23 Şubat 2009 Pazartesi

ŞİİRLER 31 ( "Uçmaktan yorulduğunda","İhtiyar aşkımız","Gel sevgilim","Öğrendim","Baktıkça" )



UÇMAKTAN YORULDUĞUNDA
Saat olmuş sabahın dördü
Gözlerim yollarda içim geçmiş
Sapladın gittin ucu kördü
Bu ne biçim hasretmiş

Nafile bir çaba benimki
Gelsen de kalır mısın ki
Bir kuşsun özgürce uçarsın
Kanadına da kıyılmaz ki

Ben bir ağaç gibi konduğun
Sadece bir mola göç yolunda
Yeşillenirim yine bir bahar vakti
Sen uçmaktan yorulduğunda

23.02.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
İHTİYAR AŞKIMIZ
Bir dairede sıkışıp kaldık
Döndük dolaştık aynı yerdeyiz
Parça parça çatladık
Yerden yere mi vuracaksın

Bu gemiyle daha fazla gidilir mi
Hırsıza iki kez güvenilir mi
Nasıl bir öfkeymiş atamadın
Turşusunu mu kuracaksın

Gencecik aşkımız oldu yaşlı bir ihtiyar
Hızlı yaşadık geri gelir mi yıllar
Sönmeye yüz tuttu gözlerinin ışığı
Öldüğünde bahtiyar mı olacaksın

12.02.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
GEL SEVGİLİM
Aramam insaf sensiz geçen gecede
Yok etmektir çünkü işi peygamberin sabrını
Ölsem nefesimden çıkacak son iki hecede
Çağırırım var gücümle yine senin adını

Çıkıp gelsen, silsen gözümün yaşını
Daha da ağlamam kollarındaysam
Topla gidiyoruz desen tasını tarağını
Ağzımı açıp da nereye diye sormam

Senin olan kalbim sensiz ne işe yarar
Geçer mi boğazımdan yediğim bir lokma
Gözlerim yollarda hem arar hem ağlar
Gel sevgilim beni böyle acılar içinde koyma

23.06.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ÖĞRENDİM
Yaralarla doluyken her yanım kapanmayan
Kapanmayan kapı kalmamıştı yüzüme
Yüzüme yerleşen çizgilerde derin izler
İzler bırakmıştı hayat bulunamayan

Sana kadar keder sanırdım payıma düşen
Düşenin dostu olmazmış onu öğrendim
Öğrendim hepsini kalmadı bilmediğim derken
Derken haneme doğdun ay gibi beklemediğim

Nelere gebeymiş hayat meğer
Meğer insan bazen küllerinden doğarmış
Doğarmış mucizelerle kimi
Kimi bir saniye bile fazladan kalamazmış

20.03.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
BAKTIKÇA
Baktıkça güzelleşiyorsun
İşlendikçe ışıldayan madenler gibi
İmdadıma yetişiyorsun
Tam biterken ömür yeniden doğar gibi

Aldın kalbimi verme geri istemem
Bilemem değerini sensiz geçen günlerin
Mümkün olsa da benimle bir yer değiştirsen
Şaşar kalırsın karşısında güzelliğinin

Sensizken aldığım nefes zulümdür
Seninle hayat en değerli armağan
Yokluğunda doğan güneş ölümdür
Varlığında güneş sensin hiç batmayan

20.05.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 30 ( "Yine seni yazarım","Dünya'da kalır","Seni sevdiğimi","İki bardak çay" )














YİNE SENİ YAZARIM
Bembeyaz bir sayfa koysalar önüme
Yaz deseler karışan olmayacak yarınına dününe
Azat ettik seni tüm acılardan ve hatalardan
Sual olunmayacak kimse geçmişte yaşananlardan

Ben yine seni yazarım baştan sona
Pişman değilim ki böyle bir yürekle doğduğuma
Ağladımsa ağladım, güldümse güldüm
Kah bir bütün oldum kah bin parçaya bölündüm

Kendim oldum sevgilim en zoru da buydu sanırım
Bu uğurda cehennemde düşünmeden yanarım
Yalnız unutulmasın aynı Tanrı bizi de yaratan
Koskoca dünyada gözlerimizi birbiriyle buluşturan

Onlar aşktan rast gele konuşa dursunlar
Kitabını yazıp sevmenin kurallarını koysunlar
Biz biliriz nasıl dolanır birbirine bedenler
Hesabını veremez iki cihanda bizi bizden edenler

07.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.



DÜNYA’DA KALIR
Aşık oldum çaresiz yanıyorum uğruna
Dualar ettim mumlar diktim sevdiğimin adına
Sığındım kaldım olmayan insafına
De bana Azrail kaç zamandır kapımdasın

Anladım senin de işin almaktır canı
Aldırmazsın ben ömrümün ilk baharındayım
Hem aşka düşürdü hem senin eline Tanrı
Son bir kez yarimi görmenin hesabındayım

Soluklan hele biraz kulak ver hikayeme
Anlatayım nasıl vuruldum zeytin gibi gözlerine
Yavan bulur da eğer inanmazsan sözlerime
Ruhum cennete gitse de aklım dünyada kalır

10.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.



SENİ SEVDİĞİMİ
Tanrı tarafından bana özel gönderilen meleğimsin
Kış günü içimi yakıp kavuran güneşimsin
Her şeyden el etek çekmek için geçerli mazeretimsin
Seni sevdiğimi aklından saniye olsun çıkartma !

