim
Ne vakit açsam sandıkları
Aynı yerde duruyor kederlerim

Öleceğimi sandığım oldu
Gece gündüz ağladım
Dolandı dolandı sokakları
Geri döndü çığlıklarım

Tutmadı tenimde diktiğim çiçekler
İçlerinde senin tohumun olmayınca
Sıra sıra koptu gitti ümitler
Bir kez bile sesini duyamayınca

Merak ediyorsan eğer halimi
Böyle işte yalan yok
Olmasa da senden zalimi
Çok özlüyorum çok

22.11.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


DOĞRU
Acımıyormuş canı mutluymuş
Gelecekten umutluymuş
Unutmuş olanı biteni çoktan
Bir rüzgar gibi bahardan
Gülüyor gözlerinin içi
İçinde bir çocuk sevinci

Derlerse inanma
Yalan …

Yeni kollar bulmuş bedenini saran
Olmuş her çiçekten bal alanlardan
İnanıyormuş her işte bir hayır olduğuna
Gizli bir mesaj gibi Tanrı’dan

Derlerse inanma
Yalan …

Kızıyormuş sana değil kendine
Kendinden nasıl bu kadar geçebildiğine
Zalimden adalet beklemiş
Bir hiç uğruna asılan adam
Bir canım daha olsa diyor
Vazgeçerdim bu sevdadan

Derlerse inan
Doğru .

10.11.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


ÇEYİZ
Kollarında başlıyor hasret
Vuslat buna ne etsin
Sınırlıdır saadet
Biliyorum ki gideceksin

Birkaç saat bazen
Hadi olsun birkaç gün
Ayaküstü telaşında her an
Birbirine girer sevinçle hüzün

Sevişirsek bir yatakta
Şanslı sayarız kendimizi
Tutsak bir hayvanın
Zincirlerinden kopuşu gibi

Bizi gören deli sanır
Belki de delirmişiz çoktan
Olanlardan geçip
Başlamışız hiç yoktan

Gel de isyan etme sonra
İçerleme talihine
Ah bir çeyiz bile
Düzemedim sevdiğime

26.09.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Burak KAYNAK

16 Kasım 2009 Pazartesi

ŞİİRLER 54 ("Boğaziçi","Ne diyeyim","Salaklığım")




BOĞAZİÇİ

Gidiyorum bir vapurda
Boğaziçi boylu boyunca
Bir çare gibi çağırıyor beni
Atsana kendini, atsana kendini

Mevsim Ağustos
Sahici bir yaz mıdır
Dahası da mı var
Yaşadığım az mıdır

Aynı keder hep yüzlerde
Tüter dumanlar güvertede
Onlar da İstanbul’un elinde
Benim gibi oyuncak mıdır

Çok mu cahil kalırdım
Öğrenmeseydim bu yüzünü aşkın
Başkası olamaz mıydı
Bir macera yaşadığın

Bilirim şimdi neredesin
Ama asla çalmam kapını
Benim gibi sevemezsin
Kollarına aldığını

Ve olamazsın asla
Güçlü benim gibi
Seni de çağıracak bu sular
Atacaksın kendini, atacaksın kendini

16.11.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


NE DİYEYİM

Aldım haberlerini
Üzüldün mü sen
Mum gibi eriyip
Süzüldün mü sen

Ah o kör olası gurbetin elinde
Derdini anlayan yok ana dilinde
Yırtılan kağıt gibi her seferinde
Pul pul olup dağıldın mı sen

Yağmurlara alışamadın da
Güneşlere kavuşamadın da
Kimselere karışamadın da
Sessiz sessiz ağladın mı sen

Gemileri limanlara
Acıları umutlara
Duaları bulutlara
Kördüğümle bağladın mı sen

Her şeyi bildiğin halde
Kim bilir kaçıncı seferde
Sözler de biter bir yerde
Ne diyeyim ki sana ben

15.09.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


SALAKLIĞIM

Her gecenin bir sabahı
Vardır diyorum şimdi
Ne edeyim ki başka
Öleyim mi
Delireyim mi

Kırıldım evet ama
Bilsem hiç başlar mıydım
Ne geçti elime şimdi
Sancılı kalbim
Ağrılı başım

Hatalarım ne çokmuş
En büyüğü de şuymuş
Kendimi hiç kayırmadım
Salaklığım
Salaklığım

19.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Onurcan BOZ
(http://covenantt.deviantart.com)

17 Ekim 2009 Cumartesi

ŞİİRLER 53 ( "Gitmesin ağırına","Hani","İnsan" )



GİTMESİN AĞIRINA
Yakınmadan katlan
Acını bas bağrına
Sen yolladın beni
Ayrılığın yollarına

Kolay değil biliyorum
Başını taşlara vurmak
İstemezdim ben de böyle
Uykularla avunmak

Güneş gelir arkadan
Hangi gece sabahsız
Gül de biter ağaçtan
Diken değil yalnız

Alışırsın elbet, alışırım
Bugün gider dün kalır
Sevdayla da barışırım
Yel kayadan ne koparır

Yakınmadan katlan
Acını bas bağrına
Sen yolladın beni
Ayrılığın yollarına

Alamam seni bir daha
Ne koynuma ne kollarıma
Gideli çok oldu inancım
Bakmadan arkasına

Dualara durmak
Nafile bir çaba artık
Senin suçun bu ayrılık
Gitmesin ağırına

18.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


HANİ

Nasıl yaktı bu ihanet beni
Hayatımın merkezi senken
Memnun musun bari
Beni getirdiğin halden

Ne yollara girmişsin
Ellerin koynunda
Kendimi sana sakladığım
Uzun geceler boyunca

Kimlere yarim demişsin
Tek taraflıymış sadakatim
Meğer neler becermişsin
Sandım ki öleceğim

Hani sen en çok ve sadece
Hani sen sıkılmadan her gece
Ben de ne kadar safmışım
Boşversene …

18.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


İNSAN
Ne kadar manasız ne kadar saçma sapan
Aklım almıyor artık küçük hesaplarınızı
Nedir ki sevdalarınızı erdemli kılan
Korkuyorsunuz boş görmekten yataklarınızı

Beklemek uzaktaki bir sevgiliyi
Ümit etmek her yeni günde pes etmeden
Bir telefona bir mektuba bir selama
Bir kuşun uçuşuna sevinmek nedir bilmiyorsunuz

Gündelik yaşanıyor bitiyor her şey
Ve tekrar acıkana kadar bütün sabırlar
İçlerinde yükselen anlık bir ateş
Ve o ateşi aşk sanan zavallıcıklar

Bense kimsenin yolunu bulamadığı bir evde
Sıyırıp atmak istiyorum bedenimi ruhumdan
Vurula vurula kanlar içinde kalmış bir halde
Utanıyorum sayenizde insan olmaktan

11.12.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Cenk Burhan ÖZER
( http://cenkozer.deviantart.com )

14 Ekim 2009 Çarşamba

ŞİİRLER 52 ( "Adam","Suçlusu sensin","Örtü" )



ADAM
Giden gitmiş zaten
İntikam alsam geri gelir mi
Farkın yokmuş elden
Bu yazı defterden silinir mi

Aldatan aldanır biliyorum
Demiştin hatırlar mısın
Nasıl kıydın bana nasıl
Lütfen açıklar mısın

Bile bile yürüdüm sonuma
Başıma ne geldiyse aşktan
Şu herkese güvenme meselesi
Bende bir cezadır doğuştan

Oturttum seni gönül tahtıma
Çok verince insan sapıtırmış
Kazıdım bunu da iyice aklıma
Senden adam olmazmış

15.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


SUÇLUSU SENSİN
İstemezsem gayrı kimseyi
Tutamazsam ellerinden
Sevemezsem tenlerini
Ekemezsem güllerinden

Suçlusu sensin
Hakkım helal değil

Mazereti olmaz ihanetin
Medet umduğun bahanelerse
Bütün özlediklerin
Kaçırdığın trendelerse

Suçlusu sensin
Hakkım helal değil

Vereceksin hesabını
Alev alev yandığında
Sızladığında vicdan
Öldüresiye bir acıyla

Suçlusu sensin
Hakkım helal değil

Tanrı’nın bana verdiğini
Verdim sana hiç düşünmeden
Dayanamaz da olanlara
Cayarsam eğer nefesimden

Suçlusu sensin
Hakkım helal değil

15.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


ÖRTÜ
Yatağına serdiğin
Beyaz örtüyü
Yıkayıp da kenara
Kaldırdın mı yoksa
Terimizin kokusuyla
Tenimizin dokusuyla
Ah o gece tutkusuyla
Duruyor mu hala ?

Masada sönen mumlar
Ne çok şey anlatırlar
Alev alev hatıralar
Yanıyor mu hala ?

Gözlerin gözlerimi
Ellerin ellerimi
Nefesin nefesimi
Arıyor mu hala ?

Beklerim senin için
Kanarım için için
Yüreğin benim için
Atıyor mu hala ?

