13 Haziran 2009 Cumartesi

ŞİİRLER 44 ( "Adam olmak hevesi","Yarin olayım","Hesap" )



ADAM OLMAK HEVESİ
Neyimiz var ki
İki valize sığmayacak
Bizim midir sanki
Beden bile kiralık

Öyle bir hal ki
Ateşler almayacak
Paramparça kalbi
İstenirse helallik

Ama insanoğlu tuhaf
Çıkarlar çatışınca
Dost olur düşmanlar
Kıyamet kapısında

Hadi verdik gitti
Kimde varsa hakkımız
Taşında toprağında
Yoktu zaten gözümüz

Misafiri olduk dünyanın
Onun da en edeplisinden
Cayamadık gitti
Adam olmak hevesinden

14.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

YARİN OLAYIM
Bırakıp da gitme beni
Tamamlarım eksiğini
Fısıldarım eğilip kulağına
Kimsenin söylemediğini

Yeter ki tut elimi
Önemsemem mevsimini
Görürsün benden
Annenden bile görmediğini

Buyur şöyle yamacıma
Yazalım bir güfte aşka
Ritmine göre kalbin
Uydururuz makamına

Hadi bir sarıl sıkıca
Ölümlüyse madem dünya
Her anını harcamadan
Varmayalım toprağına

Bedeninde gezgin olayım
Nefesinde ses olayım
Seni kim yaratmışsa
Ben ona kurban olayım

Yarımım tam olayım
Sadece senin olayım
Razıyım kaderime
Yeter ki yarin olayım

14.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

HESAP
Tepe midir dağ mıdır
Yavaş yavaş tırmanırız
Bedeli kahır mıdır
Nasıl olsa alışığız

Görülmüş şey mi bir arada
İnsanın iyisiyle talihin iyisi
Yatıyorsun bak koynumda
Hesap budur boştur gerisi

Nedir ki şu yalan hayatta
Cebine giren insanın
Çıkınca son yolculuğa
Anısından başka yaşananın

Makamına malına mülküne
Verilir mi bir bakış sevdalı
Değil mi dünya’nın kendi bile
Bir ömürde kiracı

Ağlama bunlara değmez
Ha altın ha çakıl taşı
Muhabbeti olanın
Buğdaydan da olur aşı

13.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.





12 Haziran 2009 Cuma

ŞİİRLER 43 ( "Haberin var mı ?","Neredesiniz ?","Açılma" )



HABERİN VAR MI ?
Açık bir denizsin
Pırıl pırıl ve serin
Kapıldım sularına
Haberin var mı ?

Dönüm dönüm arazisin
Vatanı rengarenk çiçeklerin
Ben de göğe baş verdim
Haberin var mı ?

Farkın yok fırtınadan
Kopardın bağlarımdan
Peşin sıra savrulduğumdan
Haberin var mı ?

Buhar olup uçtuğumdan
Yağmur olup yağdığımdan
Sende ölüp sana doğduğumdan
Haberin var mı ?

Unuttum o büyük sözümü
Gördüğümden beri yüzünü
Bütün dertlerimin çözümü
Sendedir haberin var mı ?

11.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

NEREDESİNİZ ?
Güneş rengarenk
Kayalara vuruyor
Kayalarda rüzgarlar
Saçlarımı dağıtıyor
Sanki uzansam
Tutuverecekmişim gibi
Oysa ki onlar da
Tıpkı sizin gibi

Yaklaştıkça kaçıyor
Yaklaştıkça kaçıyor

Veda ediyorum gündüze
Geceyi selamlıyorum
Harı hiç dinmeyen
Bir ateşle yanıyorum
Mehtap ve yakamoz
Birbirine karışıyor
Mücevherleriyle deniz
Karanlıkta salınıyor
Bir sır gibi fısıldayarak
Paylaşıyorum isminizi
Oysa ki onlar da
Tıpkı benim gibi