Sen gözümün önündeyken dert keder nedir bilmem
İçinde sen yoksan cenneti bile istemem
Varlığında kurşun gibi geçen hayatı yokluğunda beş dakika çekemem
Seni sevdiğimi aklından saniye olsun çıkartma

Anamı, babamı, ahbabımı düşünmeden alırım karşıma
Dayanamam gözlerinden süzülen bir tek damla yaşına
Tutunup sana bıraktım kendimi suyun akışına
Seni sevdiğimi aklından saniye olsun çıkartma

Kader bize bir gün okkalı bir kazık atsa dahi
Seni başka beni başka diyarlara savurup atsa dahi
Başkaları arkamdan unutmuştur diye atıp tutsa dahi
Seni sevdiğimi aklından saniye olsun çıkartma

11.04.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


İKİ BARDAK ÇAY
Var mıdır daha güzeli
Sabah kalkınca yüzünü görmekten
İki bardak çayı taze ve demli
Oturup da karşılıklı içmekten

Böyle başlayan gün kötü gider mi
Güneşi sensin yüreğimin
Bırakıp da beni bir gün gider mi
Ulaşamayacağı yerlere sesimin

Aman dur bir yere gitme
Bir ömür var daha yaşayacağımız
Bırakma beni hasret günlere
Sarılıp uykulara daldığımız


13.08.08 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

17 Şubat 2009 Salı

ÖZLEYECEĞİZ !












Ne garip bir rastlantıdır ki bir ustanın ölüm yıl dönümünde başka bir ustayı daha kaybettik. Aslında iki ustanın sadece ölümleri değildi ortak yönleri. Hem tiyatrocuydular, hem de komedyendiler ki biri bunu sahnelerde ekranlarda hayranlık uyandırarak sergiledi biri önce sahnelerde komedi yaptı sonra kendi yaşamını güldürdükçe düşündüren bir komediye çevirdi.


79 Yaşında veda ettiler yaşama aniden... aniden diyorum çünkü son ana dek yaşadılar ! Aramızdaydılar, evimizdeydiler, oradaydılar. Onlar da zaman zaman hasta olurlardı ama bizi bırakmazlardı, eski topraklardı, işlerinin başına dönerlerdi mutlaka, bir su serpilirdi içimize, geçmiş olsun derdik...



Sayıları git gide azalıyor artık ve gelenler gidenleri çok ama çok aratıyor. Yüreğimdeki fırtına dinmedi hala, titrerdim isterdim seni hep kollarımda derken biz bas gaza aşkım bas gaza diyor şimdinin gençleri, içimizdeki beyefendiyi açığa çıkartırken Gazanfer ÖZCAN bir dönem, halk kahramanı oluveriyor Recep ivedik şimdilerde...

Yine Sezen AKSU seziyor durumu ve anlatıyor hepimize " Yol arkadaşım gördün mü duydun mu olup bitenleri, kıskanıyor insan bazen basıp gidenleri..."

Özlüyoruz, özleyeceğiz...

17.02.09 / Ankara - Ferit

7 Şubat 2009 Cumartesi

ŞİİRLER 29 ( "Pişmanlıklar","Hak etmiyorsun","Ne küs ne barışık","Sahilde","Mesafe" )













PİŞMANLIKLAR
Gidene acımaz zaman
Gelene açar kollarını
Bilmeliydin değerini
Ayırmadan yollarını

Ettiğin koca koca laflar
İçini sızlatıyor mu
Benim gibi senin de
Kalbini daraltıyor mu

Keşke diyor musun
Fark etseydim sınırı geçtiğimi
Hatırlıyor musun bir zamanlar
Beni nasıl sevdiğini

Yakıyor mu seni de ateşli
Gecelerden kalma günahlar
Ahım var bırakmasın
Peşini pişmanlıklar

01.02.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.



HAK ETMİYORSUN
Bilemedin değerini
Artık çiçek gibi açan hevesimi
Adını bıkmadan sayıklayan sesimi
Hak etmiyorsun

Koynumda yılan mı besledim
Birazcık sevda istedim
Dediler de dinlemedim
Hak etmiyorsun

Cömertçe açmıştım yüreğimi
Affeder miyim bilmem kendimi
Sende olan hiçbir şeyimi
Hak etmiyorsun

Sözlerin içinde kalsın
Başkaları inansın
Gerçekte neyi hak ettiğini
Yokluğumda anlayacaksın

29.01.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.



NE KÜS NE BARIŞIK
Acı çekiyorum senden uzakta
Büyüdü sandığım kalbim çocukmuş meğer
Çıkıp gelirsin diye bekliyor hala
Bazen bir ümit bir ömre bedel

Sanma ki mutluyum
Savrula savrula yol alıyorum
Sanki bir tutukluyum
Kaçmak için yol arıyorum

Ne bedene yarar ne ruha
Durum biraz karışık
Ortalama oldum hayatla
Ne küs ne barışık

26.01.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN



SAHİLDE
Kokusu sinmiş denizin
Vedamızın üzerine
Esen bir rüzgarla
Ürperen ellerime

Bilmem ki dünyanın
Kanunu bu mudur
An olur insan
Düşünmekten yorulur

Yelken açtım sulara
Fırtınadan korkmadan
Atamam ki defter
Tamamıyla dolmadan

Denizde tuz
Gözyaşımda tuz
Belki bir gün yine
Sahilde buluşuruz

01.02.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.



MESAFE (Annem'e)
Kaç yaşına geldin
Ardında uzun yıllar
Ve şimdi hatıralar
Kuytulardan göz kırpar

Kimi zaman siyah beyaz
Kimi zaman renkli
Bildin ama sen
Her anın kıymetini

Bir tekerlekli sandalyede
Sayfalara sığmaz
Kat ettiğin mesafeye
Koşarak ulaşılmaz

01.02.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.