14.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.
Fotoğraf : Cenk Burhan ÖZER

6 Ekim 2009 Salı

ŞİİRLER 51 ( "Hala","Sadece sana","Yok" )




HALA

Sarardı mı fotoğraflar
Saklıyor musun mektupları hala
Denk gelir miyiz acaba yine
Şans eseri İstanbul’da
Sarardı mı fotoğraflar
Saklıyor musun mektupları hala

Kaç sene geçti
Altı mı yedi mi
Isıtamadım sensiz
Hiçbir kış mevsimini
Kaç sene geçti
Altı mı yedi mi

Aşk için bir daha savaşamadım
Yalnızlığa da bir türlü alışamadım
Çok denedim ama karışamadım
Aşk için bir daha savaşamadım

Okurum mektupları hala
İlk gün gibi ezberden
Sesini duyarım sanki
Derinlerde bir yerlerden
Okurum mektupları hala
İlk gün gibi ezberden

Hayat işte ne yapsın insan
Akıyor su gibi zaman
Anlamıyorsun hızını bir an
Dönüp de geriye bakmadın mı
Elde, avuçta, akılda
Ne kadarsa artık kalan
Hayat işte ne yapsın insan
Akıyor su gibi zaman

04.10.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


SADECE SANA

Kimseye bakmadım
Sadece sana
Dibi görünen
Tertemiz sular gibi için
Ve göstermedim içimi
Senden başkasına

Açmadım kimselere
Nasıl da sert bir kış mevsiminde
Delerek mezarım olmaya niyetli karları
Açtığım gibi sana

Kaçmadım savaşmaktan
Bir an bile yorulmadan
Anlattım nasıl sevdiğimi
İnanmasalar da
Anlamasalar da
Unuturum sansalar da

Bir fotoğrafla uyudum her gece
Yastığıma sakladığım
Pembe bir şapkayla çekilmiş
Başına zorla taktığım

Rüyalarımda bile sen
Belki benden bile önce
Yazılmıştın alnıma
Yazmadım ah kimseye
Böyle bir şiir
Aşığım bir
Ve sadece sana !

06.09.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

YOK

Söndü ateşi
Küllerinden doğacağı yok
Bir bebeğin anasının karnından
İki defa doğacağı yok

Harabe olmuş, mahvolmuş
Tükenmiş bir adamım şimdi
Bitmez sandığımız günler
Ne de çabuk uçup gitti
Saramazsın geriye
Zaman hep ileriye
Yalvarsan da saniye
Durup bekleyeceği yok

Denedim, her yolu denedim
Tükendiği yerdeyim çarelerimin
Bu hapishanede yüreğimin
Bir gün daha çekeceği yok

Kendimi azad ettim
Ama kuş gibi hafif de değilim
Pişman olmamak sadece
Bundan böyle tek istediğim
Anladım ki senin gibi bir delinin
Benim gibi bir divanenin
Dağlar denizler gibi sevgisinin
Değerini bileceği yok

04.10.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Cenk Burhan ÖZER

3 Eylül 2009 Perşembe

ŞİİRLER 50 ("Duramıyorum","Bu kış","Acemi birliği")



DURAMIYORUM

Ne zor şey anlatmak
Sana olan sevdamı
Söylemesem de çatlarım
İçimde tutamıyorum

Sesini duysam telefonda
Kuşlara özeniyor yüreğim
Bilsen nasıl istiyorum da
Kanatlanıp uçamıyorum

Takılıp kalıyor aklım sende
Göremeyince iki gün gözümün önünde
Bir an bile çapkınlık edip de
Başkasına dönüp bakamıyorum

Gözlerimde meğer ne çok yaş varmış
Seninle her an'a şükretmek lazımmış
En güzel nimetler önümde sıralanmış
Hiçbirinin tadına varamıyorum

Yaz gelmiş ortalıkta anlamsız bir neşe
Oynaşıyor bana inat serçeyle meşe
Yüzümü dönüp de pırıl pırıl güneşe
Oturup hayal bile kuramıyorum

Gece ben hariç herkes yatakta
Sabah herkesle bir ben de ayakta
Mışıl mışıl uyumak vardı yanında
Yorgunluktan ölsem de sızamıyorum

Yollara düşsem direnip bahtıma
Alırsın herhalde gelirsem kapına
Saçının teline bile hasret kalınca
Durduğum yerde duramıyorum

14.08.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


BU KIŞ

Bu kış seni ben ısıtacağım
Korkma sen ne fırtınadan
Ne de diz boyu karlardan
Yüreğimde yazdan biriktirdiğim güneşler
Teninden ter olup süzülecekler

Felekten günler çalacağız kendimize
Bulunur bir yedek yerimize
Soğuktan buharlaşan nefesine
Nefesimden baharlar katacağım
Az kaldı bak bekle
Bu kış seni ben ısıtacağım

03.09.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN


ACEMİ BİRLİĞİ

Açılır zamanla
Kilitli sandıklar
Karaya vurur
Yılların öfkesi
Sorarsın ne ara
Yaşlandık bu kadar
Çok mu uzakta şimdi
Çocukluğun neşesi

Kapanır zamanla
Aralık kapılar
Öğrenir insan
Ümidi kesmeyi
Sorarsın ne ara
Yaralandık bu kadar
Ne de çabuk bitmiş
Acemi birliği

22.07.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 49 ("Kalanların","Sebepsiz","Sessiz sedasız")





KALANLARIN
Yüreğimde duygular
Yalnızlığa teslim
Sorma bana sakın
Unutabilir miyim


Gelişini yollara serpilmiş
Sonbahar yapraklarına basarak
Ve kokun senden önce ulaşır
Rüzgarlarla yarışarak


Işıksız gece
Yıldızlar uzakta parlar
Burnumun ucunu bile
Göremem kederimden
Örtsün üstünü
Örtsün karlar
Kalanların
Bir sonbahar mevsiminden


21.07.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.




SEBEPSİZ
Kalakaldık burada
Kelimeler ve ben
Bir evin balkonunda
Yapayalnız


Ben ağlarım kalem ağlar
Boş kağıtları karalar
Gidenleri kim anlar
Zamansız


Ama ne çare
Kader ağlarını örünce
Sevdanın gücü bile
Yetersiz


Fark etmez ne kadar öfke
Yada kırgınlık var içinde
Bahanesi bol olsa bile
Sebepsiz


22.07.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.




SESSİZ SEDASIZ
Parçalardan bütün olduk
Bütünden paramparça
Kanadı kopmuş kuş
Ne eder uçamayınca


Yüreğimin derinlerinde şimdi
Dibe vurmuş başıboş bir gemi
Sessiz sedasız battı limanda
Kendine yer kalmayınca


23.07.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

16 Temmuz 2009 Perşembe

ŞİİRLER 48 ( "Karalama defteri","Bağışla","Beni neden aramadın ?" )



KARALAMA DEFTERİ
Yangından mal kaçırır gibi
Kaçırdın kendini benden
Silebilecek misin peki
Ebediyen yüreğinden

Arındırır gibi basitçe
Özensiz yazılmış bir öyküyü
Yalan yanlış kelimelerden

Ellerimin ellerine değişini
Gözlerimin gözlerinden geçişini
Bedenimi ilk keşfedişini
Unutabilecek misin ?
Gerçekten …

Yaparsan ötesi yok
Takdir ederim yürekten
Bir ben kurtulamadım
Karalama defterlerinden…

16.06.09 / ANKARA
Ferit GÜNAYDIN.

BAĞIŞLA
Gidiyorum ama habersiz değil
Esirgeme vedanı benden
İstemli bir terk edişmiş gibi
Hesap sorma yüreğimden

Tutunamadım gitti dallarına
Kırıldı kaldı ellerimde
Kaç kez bıkmadan denedim
Sonuç aynı her seferinde

Birileri planı yapmış
Ben nelerle savaşmışım
Sulara uzak kalmış
Büsbütün kurumuşum

Zaferler veremedim sana bağışla
Bağışla bilsen nasıl yaralıyım
Kalanlardan farklı değilim oysa
En az onlar kadar sevdalıyım

Kendi halimde yaşadım
Yine de çok geldim bu şehre
Kuruşu kuruşuna saydım
Borçlu çıktım bak yine de

Şimdi gitmeye var da
Dönmeye bir daha yok halim
Ama bu benim elimde değil
Hakkını helal et yarim.

18.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

BENİ NEDEN ARAMADIN ?
Saatlerce telefonun başında
Her an çalacakmış telaşında
Tükendim her günün akşamında
Beni neden aramadın ?

Sanki kimim kimsem varmış gibi
Duvarlar dinledi dertlerimi
Merak etmedin mi hiç halimi
Beni neden aramadın ?

Kusurum mu oldu bilmeden
Ödüm koparken incitmekten
Uyuyamadım düşünmekten
Beni neden aramadın ?

Söz verdiğin halde
En son görüştüğümüz yerde
Dünmüş gibi hayalimde
Beni neden aramadın ?

Haberini aldım oradan buradan
Dönmüşsün gurbetin yolundan
Şüphe mi ettin bulacağından
Beni neden aramadın ?

Elbet yoluma çıkacaksın
Mazeretten medet umacaksın
Bir de bana soracaksın
Beni neden aramadın ?