Neredesiniz bilmiyor
Neredesiniz bilmiyor

Boğuşup duruyorum
Deliliğin sınırında
Tanrının kader diye
Alnıma yazdığıyla
Dağlardan taşlardan
Sulardan ümidi kesip
Kaldırıyorum ellerimi
Soruyorum Tanrıya
Oysa ki o da
Tıpkı onlar gibi

Hiçbir şey söylemiyor
Hiçbir şey söylemiyor

09.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

AÇILMA
İsteme benden gizli saklı sevmeler
Kovalamaz bırakır gündüzleri geceler
Manasızdır parça parça heceler
Yıldızlara güneşin yerini tutturamam

Seni sevdiğini senden saklayamam
Kalbimi böyle zalimce harcayamam
Olur da küser vazgeçerse hayattan
Ben bu günahın vebaliyle yaşayamam

Gizlenir mi zaten bütün dünya örtse üstünü
Deler geçer bir kez görebilmek için yüzünü
Birbirine sokmuşsun baharını güzünü
Ben onun söyleyecek sözünü sakınamam.

07.06.09 / Amasra
Ferit GÜNAYDIN.

ŞİİRLER 42 ( "İsyan","Özel","Olmaz böyle" )




İSYAN
Bacalardan dumanlar tüter
Yüreğimden hüzünler
Düşer sonu gelmez bir boşluğa
Yakaladığım ufak tefek ümitler

Gece olur yanar lambaları sokakların
Benim evimde göz gözü görmez bir karanlık
Aramızda onca zaman yaşananların
Hatırı bile kalmamış iki selamlık

Ezan okunur beş vakit günde
Ben onbeş vakit Allah’a isyan ederim
Ödeme kalsın borcunu ahrette
Ben boşa giden yıllarımı isterim.

08.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.



ÖZEL
Herkesin bir özeli vardır
Sıkıştıran ruhunu
Belki bir kitabın arasında
Saklanmış gül kurusunda
Belki de gecenin yarısında
Dökülen gözyaşında

Kırmasınlar diye umudunu
Bahsini pek açmaz
Büsbütün unutmaya da
Ne yapsa yanaşamaz

Hafızada hep tazedir
Ara sıra yoklanır
Mühürlenmiş yürekte
İtinayla saklanır

Benim de var işte
Söylemedim kimseye
Öyle ki senden bile
Saklıyorum kızma diye
Benim için tenimden
Bile özel olduğunu

27.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.



OLMAZ BÖYLE
Ne yiyor ne içiyorsun
Uzaktasın evinden
Olmaz böyle kayıp
Gidemezsin elimden

Sırdaşın olmuş İstanbul
Soruyorum söylemiyor
Kalpsiz midir bu kadar
Halime acımıyor

Sen ona kanma
Kanatma yaralarımı
Bir an bile bıkmadan
Gözlüyorum yollarını

Bazen inançlarım
Sarsılsa da derinden
Yine de inanırım
Doğar güneş yeniden

Çünkü sana olan hislerim
Asırlık çınar gibidir
Bir bilsen kökleri
Ne kadar derindedir.

2008 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

4 Haziran 2009 Perşembe

ŞİİRLER 41 ("Fransızca şarkılar eşliğinde","Dört mevsim","Kapıdaki","Acıkmasam")



FRANSIZCA ŞARKILAR EŞLİĞİNDE
Çıktığında karşıma
Yararak karanlığını gecenin
Nerede kaldın dedi
Niçin bu kadar beklettin
Daha çabuk gelirdim dedim
Yaşadığını bilseydim
Artık ümidi kestiğim
Ruhumun ikizinin

Akıp gittim gözlerine
Tanıdıktı yolları
Sanki çocukluğumun
Çiçekli sokakları

Zifiri karanlıkta
Işıklar saçıyordu
Besbelli yüreği
Derinden yanıyordu

Kış mıydı bahar mıydı
Bir serin bir sıcaktı
Kuralına aldırmadan
Oyun oynayan bir Mart’tı.