30.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Ferit Günaydın (www.feritgunaydinfoto.blogspot.com)



ŞİİRLER 47 ( "Sildim","Yaz gibi","Katlanırım" )



SİLDİM
Sildim bütün izlerini
Sanki hiç olmamışsın gibi
Gelişin çok başkaydı oysa
Gidişin gibi değildi

O zamanlarda ben
Ne kadar iyi niyetliydim
İyilikten maraz doğar
Bunu baştan bilmeliydim

Görmezden geldim
İyi bakmak lazımmış
Marifet sandığım
Unutmak aptallıkmış

Özlemiyorum şimdi seni
Sanma ki pişmanım
Hatta yepyeni
Aşklara bile hazırım

Eskiden bizim olan ev
Artık benim sayılır
Duvarları beyaza
İki günde boyatılır

Koltuklar halılar perdeler
Tenine değen bütün giysiler
Hatta dudağına değen
Bardaklar bile çöpteler

Üç beş kuruştur yani
Özgürlüğün bana maliyeti
Sana fazladan verdiklerimin de
İstemem iadesini

Zaten sende ne gezer
Öyle bir asalet
Canımı bile alırdın
Edebilseydin cesaret

Hadi yolun açık olsun
Geçtiğin yolları kapattım
Coğrafyasını değiştirdim
Haritasını yırtıp attım

Arasan da bulamazsın
Daha benim gibisini
Elbet bir gün anlarsın
Kimi kaybettiğini

16.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YAZ GİBİ
Seni bir yaz gibi yaşasaydım
Çocukluktan kalma
Dudaklarımda tuz tadı
Tenimde deniz kokusu
Dallarda incir, erik, kiraz
Çiçeklerle dolu bir yaz

Büsbütün cıbıldak
Tenimizden başka giysimiz olmasaydı
Denize paralel koşarken kumsalda
Ayaklarımıza yosunlar dolansaydı

Limanda demirli sıra sıra tekneler
Güvertelerinde canım balık kokusu
Vakti gelen çıkardı seferine
Yoktu kimsenin dalgalardan korkusu

Dudaklarım öpülmemiş hiç
Tenime ten değmemiş
Gökteki yıldızlar az
Hayallerle dolu bir yaz

Büsbütün cıbıldak
Utanmayı henüz öğrenmemiş iki çocuk
Atsaydık kendimizi sulara
Her yanımız güneşten kavruk

Ah yaşasaydım seni böyle
Bir gün bile olsa
Yüz yaşında da ölsem
Kalırdı hep hafızamda…

29.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KATLANIRIM
Vuslatına kadar yüzünün
Aldığım her nefes zulüm
Ne edeyim geçip giden günleri
El midir dost mudur hüzün

Rüzgarlar yolladım sana gelmedi mi
Kokusuyla yüklü tenimin
Az mı kanadı için için
Yaraları yüreğimin

Ah dedim ne denir
Çiçek açar mı her toprakta
Elleri uzanamayınca
Laf oldum ağızlarında

Etmem yine de şikayet
Bakma böyle nazlanırım
İste sen yeter
Her derde katlanırım…

05.07.09 / Ankara

Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Jean Paul Nacivet ( low tide, dream time )




ŞİİRLER 46 ( "Yeniden","Hoş geldin","Gençlikten kalma" )




YENİDEN
Tunceli’nin dağlarıyla
Ankara’nın sokakları
Farklıdır sanma
Hasret her yerde aynı
Vuruyor insanı

Sıçratıyor uykudan
Eser var mı huzurdan
Ayrı kaldın dostundan
Yarılarken hayatı

Şimdi hüzünlü de olsa
Güleceğiz elbette
Yaşanılmış anılar
İki ayrı gurbette

Şimdi gözlerimizde ışıl ışıl
Kavuşmanın heyecanı
Şimdi zorlu ve uzun
Bir gecenin sabahı

Senin ceplerinde taşlar
Tunceli’nin dağlarından
Benim gözlerimde yaşlar
Ankara’nın sokaklarından

Zaferlerden bahsedeceğiz
Gelecekten ve ümitlerden
Bir de kadere söz geçse de
Ayrılmasak yeniden…

12.07.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

HOŞ GELDİN
Hoş geldin yüreğimin neşesi
Gözyaşımın tesellisi
Dostlukların ebedisi
Hoş geldin

Kaç gece saydık
Umutlara dayandık
Dağıldı bak karanlık
Hoş geldin

Şimdi bizimdir yine sokakları
Birlikte büyüdüğümüz şehrin
Kanatlanacak eskisi gibi
Yüreğimle yüreğin

Büyüdük elbet
Ama çocuğuz hala
Devam edeceğiz kaldığımız
Yerden tamamlamaya

Bilirsin nasıl özledim
Bilirim nasıl özledin
Hoş geldin yüreğimin neşesi
Gözyaşımın tesellisi hoş geldin.

12.07.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GENÇLİKTEN KALMA
Ah onca yaşanan
Albüm albüm fotoğraflar
Ceza gibidir çekerim
Aynı şehirde aynı yollar

Sen gittin ben kaldım
Sahilde seninle ilk tanıştığım
Denize karşı sigara tüttürmek
Gençlikten kalma alışkanlığım

İnsana küsülür de dünya’ya küsülmez
Burada doğmuş burada büyümüşüm
Ben de meğer herkes gibi
Kendi kaderime yürümüşüm

Bunca yıldan bana
Kala kala anılar kaldı
Güya gözlerin benden başka
Kimseye bakmayacaktı

Hala aynı mahallede
Babamdan kalma evdeyim
Kimsecikler kalmamış
Kime şikayet edeyim

Beraber yürüdüğümüz yollardan
İnerim yapayalnız sahile
Yakarım bir ağıt bir de sigara
Albümlerde kalan günlere

16.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Yulia Piletinka ( hydrangea and old books )

ŞİİRLER 45 ( "Bu sefer","Habersiz","Eksik","Onlardan" )





BU SEFER
Bu sefer olmadı
Daha önce de olmamıştı
Ama bu son sefer var ya
Hiç böyle olmamıştı

Zor desem az
Kor desem az
Ne desem az
Acayip bir şey…

29.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.




HABERSİZ
Hazırla kendini bana
Habersiz bir sabah vakti
Güneşle bir geleceğim

Teninde filizlenecek
Yüreğimin çiçekleri
Çiçekler içinde seni
Büyüteceğim

Önemsiz olacak tarihi takvimin
Bileceğiz ki zaman sonsuz
Sileceğiz tek tek geçmişin
Bütün yaralarını sorgusuz

Ölüme kadar sonra
Vade dolmadan
Gitmeyeceğim

Hazırla kendini bana
Çünkü bir sabah
Habersiz geleceğim

05.07.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.




EKSİK
Kaldırıp koysam kenara
Benim olan ama asla
Bana ait olmayan
Bunca çaba

Geldiğimiz yere geri
Dönmek için değil mi
Sade ve sadece
Bunun için değil mi
Bu çılgın koşuşturmaca

Nasılsa tamamlanmayacak
Ömür dediğin yüz yıl değil
Beş yüz yıl da olsa
Hep eksik kalacak
Asla artmayacak

Değil mi ?

02.07.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.




ONLARDAN
Hatırlat kendini bana
Unutmuş olabilirim
Ayıramayınca acıyla tatlıyı
Geçmiş yaşantıyı
Komple sildim

Hafızamda kalan
Belli belirsiz birkaç yüz
Birkaç sıcak dokunuş
Bir de kokusu kimi tenlerin

Söylesene yoksa sen
Onlardan biri misin ?

08.07.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Teresa Au Yeung ( lonely bird walking on the steps )

13 Haziran 2009 Cumartesi

ŞİİRLER 44 ( "Adam olmak hevesi","Yarin olayım","Hesap" )



ADAM OLMAK HEVESİ
Neyimiz var ki
İki valize sığmayacak
Bizim midir sanki
Beden bile kiralık

Öyle bir hal ki
Ateşler almayacak
Paramparça kalbi
İstenirse helallik

Ama insanoğlu tuhaf
Çıkarlar çatışınca
Dost olur düşmanlar
Kıyamet kapısında

Hadi verdik gitti
Kimde varsa hakkımız
Taşında toprağında
Yoktu zaten gözümüz

Misafiri olduk dünyanın
Onun da en edeplisinden
Cayamadık gitti
Adam olmak hevesinden

14.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YARİN OLAYIM
Bırakıp da gitme beni
Tamamlarım eksiğini
Fısıldarım eğilip kulağına
Kimsenin söylemediğini

Yeter ki tut elimi
Önemsemem mevsimini
Görürsün benden
Annenden bile görmediğini

Buyur şöyle yamacıma
Yazalım bir güfte aşka
Ritmine göre kalbin
Uydururuz makamına

Hadi bir sarıl sıkıca
Ölümlüyse madem dünya
Her anını harcamadan
Varmayalım toprağına

Bedeninde gezgin olayım
Nefesinde ses olayım
Seni kim yaratmışsa
Ben ona kurban olayım

Yarımım tam olayım
Sadece senin olayım
Razıyım kaderime
Yeter ki yarin olayım

14.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

HESAP
Tepe midir dağ mıdır
Yavaş yavaş tırmanırız
Bedeli kahır mıdır
Nasıl olsa alışığız

Görülmüş şey mi bir arada
İnsanın iyisiyle talihin iyisi
Yatıyorsun bak koynumda
Hesap budur boştur gerisi

Nedir ki şu yalan hayatta
Cebine giren insanın
Çıkınca son yolculuğa
Anısından başka yaşananın

Makamına malına mülküne
Verilir mi bir bakış sevdalı
Değil mi dünya’nın kendi bile
Bir ömürde kiracı

Ağlama bunlara değmez
Ha altın ha çakıl taşı
Muhabbeti olanın
Buğdaydan da olur aşı

13.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.





12 Haziran 2009 Cuma

ŞİİRLER 43 ( "Haberin var mı ?","Neredesiniz ?","Açılma" )



HABERİN VAR MI ?
Açık bir denizsin
Pırıl pırıl ve serin
Kapıldım sularına
Haberin var mı ?

Dönüm dönüm arazisin
Vatanı rengarenk çiçeklerin
Ben de göğe baş verdim
Haberin var mı ?

Farkın yok fırtınadan
Kopardın bağlarımdan
Peşin sıra savrulduğumdan
Haberin var mı ?

Buhar olup uçtuğumdan
Yağmur olup yağdığımdan
Sende ölüp sana doğduğumdan
Haberin var mı ?

Unuttum o büyük sözümü
Gördüğümden beri yüzünü
Bütün dertlerimin çözümü
Sendedir haberin var mı ?

11.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

NEREDESİNİZ ?
Güneş rengarenk
Kayalara vuruyor
Kayalarda rüzgarlar
Saçlarımı dağıtıyor
Sanki uzansam
Tutuverecekmişim gibi
Oysa ki onlar da
Tıpkı sizin gibi

Yaklaştıkça kaçıyor
Yaklaştıkça kaçıyor

Veda ediyorum gündüze
Geceyi selamlıyorum
Harı hiç dinmeyen
Bir ateşle yanıyorum
Mehtap ve yakamoz
Birbirine karışıyor
Mücevherleriyle deniz
Karanlıkta salınıyor
Bir sır gibi fısıldayarak
Paylaşıyorum isminizi
Oysa ki onlar da
Tıpkı benim gibi

Neredesiniz bilmiyor
Neredesiniz bilmiyor

Boğuşup duruyorum
Deliliğin sınırında
Tanrının kader diye
Alnıma yazdığıyla
Dağlardan taşlardan
Sulardan ümidi kesip
Kaldırıyorum ellerimi
Soruyorum Tanrıya
Oysa ki o da
Tıpkı onlar gibi

Hiçbir şey söylemiyor
Hiçbir şey söylemiyor

09.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

AÇILMA
İsteme benden gizli saklı sevmeler
Kovalamaz bırakır gündüzleri geceler
Manasızdır parça parça heceler
Yıldızlara güneşin yerini tutturamam

Seni sevdiğini senden saklayamam
Kalbimi böyle zalimce harcayamam
Olur da küser vazgeçerse hayattan
Ben bu günahın vebaliyle yaşayamam

Gizlenir mi zaten bütün dünya örtse üstünü
Deler geçer bir kez görebilmek için yüzünü
Birbirine sokmuşsun baharını güzünü
Ben onun söyleyecek sözünü sakınamam.

07.06.09 / Amasra
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 42 ( "İsyan","Özel","Olmaz böyle" )




İSYAN
Bacalardan dumanlar tüter
Yüreğimden hüzünler
Düşer sonu gelmez bir boşluğa
Yakaladığım ufak tefek ümitler

Gece olur yanar lambaları sokakların
Benim evimde göz gözü görmez bir karanlık
Aramızda onca zaman yaşananların
Hatırı bile kalmamış iki selamlık

Ezan okunur beş vakit günde
Ben onbeş vakit Allah’a isyan ederim
Ödeme kalsın borcunu ahrette
Ben boşa giden yıllarımı isterim.

08.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.



ÖZEL
Herkesin bir özeli vardır
Sıkıştıran ruhunu
Belki bir kitabın arasında
Saklanmış gül kurusunda
Belki de gecenin yarısında
Dökülen gözyaşında

Kırmasınlar diye umudunu
Bahsini pek açmaz
Büsbütün unutmaya da
Ne yapsa yanaşamaz

Hafızada hep tazedir
Ara sıra yoklanır
Mühürlenmiş yürekte
İtinayla saklanır

Benim de var işte
Söylemedim kimseye
Öyle ki senden bile
Saklıyorum kızma diye
Benim için tenimden
Bile özel olduğunu

27.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.



OLMAZ BÖYLE
Ne yiyor ne içiyorsun
Uzaktasın evinden
Olmaz böyle kayıp
Gidemezsin elimden

Sırdaşın olmuş İstanbul
Soruyorum söylemiyor
Kalpsiz midir bu kadar
Halime acımıyor

Sen ona kanma
Kanatma yaralarımı
Bir an bile bıkmadan
Gözlüyorum yollarını

Bazen inançlarım
Sarsılsa da derinden
Yine de inanırım
Doğar güneş yeniden

Çünkü sana olan hislerim
Asırlık çınar gibidir
Bir bilsen kökleri
Ne kadar derindedir.

2008 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

4 Haziran 2009 Perşembe

ŞİİRLER 41 ("Fransızca şarkılar eşliğinde","Dört mevsim","Kapıdaki","Acıkmasam")



FRANSIZCA ŞARKILAR EŞLİĞİNDE
Çıktığında karşıma
Yararak karanlığını gecenin
Nerede kaldın dedi
Niçin bu kadar beklettin
Daha çabuk gelirdim dedim
Yaşadığını bilseydim
Artık ümidi kestiğim
Ruhumun ikizinin

Akıp gittim gözlerine
Tanıdıktı yolları
Sanki çocukluğumun
Çiçekli sokakları

Zifiri karanlıkta
Işıklar saçıyordu
Besbelli yüreği
Derinden yanıyordu

Kış mıydı bahar mıydı
Bir serin bir sıcaktı
Kuralına aldırmadan
Oyun oynayan bir Mart’tı.

Fransızca şarkılar eşliğinde
Tek kelimesini bile anlamadığımız
Geceleri sabahlara bağladık
Sevişmeye doyamadığımız

Sonrası zamanın
Klasik sınavları
İki yanı uçurum
Can alan virajları

Geri dönüş olmamalı
Sahici bir sevdada
O yüzden biz
İnadına hala
Eşlik ederiz o
Fransızca şarkılara
Yaşamın ta kendisi gibi
Tek kelime anlamasak da !

02.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DÖRT MEVSİM
Ne için ağlıyorsun
Değer mi ardından
Vadesi dolanın
Bilmez misin hiçbir mevsimin
Bir senelik
Saltanatı olmaz

Kalıcı sanma
Doğan hiçbir güneşi
Çünkü hiçbir güneş
Gecesinden kaçamaz

Basittir yapman gereken
Yalnızca gündüzü değil
Geceyi de barındıran
İçinde dört mevsim taşıyan
Birini bulacaksın

Bir daha da böyle
Ağlamayacaksın !

08.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KAPIDAKİ
Beni artık sevmiyorsun
Duymama gerek yok bunu senden
Kapıdaki ayrılıkmış
Bakıverdim pencereden

Yine mi geldin dedim
Seni bir daha görmem sanıyordum
Kan kaybeden bir aşkı
Yaşatmaya çalışıyordum

Dedi ki aşkın sana kalsın
Sen ölmeden ölmez ancak
Bu saatten sonra asla
Eskisi gibi olamayacak

18.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ACIKMASAM
O faturası, bu faturası
Bitemedi gitti sırası
Geriden gelir arayı açar
Yalvartmasa bir de


Kaşıkla kazan kepçeyle dağıt
Sen yakarken ardından ağıt
Kimi de sapıtır havaya saçar
Gerinmese bir de

Bir parça kağıdın derdi
Gecemi gündüzümü gerdi
Halbuki bir andır noktayı koyar
Çektirmese bir de

Yaşamak lazım arada unutarak
Havası da mı parayla memleketin
Yürümek güzel de sokaklarda
Acıkmasam bir de

26.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


ŞİİRLER 40 ("Hasret","Bir gün","Dört küçük yürek","Elbise")


HASRET
Gittin de gelmedin
Gittin de gelmedin
Gittin de gelmedin
Gittin de gelmedin

Gittin de gelmedin
Gittin de gelmedin

Gittin mi ?
Güle güle…

05.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
BİR GÜN
Bakacak mıyım sana bir gün
Tırmanıp yokuşları
Saya saya kuşları
Tepesinden Kaz dağlarının
Körfezi izler gibi

Coşacak mı ruhumuz
Yaşa başa bakmadan
Bir an gibi çocukluktan
Bahçedeki ağacın dalından
Meyvesini yer gibi

Sen ve ben el ele bir gün
Dalıp da gidecek miyiz
Kumuna dokunarak denizin
Uçarı bir hevesin
Peşine düşer gibi

Ayrılacak mı yoksa yollarımız
Kavuşamadan daha kollarımız
Dönemeden seferinden
Çatlayıp orta yerinden
Batan gemiler gibi…

06.05 / 26.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
DÖRT KÜÇÜK YÜREK
Dört küçük yürek
Birbirine sevdalı
Biraz kırılgan biraz ürkek
Paylaşırlar hayatı

Tertemiz havalarda
Ah çekerek derinden
Dilekler tutarlar
Yıldızlı gecelerden

Dört küçük yürek
Dört faninin ömründe
Başka başka sularda
Gemilerle seferde

Hiç bıkmadan düşünüp
Limandaki buluşmayı
Çocuklar gibi gülüşüp
Filozoflar gibi konuşmayı

Zehir ederler bedene
Her günü istemeyerek
Ömürleri bitse de
Özlemleri bitmeyecek

31.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
ELBİSE
Başlangıçta sadece
Masumane bir hevesti
Bunca koşuşturmacada
Alınacak nefesti

Anlamadan nasıl oldu
Dolanıverdim tenine
Dokunmadan üstelik
Ellerinin ötesine

Düşünürken sanırım
Onun olmak fikrini
Biraz fazla kaptırdım
Seyrederken vitrini

Bakar bakar dururum
Pahalı bir elbise
Hırsız bile olurum
Başkası giyecekse

23.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

3 Mayıs 2009 Pazar

ŞİİRLER 39 ("İstanbul'u yazmak","Cunda'da","Gözlerini düşünüyorum","Dönmeyeceğim","İnsan" )




İSTANBUL’U YAZMAK
İstanbul’u mu yazmak istiyorsun
Pierre Loti’ye gideceksin
Göreceksin bir martının gözünden Haliç’i
Ve duyacaksın sesini Fatihin gemilerinin

İstanbul’u mu yazmak istiyorsun
Düşüreceksin yolunu Heybeliada’ya
Bir fincan çay içip kardeşin Rumlarla
Bir de onlardan dinleyeceksin Orhan Veliyi

İstanbul’u mu yazmak istiyorsun
Çengelköy’de alacaksın soluğu
Soluyacaksın boğazın temiz havasını
Ve bırakacaksın ruhunu salınan kumrulara

İstanbul’u mu yazmak istiyorsun
Sultanahmet’e uğramadan olmaz
Sırlarını fısıldayacak kulağına Sinan Süleymaniye’nin
Ve bir dua konduracak alnına Ayasofya

İstanbul’u mu yazmak istiyorsun
Vurulacaksın Ortaköy’de bir güzele
İstinye’de bir kadeh şarap eşliğinde
Seyredeceksiniz geçip giden gemileri

İstanbul’u mu yazmak istiyorsun
Üşenmeden Çamlıca’ya çıkacaksın
Saatler sana yetmeyecek
Günlerini harcayacaksın


Her yere gittinse ve kafi gelmediyse
Okuyacaksın okuyacaksın okuyacaksın
Sonra bir an sıyrılıp dünyadan
Bastığın toprakla konuşacaksın

İstanbul’u mu yazmak istiyorsun
Nazikçe kalbine dokunacaksın
O sana olmaz belki ama
Sen ona aşık olacaksın.

ANKARA 2008
Ferit GÜNAYDIN.



CUNDA’DA
Gözyaşımı döktüm denize
Selam söyle herkese
Dönmüyorsun geriye
Cunda’da mutlu musun

Hepimizin burnunda tütüyorsun
Rüyalarıma artık girmiyorsun
Bilsen beni ne çok üzüyorsun
Cunda’da mutlu musun

Duvardaki resmine bakarak
Yaşamak zorundayım yaşamak
Mümkün mü yokluğuna alışmak
Cunda’da mutlu musun

Biz büyüdük dertler büyüdü
Bu yalnızlık aldı yürüdü
Bir nasihat iyi gelirdi
Cunda’da mutlu musun

Şiirler okuyacaktık
Şarkılar söyleyecektik
Mehtabı seyredecektik
Cunda’da mutlu musun

Son bir kez göremeden
Sarılıp öpemeden
Bir telaş gittin neden
Cunda’da mutlu musun


Denizin karşısında
Yarinin kollarında
Yepyeni hayatında
Cunda’da mutlu musun

Adımı anar mısın
Sesimi duyar mısın
Acımı anlar mısın
Cunda’da mutlu musun

Hepi topu bir avuç toprak
Hepimize mesken olacak
Olamazsın gönülden ırak
Cunda’da mutlu musun

Selamı var herkesin
Kulağımızda çınlıyor sesin
Dönen varsa söylesin
Cunda’da mutlu musun

Ayvalık 2008
Ferit GÜNAYDIN.

GÖZLERİNİ DÜŞÜNÜYORUM
Kapattım gözlerimi gözlerini düşünüyorum
Karanlık üzerime üzerime geliyor
Vazgeçirmek niyeti beni biliyorum
Vazgeçmiyorum gözlerimi açmıyorum

En umutsuz anımda baktıkları gibi
Yıldızlı bir gecede yaşattıkları gibi
Gizliden gizliye oynaştıkları gibi
Kapattım gözlerimi gözlerini düşünüyorum

Fırtınadan kaçıp sığındığım limandı onlar
Bir bakışınla çözülürdü kalbimdeki donlar
Şimdi nerede ve kimin koynundalar
Kapattım gözlerimi gözlerini düşünüyorum

Güldüğünde sıcak bir yaz gecesi
Bir sinir anında ölçülmez derecesi
Dalıp gidersen çözülmez bilmecesi
Kapattım gözlerimi gözlerini düşünüyorum

Çaresizim anladım elbet bittiğini
Unutamam nasıl kaçırarak gittiğini
İnkar edemem ne kadar özlediğimi
Kapattım gözlerimi gözlerini düşünüyorum

ANKARA – 2008
Ferit GÜNAYDIN.



DÖNMEYECEĞİM
Dağa taşa vursan da
Çıra olup yansan da
Dualara dursan da
Dönmeyeceğim

Bu kadar da yapılmaz
Kırılır da parçalanmaz
Taze yara kaşınmaz
Dönmeyeceğim

İster pervane ol ister divane
Kar etmez hiçbir bahane
Kapı dışarı ettiğin yüreğine
Dönmeyeceğim

Güneş bir daha doğmasa da
Ömrüme bahar olmasa da
Adımı anan kalmasa da
Dönmeyeceğim

Görüşürüz dedim ama
Bekleme sen boşuna
Gitmese de hiç hoşuna
Dönmeyeceğim

ANKARA 2008
Ferit GÜNAYDIN.



İNSAN
Ne kadar manasız ne kadar saçma sapan
Aklım almıyor artık küçük hesaplarınızı
Nedir ki sevdalarınızı erdemli kılan
Korkuyorsunuz boş görmekten yataklarınızı



Beklemek uzaktaki bir sevgiliyi
Ümit etmek her yeni günde pes etmeden
Bir telefona bir mektuba bir selama
Bir kuşun uçuşuna sevinmek nedir bilmiyorsunuz

Gündelik yaşanıyor bitiyor her şey
Ve tekrar acıkana kadar bütün sabırlar
İçlerinde yükselen anlık bir ateş
Ve o ateşi aşk sanan zavallıcıklar



Bense kimsenin yolunu bulamadığı bir evde
Sıyırıp atmak istiyorum bedenimi ruhumdan
Vurula vurula kanlar içinde kalmış bir halde
Utanıyorum sayenizde insan olmaktan

11.12.07 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

17 Nisan 2009 Cuma

ŞİİRLER 38 ("İklimi benden Güneşi senden","Hatıra","Karakter","Gelir misin ?")



İKLİMİ BENDEN GÜNEŞİ SENDEN
Vadesiz hesabın var kalbimde
Adını ver yeter dilediğinde
Neyi var neyi yoksa elinde
Ellerine düşünmeden bıraksın

Rotası benden rüzgarı senden olsun
Keşfedilmemiş kıyılara yanaşalım
Aşkına da ortak olurum acına da
Yasını da beraber tutarım

Arada bir gülümse yeter
Çiçeklerini soldurma bahçende
Elemdir düşmanı gençliğin
Laleler açsın göğsünde

Ekelim hadi gel tohumunu
Büyütelim özenle
İklimi benden güneşi senden olsun
Kökleri derinlerde

14.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

HATIRA
Bir ilkbahardan hatırasın bana
Alnıma kader diye yazılmış
Rafa kaldırdım sevdayı ardından
Anladım ki yüzü çift taraflıymış

Ne için yaşamalıyım şimdi
Görmek için mi bir daha çektiğini
Bıçak gibi kese kese
Ellerimin arasından ellerini

Randevum var acılarla
Mevsimi değişti ömrün
Eceliyle ölseydi gençliğim
Namına söver miydim bugün

14.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KARAKTER
Tek başına bu kocaman evde
Soğuk ve ruhsuz bir şehirde
Dağıtsa da kederler
Toplanır hep hayalinle

Sözünden şüphe etmez
Geleceğim dedin ya
Çekip gitmez bekler
Sevdasının başucunda
Son ümidin
Alevi sönmez
Deseler de
Her giden dönmez

Karakterine dahildir
İhanet edemez gidene
Yoksa bir kaşık suda kafidir
Boğulmak isteyene

18.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GELİR MİSİN ?
Yetişemezsin artık
Gerek yok aceleye
Biletim ayrılmış çoktan
Son kalkan trene

Her şeyi sana bıraktım
Kefenin cebi yok deme
Olsaydı da almazdım
Bir tek pul bile

Geldiğim gibi yine
Tek başıma giderim
Annem gibi açar mı
Kucağını yaradan
Zamansız oldu deyip
Senden bahsederim
Özletmeden fazla
Gelir misin ardımdan

Dalar mısın yoksa iki gün ağlayıp
Üçüncü gün eğlenceye
Öyle olacaksa affederim sanıp
Gelmeyesin sakın kabrime

Firar eder hortlarım da
Katlanır günahlarım
Aldığım cezaya değil de
Yeniden öldüğüme yanarım

18.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

9 Nisan 2009 Perşembe

ŞİİRLER 37 ("Baharın başına vurmuş","Densiz","Balık kavağa çıkınca","Sade","Nereye gider")



BAHARIN BAŞINA VURMUŞ
Baharın başına vurmuş sevgilim
Gençliğin coşkusuyla gereksiz
Ben de geçtim o yollardan
Bulamazsın dikensiz
Bir tek gül bile

Kanayacak parmakların
Tutmasını bilmezsen
Kapanmaz ki yaraların
Karşılıksız sevmezsen
Bir tek gün bile

Bal bal demekle ağız tatlanmaz
Bal alacak çiçeği bulmak lazım
Savaşmakla gönül alınmaz
Kapısını çalmak lazım
Bir tatlı söz ile

10.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DENSİZ
Durur musun bensiz
Çekip gitsem habersiz
Bir günüm de sensiz
Geçsin istesem

Alışsam yalnızlığa
Karanlıktan aydınlığa
Kuruttuğun topraklara
Yeniden su versem

Unutsam derdimi
Suçlamasam kendimi
Açsam perdelerimi
Manzarayı seyretsem

Kanatlanmış kuş gibi
Tene ilk dokunuş gibi
Küllerimden doğmuş gibi
Özgürlüğü hissetsem

Krize de girsem
Dünyaya da sövsem
Deliye de dönsem
Yine sana dönmesem

Durur musun bensiz
Benim gibi sensiz
Senin gibi densiz
Olamıyorum desem

10.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

BALIK KAVAĞA ÇIKINCA
Daha iyisini bulacaksın
Bir kuş gibi uçacaksın
En alasına konacaksın
Balık kavağa çıkınca

Hak ettiğin ne varsa
Umduğundan çok daha fazla
Sanki bir melek dünyada
Balık kavağa çıkınca

Hızır gibi yetişecek
Yorulmadan sevişecek
Kovsan da gitmeyecek
Balık kavağa çıkınca

Anan gibi kucaklayacak
Kartal gibi kollayacak
Bir gül gibi koklayacak
Balık kavağa çıkınca

Gece gündüz nazlanacaksın
Kral gibi taçlanacaksın
Beni çoktan unutacaksın
Balık kavağa çıkınca

10.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

SADE
Biriktirdim yılları harcayamadım
Bohçalara sardım çocukluğumu
Kazıkları yedim de kavrayamadım
Sen de atmalısın kanununu

Yağmurdan gözyaşı çaldım
Bu kız nasıl ağlamaz demesinler diye
İçin için kanardı oysa
Taş bile koysam yüreğimin yerine

Arkamdan vuranları bildim hep
Vuramadım yüzlerine hatalarını
Almasın Allah dedim
İnsanın elinden insafını

İşim gücüm vardı uğraşamazdım
Bir benmişim gibi abartamazdım
Değerini bilirdim sözlerin
Her önüme gelenle konuşamazdım

Hissettim ama gösteremedim
Sadesi güzeldir insan olana
Müstakil bahçeli bir evmiş gibi
Aşkın yolunu soran sorana

Vakit hep dardı
Fırsatım olmadı ağlamaya
Durur muydu sanki desem
Yeter artık yoruldum ey dünya

02.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

NEREYE GİDER ?
Bastığın yeri bilmeden
Devrilene kadar yürüsen mi
Daha fazla didinmeden
Ben de basıp gitsem mi

E ben sana dediydim derim
Denk gelirsek bir vakit yine
Dinlemedin ki ciğerim
Aklın kim bilir nerelerde

Gezinirdin çayırlarda
Avare çobanlar gibi
Battı balık yan gider de
Nereye gider öğrendin mi

Çek bakalım yelkenleri
Vurdun dibe artık çıkarsın
Gemi sağ olsun gemi
Rüzgarını yakalarsın

10.04.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

26 Mart 2009 Perşembe

ŞİİRLER 36 ("Nice yıllara sevdam","Müebbet","Gitsen bile bir gün","Bütün")





NİCE YILLARA SEVDAM
Nice yıllara sevdam
Dilerim ki sonsuz olursun
Huzur dolu yüreğim
Kollarında uyusun

Kolay değil taşımak
Bunca zamanın yükünü
Dualarım seni
Nazarlardan korusun

Ah nasıl da akan
Sular gibi durusun
Devam et yoluna
Denizini bulursun

Salın hep böyle geçip
Giden yıllara inat
Tanrı bile vadenin
Dolduğunu unutsun

Çalarsa da kapını
Bir gün bencil Azrail
Söyle ona kendine
Yeni bir iş bulsun

27.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


MÜEBBET
Birlikte geçen günlerimizi
İki ile çarpmalısın
Gündüzleri ayrı
Geceleri ayrı saymalısın
Çünkü benden iki tane vardır
Biri gündüz aşığın
Diğeri gece esirin olandır
Kanatlıdır biri
Uçmaya meyillidir
Diğeriyse ölene dek
Müebbet hapsindedir.

27.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


GİTSEN BİLE BİR GÜN
Seni seviyorum cümlesi
Eskir mi söylemekle
Dallanırken sevdam
Her yeni doğan günle

Bıkar mı insan hiç
Sevdiğine dokunmaktan
Varsın geçsin zaman
Söz etmem yorulmaktan

Yaşlılığı bedenimin
Ruhuma da geçer mi
Atar durur yüreğim
Dargınlığı dinler mi

Seviyorum seni birtanem
Gitsen bile bir gün
Gölgen gibi peşinden
Geldiğimi görürsün

27.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


BÜTÜN
Yüreğimin derinlerinde başıboş dolaşıyorsun
Güzellikte sanki meleklerle yarışıyorsun
Bir bakışınla adeta kanıma karışıyorsun
Seni bulmuşken sevgilim bırakmam asla


Güneşlere uzanacağız seninle birlikte
Yıldızlara tutunup dilekler tutacağız
Sevginin unutulduğu dünya denen çöplükte
Ruhumuzu sevgilim aşkımızla arıtacağız


Yerle bir edilmişken bütün yüksek değerler
Azınlıkta kaldık bizim gibi değiller
Biliyorum seni de paramparça ettiler
Parçalardan sevgilim bir bütün olacağız


Akıp gitse de yıllar su gibi
Yaşlanmak insanın kaderi
Elimizde taptaze bir sevgi
Kıymetini sevgilim unutmayacağız


24.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

20 Mart 2009 Cuma

ŞİİRLER 35 ("Beter","Gerisin geri","Bundan böyle sen de","Hatırım için","Nereye sakladın gençliğini" )



BETER
Saklar sandım zaman
Ortaya çıkardı daha beter
Ah bir kıvılcımdan nasıl da
Sardı her yanımı alevler

Kontrol edemedim bağışla
Yaktın benim başımı
Söner diye bir umutla
Akıttım gözümün yaşını

Görmezden mi geldin
Görmedin mi gerçekten
İçimi derin derin
Hasretinle çekerken

Şahidi olduğum aşklarının
Bir gününe de razıydım
Yarin olup koynunda
Bir kerecik yatsaydım

Saklar sandım zaman
Bir türlü söz geçiremedim
Bilsen ki yıllardır
Sadece seni sevdim

Sen de sevdin evet
Benden başka herkesi
Bilemezsin nasıldır
Uzaktan izlemesi

Buymuş demek düşen
Senden benim payıma
Karışamadım gitti
Mutluların arasına

Ne kadar da suçluyum
Kaçamadım vuruldum
Dosttuk biz oysa
Kuralları unuttum

Kızma bana sakın
Beter oldum beter
Sakın aklın kalmasın
Elbet bir gün biter

21.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

GERİSİN GERİ
Daha ne kadar çekeriz sevdadan
Bitmez mi bedeli ödemekle
İlle de bu kadar zor mu olmalı
Hallolmaz mı karşılıklı sevmekle

Ne sevmekten ne sevişmekten
Yorulmam ki canımın içi
Kördüğüm olmadan iyice
Çözüverelim gel şu işi

Üzülmek zorunda mıyız
Olmaz mı sürülmeden yokuşa
Külünde mi korunda mıyız
Bırakalım gitsin akışına

Çünkü sana ancak
Aşık olabilirim
Bu şekilde yaşanacak
Yılları görebilirim

Saralım hadi gerisin geri
Yakalım bütün hataları
Yeni doğmuş bir bebek gibi
Büyütelim yeniden bu aşkı

21.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

BUNDAN BÖYLE SEN DE
Sevmiyorsun madem
Kalbini bağlayamam
Oyunlarla zaten
Kalmanı sağlayamam

Ama beni suçlama
Seni kendimden ayırmadım
Geçmişi de yoklama
Günahları saymadım

Sana olan saygımdan
Daha çok da kendime
Susuyorum susmak
Konuşmaktır belki de

Selamını esirge
Denk gelirsek bir yerde
Bundan böyle sen de
Bir insansın sadece

12.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

HATIRIM İÇİN
Çıkartmışsın beni geleceğinden
Hakkımı ister misin
Helal ettim en temizinden
Kararını vermişsin

Yalnız apar topar olmasın
Biraz daha kalır mısın
Kelimeleri tükettiğimden
Gözlerime bakar mısın

Dayanırım bu acıya da
Arada bir arar mısın
Düşersem aniden aklına
Sağlığımı sorar mısın

Sana da kıyar mı yıllar
Sen de yaşlanır mısın
Çoluk çocuk bir fotoğraf
Çekip de yollar mısın

Ben bir zamanlar diye
Geçmişe dalar mısın
Hatırım için beni de
Sevdadan sayar mısın

20.02.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

NEREYE SAKLADIN GENÇLİĞİNİ
Nereye sakladın gençliğini
Okunuyor gözlerinden
Sığmamış ki dertlerin
Yıllara geçip giden

Sen ki aşk için yaratılmışsın
Öğrenemezsin korkmayı
Sıyırır geçer tenini en fazla
Nefretle sıkılmış kurşunları

Şimdi ben gözlerinden
İnsem de ruhunun kuytularına
Tutsan sen ellerimden
Katılsan oyunlarıma

Güneşle gün olsak
Ay ile gece
Bir batıp bir çıksak
Sen ve ben sadece

Nereye sakladın gençliğini
Okunuyor gözlerinden
Yaşayalım gel sil baştan
Daha fazla gecikmeden

19.02.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.




17 Mart 2009 Salı



DARİO FO' NUN "AÇIK AİLE"Sİ AHLAKA AYKIRIYMIŞ

24 Mart salı günü Gazi Üniversitesi Tiyatro Kulübünün düzenlemekte olduğu Tiyatro festivali kapsamında sahnelenecek olan yönetmeni olduğum Dario Fo'nun "Açık Aile" isimli oyunu son anda "GÜTİK"ten sorumlu öğretim görevlisi "Gıyasettin Bey" tarafından ahlaka aykırı olduğu gerekçesiyle festival programından çıkartılmıştır.

Söz konusu oyun bir karı kocanın ilişkisini kadına yapılan haksızlıklar üzerinden ele aldığından ve sözde erkek geçinen erkeklere ağzının payını verdiğinden sanırım kendilerinin pek de hoşlarına gitmemiştir. Gıyasettin Bey'e Dario FO'nun yaşayan 100 dahi arasında gösterildiğini ve Nobel Edebiyat ödülüne layık görüldüğünü, amacının da toplumun ahlakını bozmak değil bozulan ahlaka dikkat çekmek olduğunu hatırlatmak kala kala bana kalmıştır.

Kendilerini 21. yüzyılda Sanat'a olan katkılarından dolayı tebrik eder, devletin olduğunu unuttukları Üniversite Kurumunda kendilerine hak gördükleri ahlak bekçiliği vazifelerinde üstün başarılarının devamını dilerim.

Belki bu oyun siz ve sizin gibiler oradayken Gazi Üniversitesinde oynanamayabilir ancak Sanat her zaman suratınıza bir tokat gibi çarpacaktır !

Saygılarımla ;
Ferit GÜNAYDIN.

Not : Fotoğraf Dario FO'nun bir gösterisinden alıntıdır.


6 Mart 2009 Cuma

ŞİİRLER 34 ( "Sindirdim ihanetini","Anlıyorum","Çok teşekkür ederim","Hoş geldi" )



SİNDİRDİM İHANETİNİ
Kızamıyorum sana
Aptal deseler de bana
Dokunduysa da gururuma
Sindirdim ihanetini

Sövdüm durdum bir süre
Dedim hay ben böyle işe
Kıyamadım yine ikimize
Sindirdim ihanetini


Sahicidir hala sözlerim
Deli miyim başkasını seveyim
Senden kaçar sana dönerim
Sindirdim ihanetini

Kokuna da kavuştum ya
Gül hadi mahcup durma
Dünyanın sonu değildi ya
Sindirdim ihanetini

10.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ANLIYORUM
Kahrolmazdım bu kadar belki
Senden alsaydım haberini
Maksadı malum hareketin
Eski sevgilin yapmışsın beni

Bunu bana söyleseydin
Yatar mıydım koynuna
Ruhum bile duymadan
Katılmışım oyununa

Rezil ettin kendini
Beni de bu yaşımda oyuncak
Biçemezdin değerini
Kaç kuruşa gitti aşk

Anlıyorum ama seni de
Başka bir yol bulamadın
Köpekler nasıl sevdiğine sadık
Onlar kadar olamadın !

07.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM
Ah ben ne ettim sana
Bu kadar da sevilir mi insan
Büyüksün sen bağışla
Zamanla öğreniyor insan

Ayarını kaçırmadan
Nabza göre vermeyi
Kazıkları unutmadan
Kimseye güvenmemeyi

Ne kadar da çömezdim
Anlamazdım bunlardan
Verdim bütün dersleri
Mezun oldum sevdadan

Kitabına uydururum artık
İşimi de bilirim
Valla senin sayende
Çok teşekkür ederim !

07.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

HOŞ GELDİ
Polis hırsızlık yapar da
Hakim adam döver mi
Bu kadar çok bilip de
İnsan bunu eder mi

Sakız oldu elalemin
Dillerine dolandı
Ah o güzel ellerle
Nerelere uzandı

Çevirdiği dolaplar
Gizli saklı kalsaydı
Çakı gibi delikanlı
Karı gibi kırıtmasaydı

İmajını yaktı ateşle
Oynamayı bilmeden
Yazamadı yenisini
Eskisini silmeden

Koca koca laflar etme
Dediler de dinlemedi
İnsanoğlu böyledir
Aramıza hoş geldi.

07.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

2 Mart 2009 Pazartesi

ŞİİRLER 33 ("Tuşlu radyolar zamanında","Talih","Rüyalarda kaldı" )



TUŞLU RADYOLAR ZAMANINDA
Eskişehir’de bir tren garında
Tuşlu radyolar zamanında
Ele vermiştin çoktan kendini
Sana yandığımı anladığında

Gülüp de geçmeyi beceremedik
Nemli bakışlarla atıldı adımlar
Beylik laflara kurban gittik
Sıralandı aceleci yıllar

Rüzgarda savrulan yapraklar gibi
Savrulmuşuz bak memleket neresi
Biz miyiz şimdi ağır aksak yürüyen
Daha dün on beştin ben ise on yedi

Günlüklerde kaldı anılar
Yazılanın önüne geçemedik
Ah o gençlikte harcananlar
Yaşlanınca paha biçemedik

Ne kadar da şanslıymışım meğer
Eskişehir’de bir tren garında
Vurulduğumda sana
Tuşlu radyolar zamanında

Ferit GÜNAYDIN / İsmail HOŞGÖR
Ankara – Ayvalık

TALİH
Kapkaraydı kaşı gözü
Kar beyazdı melek yüzü
Çoban kulübesinde padişah düşü
Anlamaz ki seven yürek

İçimi bir ateş sardı
Yanaklarım kızardı
Niyetimi anladı
Saklanmaz ki yanan yürek

Güldü geçti halime
Denk tutmadı kendine
İçerledim talihime
Dirilmez ki ölen yürek

Ferit GÜNAYDIN / İsmail HOŞGÖR
Ankara – Ayvalık

RÜYALARDA KALDI
Ah o ne güzel bahardı
Dostlar o vakit sağdı
Dost dediğin dosttu ama
Aramasan da arardı

Ah o ne güzel bahardı
Çiçeklere kıyılmazdı
Çiçek dediğin çiçekti ama
Burham burham kokardı

Ah o ne güzel bahardı
Zeytin gözlü bir yardı
Yar dediğin yardı ama
Sevmek için yaşardı

Bilmem hangi bahardı
Rüyalarda kaldı
Rüyalarda bile tat yok şimdi
Kabuslara dolandı

Ferit GÜNAYDIN / İsmail HOŞGÖR
Ankara – Ayvalık

ŞİİRLER 32 ( "Küsmedim","Tecrübe","Niye","Unuttum gitti" )



KÜSMEDİM
Nerede umut ettiğimiz güzel günler
Yaşanacak nice doyumsuz seneler
Hayatımı çekip aldı eller
Söküp atsam şu garip kalbimi

Gidene dur demek yakışmazmış
Senin için yalvarmak bile onurdur
Bizden başka herkes yol almış
Sağır olsam da duymasam haberlerini

Ben etmem tövbe sen eder misin
Acısıyla da güzeldi yaşananlar
Oldu mu hiç benim gibi yanında yatan
Ve sen uyurken nefesini sayanlar

Bilsen de fark etmez bilmesen de halimi
Sen misin bir tek bu dünyanın zalimi
Ne kazıklar yedim yine de küsmedim
Öptüm de başıma koydum kaderimi

03.03.09 / Ankara – Ereğli
Nazlı İrem YAVUZ / Ferit GÜNAYDIN.

TECRÜBE
Bitenin yolu bellidir sen de
Tecrübe olursun mazide kalırsın
Olamam hiç genç yaşımda perişan
Alsan alsan ahımı alırsın

Kaderi de kabullenmek lazım arada
Önümüzdeki maçlara bakalım
Yalnız olur da takılırsam vicdanına
Deme bana bir gün geçiyordum uğradım

03.03.09 / Ankara – Ereğli
N.İrem YAVUZ / Ferit GÜNAYDIN.

NİYE
Geleceğimdin geçmişim oldun ne ara
Karlara gömdün yazlık bahçelerimi
Kanar bir de kaşıdıkça bu yara
Ah ben ne edeyim kendimi

Kadere mi atsam suçu
Başımı duvarlara mı vursam
Bu şehir de yalan oldu deyip de
Kalbimi yollarda mı avutsam

Canım acıyor canım
Özgürce uçan kuşu
Niye vurdun canım
Zararsızdı uçuşu

03.03.09 / Ankara – Ereğli
N.İrem YAVUZ / Ferit GÜNAYDIN.

UNUTTUM GİTTİ
Omuzlarım feda yasladığın başına
Bak hayatımı saydım avuçlarına
Kıyamam ki senin bir tek damla yaşına
Unuttum gitti bütün hatalarını

Devam edelim gel kaldığımız yerden
Bırakamam seni böyle severken
Sen pişmanım diye yeminler ederken
Affetmiştim sen daha açmadan ağzını

Saatler sanki geri mi dönecek
Dönse de bu anı hatırlar mısın
Benim yerime koysan kendini
Sen bu sevdaya kıyar mısın

03.03.09 / Ankara – Ereğli
Ferit GÜNAYDIN / N.İrem YAVUZ

23 Şubat 2009 Pazartesi

ŞİİRLER 31 ( "Uçmaktan yorulduğunda","İhtiyar aşkımız","Gel sevgilim","Öğrendim","Baktıkça" )



UÇMAKTAN YORULDUĞUNDA
Saat olmuş sabahın dördü
Gözlerim yollarda içim geçmiş
Sapladın gittin ucu kördü
Bu ne biçim hasretmiş

Nafile bir çaba benimki
Gelsen de kalır mısın ki
Bir kuşsun özgürce uçarsın
Kanadına da kıyılmaz ki

Ben bir ağaç gibi konduğun
Sadece bir mola göç yolunda
Yeşillenirim yine bir bahar vakti
Sen uçmaktan yorulduğunda

23.02.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
İHTİYAR AŞKIMIZ
Bir dairede sıkışıp kaldık
Döndük dolaştık aynı yerdeyiz
Parça parça çatladık
Yerden yere mi vuracaksın

Bu gemiyle daha fazla gidilir mi
Hırsıza iki kez güvenilir mi
Nasıl bir öfkeymiş atamadın
Turşusunu mu kuracaksın

Gencecik aşkımız oldu yaşlı bir ihtiyar
Hızlı yaşadık geri gelir mi yıllar
Sönmeye yüz tuttu gözlerinin ışığı
Öldüğünde bahtiyar mı olacaksın

12.02.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
GEL SEVGİLİM
Aramam insaf sensiz geçen gecede
Yok etmektir çünkü işi peygamberin sabrını
Ölsem nefesimden çıkacak son iki hecede
Çağırırım var gücümle yine senin adını

Çıkıp gelsen, silsen gözümün yaşını
Daha da ağlamam kollarındaysam
Topla gidiyoruz desen tasını tarağını
Ağzımı açıp da nereye diye sormam

Senin olan kalbim sensiz ne işe yarar
Geçer mi boğazımdan yediğim bir lokma
Gözlerim yollarda hem arar hem ağlar
Gel sevgilim beni böyle acılar içinde koyma

23.06.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ÖĞRENDİM
Yaralarla doluyken her yanım kapanmayan
Kapanmayan kapı kalmamıştı yüzüme
Yüzüme yerleşen çizgilerde derin izler
İzler bırakmıştı hayat bulunamayan

Sana kadar keder sanırdım payıma düşen
Düşenin dostu olmazmış onu öğrendim
Öğrendim hepsini kalmadı bilmediğim derken
Derken haneme doğdun ay gibi beklemediğim

Nelere gebeymiş hayat meğer
Meğer insan bazen küllerinden doğarmış
Doğarmış mucizelerle kimi
Kimi bir saniye bile fazladan kalamazmış

20.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
BAKTIKÇA
Baktıkça güzelleşiyorsun
İşlendikçe ışıldayan madenler gibi
İmdadıma yetişiyorsun
Tam biterken ömür yeniden doğar gibi

Aldın kalbimi verme geri istemem
Bilemem değerini sensiz geçen günlerin
Mümkün olsa da benimle bir yer değiştirsen
Şaşar kalırsın karşısında güzelliğinin

Sensizken aldığım nefes zulümdür
Seninle hayat en değerli armağan
Yokluğunda doğan güneş ölümdür
Varlığında güneş sensin hiç batmayan

20.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 30 ( "Yine seni yazarım","Dünya'da kalır","Seni sevdiğimi","İki bardak çay" )














YİNE SENİ YAZARIM
Bembeyaz bir sayfa koysalar önüme
Yaz deseler karışan olmayacak yarınına dününe
Azat ettik seni tüm acılardan ve hatalardan
Sual olunmayacak kimse geçmişte yaşananlardan

Ben yine seni yazarım baştan sona
Pişman değilim ki böyle bir yürekle doğduğuma
Ağladımsa ağladım, güldümse güldüm
Kah bir bütün oldum kah bin parçaya bölündüm

Kendim oldum sevgilim en zoru da buydu sanırım
Bu uğurda cehennemde düşünmeden yanarım
Yalnız unutulmasın aynı Tanrı bizi de yaratan
Koskoca dünyada gözlerimizi birbiriyle buluşturan

Onlar aşktan rast gele konuşa dursunlar
Kitabını yazıp sevmenin kurallarını koysunlar
Biz biliriz nasıl dolanır birbirine bedenler
Hesabını veremez iki cihanda bizi bizden edenler

07.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.



DÜNYA’DA KALIR
Aşık oldum çaresiz yanıyorum uğruna
Dualar ettim mumlar diktim sevdiğimin adına
Sığındım kaldım olmayan insafına
De bana Azrail kaç zamandır kapımdasın

Anladım senin de işin almaktır canı
Aldırmazsın ben ömrümün ilk baharındayım
Hem aşka düşürdü hem senin eline Tanrı
Son bir kez yarimi görmenin hesabındayım

Soluklan hele biraz kulak ver hikayeme
Anlatayım nasıl vuruldum zeytin gibi gözlerine
Yavan bulur da eğer inanmazsan sözlerime
Ruhum cennete gitse de aklım dünyada kalır

10.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.



SENİ SEVDİĞİMİ
Tanrı tarafından bana özel gönderilen meleğimsin
Kış günü içimi yakıp kavuran güneşimsin
Her şeyden el etek çekmek için geçerli mazeretimsin
Seni sevdiğimi aklından saniye olsun çıkartma !

Sen gözümün önündeyken dert keder nedir bilmem
İçinde sen yoksan cenneti bile istemem
Varlığında kurşun gibi geçen hayatı yokluğunda beş dakika çekemem
Seni sevdiğimi aklından saniye olsun çıkartma

Anamı, babamı, ahbabımı düşünmeden alırım karşıma
Dayanamam gözlerinden süzülen bir tek damla yaşına
Tutunup sana bıraktım kendimi suyun akışına
Seni sevdiğimi aklından saniye olsun çıkartma

Kader bize bir gün okkalı bir kazık atsa dahi
Seni başka beni başka diyarlara savurup atsa dahi
Başkaları arkamdan unutmuştur diye atıp tutsa dahi
Seni sevdiğimi aklından saniye olsun çıkartma

11.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


İKİ BARDAK ÇAY
Var mıdır daha güzeli
Sabah kalkınca yüzünü görmekten
İki bardak çayı taze ve demli
Oturup da karşılıklı içmekten

Böyle başlayan gün kötü gider mi
Güneşi sensin yüreğimin
Bırakıp da beni bir gün gider mi
Ulaşamayacağı yerlere sesimin

Aman dur bir yere gitme
Bir ömür var daha yaşayacağımız
Bırakma beni hasret günlere
Sarılıp uykulara daldığımız


13.08.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

17 Şubat 2009 Salı

ÖZLEYECEĞİZ !












Ne garip bir rastlantıdır ki bir ustanın ölüm yıl dönümünde başka bir ustayı daha kaybettik. Aslında iki ustanın sadece ölümleri değildi ortak yönleri. Hem tiyatrocuydular, hem de komedyendiler ki biri bunu sahnelerde ekranlarda hayranlık uyandırarak sergiledi biri önce sahnelerde komedi yaptı sonra kendi yaşamını güldürdükçe düşündüren bir komediye çevirdi.


79 Yaşında veda ettiler yaşama aniden... aniden diyorum çünkü son ana dek yaşadılar ! Aramızdaydılar, evimizdeydiler, oradaydılar. Onlar da zaman zaman hasta olurlardı ama bizi bırakmazlardı, eski topraklardı, işlerinin başına dönerlerdi mutlaka, bir su serpilirdi içimize, geçmiş olsun derdik...



Sayıları git gide azalıyor artık ve gelenler gidenleri çok ama çok aratıyor. Yüreğimdeki fırtına dinmedi hala, titrerdim isterdim seni hep kollarımda derken biz bas gaza aşkım bas gaza diyor şimdinin gençleri, içimizdeki beyefendiyi açığa çıkartırken Gazanfer ÖZCAN bir dönem, halk kahramanı oluveriyor Recep ivedik şimdilerde...

Yine Sezen AKSU seziyor durumu ve anlatıyor hepimize " Yol arkadaşım gördün mü duydun mu olup bitenleri, kıskanıyor insan bazen basıp gidenleri..."

Özlüyoruz, özleyeceğiz...

17.02.09 / Ankara - Ferit

7 Şubat 2009 Cumartesi

ŞİİRLER 29 ( "Pişmanlıklar","Hak etmiyorsun","Ne küs ne barışık","Sahilde","Mesafe" )













PİŞMANLIKLAR
Gidene acımaz zaman
Gelene açar kollarını
Bilmeliydin değerini
Ayırmadan yollarını

Ettiğin koca koca laflar
İçini sızlatıyor mu
Benim gibi senin de
Kalbini daraltıyor mu

Keşke diyor musun
Fark etseydim sınırı geçtiğimi
Hatırlıyor musun bir zamanlar
Beni nasıl sevdiğini

Yakıyor mu seni de ateşli
Gecelerden kalma günahlar
Ahım var bırakmasın
Peşini pişmanlıklar

01.02.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.



HAK ETMİYORSUN
Bilemedin değerini
Artık çiçek gibi açan hevesimi
Adını bıkmadan sayıklayan sesimi
Hak etmiyorsun

Koynumda yılan mı besledim
Birazcık sevda istedim
Dediler de dinlemedim
Hak etmiyorsun

Cömertçe açmıştım yüreğimi
Affeder miyim bilmem kendimi
Sende olan hiçbir şeyimi
Hak etmiyorsun

Sözlerin içinde kalsın
Başkaları inansın
Gerçekte neyi hak ettiğini
Yokluğumda anlayacaksın

29.01.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.



NE KÜS NE BARIŞIK
Acı çekiyorum senden uzakta
Büyüdü sandığım kalbim çocukmuş meğer
Çıkıp gelirsin diye bekliyor hala
Bazen bir ümit bir ömre bedel

Sanma ki mutluyum
Savrula savrula yol alıyorum
Sanki bir tutukluyum
Kaçmak için yol arıyorum

Ne bedene yarar ne ruha
Durum biraz karışık
Ortalama oldum hayatla
Ne küs ne barışık

26.01.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN



SAHİLDE
Kokusu sinmiş denizin
Vedamızın üzerine
Esen bir rüzgarla
Ürperen ellerime

Bilmem ki dünyanın
Kanunu bu mudur
An olur insan
Düşünmekten yorulur

Yelken açtım sulara
Fırtınadan korkmadan
Atamam ki defter
Tamamıyla dolmadan

Denizde tuz
Gözyaşımda tuz
Belki bir gün yine
Sahilde buluşuruz

01.02.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.



MESAFE (Annem'e)
Kaç yaşına geldin
Ardında uzun yıllar
Ve şimdi hatıralar
Kuytulardan göz kırpar

Kimi zaman siyah beyaz
Kimi zaman renkli
Bildin ama sen
Her anın kıymetini

Bir tekerlekli sandalyede
Sayfalara sığmaz
Kat ettiğin mesafeye
Koşarak ulaşılmaz

01.02.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.