Fransızca şarkılar eşliğinde
Tek kelimesini bile anlamadığımız
Geceleri sabahlara bağladık
Sevişmeye doyamadığımız

Sonrası zamanın
Klasik sınavları
İki yanı uçurum
Can alan virajları

Geri dönüş olmamalı
Sahici bir sevdada
O yüzden biz
İnadına hala
Eşlik ederiz o
Fransızca şarkılara
Yaşamın ta kendisi gibi
Tek kelime anlamasak da !

02.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

DÖRT MEVSİM
Ne için ağlıyorsun
Değer mi ardından
Vadesi dolanın
Bilmez misin hiçbir mevsimin
Bir senelik
Saltanatı olmaz

Kalıcı sanma
Doğan hiçbir güneşi
Çünkü hiçbir güneş
Gecesinden kaçamaz

Basittir yapman gereken
Yalnızca gündüzü değil
Geceyi de barındıran
İçinde dört mevsim taşıyan
Birini bulacaksın

Bir daha da böyle
Ağlamayacaksın !

08.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

KAPIDAKİ
Beni artık sevmiyorsun
Duymama gerek yok bunu senden
Kapıdaki ayrılıkmış
Bakıverdim pencereden

Yine mi geldin dedim
Seni bir daha görmem sanıyordum
Kan kaybeden bir aşkı
Yaşatmaya çalışıyordum

Dedi ki aşkın sana kalsın
Sen ölmeden ölmez ancak
Bu saatten sonra asla
Eskisi gibi olamayacak

18.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

ACIKMASAM
O faturası, bu faturası
Bitemedi gitti sırası
Geriden gelir arayı açar
Yalvartmasa bir de


Kaşıkla kazan kepçeyle dağıt
Sen yakarken ardından ağıt
Kimi de sapıtır havaya saçar
Gerinmese bir de

Bir parça kağıdın derdi
Gecemi gündüzümü gerdi
Halbuki bir andır noktayı koyar
Çektirmese bir de

Yaşamak lazım arada unutarak
Havası da mı parayla memleketin
Yürümek güzel de sokaklarda
Acıkmasam bir de

26.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.


ŞİİRLER 40 ("Hasret","Bir gün","Dört küçük yürek","Elbise")


HASRET
Gittin de gelmedin
Gittin de gelmedin
Gittin de gelmedin
Gittin de gelmedin

Gittin de gelmedin
Gittin de gelmedin

Gittin mi ?
Güle güle…

05.06.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
BİR GÜN
Bakacak mıyım sana bir gün
Tırmanıp yokuşları
Saya saya kuşları
Tepesinden Kaz dağlarının
Körfezi izler gibi

Coşacak mı ruhumuz
Yaşa başa bakmadan
Bir an gibi çocukluktan
Bahçedeki ağacın dalından
Meyvesini yer gibi

Sen ve ben el ele bir gün
Dalıp da gidecek miyiz
Kumuna dokunarak denizin
Uçarı bir hevesin
Peşine düşer gibi

Ayrılacak mı yoksa yollarımız
Kavuşamadan daha kollarımız
Dönemeden seferinden
Çatlayıp orta yerinden
Batan gemiler gibi…

06.05 / 26.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
DÖRT KÜÇÜK YÜREK
Dört küçük yürek
Birbirine sevdalı
Biraz kırılgan biraz ürkek
Paylaşırlar hayatı

Tertemiz havalarda
Ah çekerek derinden
Dilekler tutarlar
Yıldızlı gecelerden

Dört küçük yürek
Dört faninin ömründe
Başka başka sularda
Gemilerle seferde

Hiç bıkmadan düşünüp
Limandaki buluşmayı
Çocuklar gibi gülüşüp
Filozoflar gibi konuşmayı

Zehir ederler bedene
Her günü istemeyerek
Ömürleri bitse de
Özlemleri bitmeyecek

31.05.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.
ELBİSE
Başlangıçta sadece
Masumane bir hevesti
Bunca koşuşturmacada
Alınacak nefesti

Anlamadan nasıl oldu
Dolanıverdim tenine
Dokunmadan üstelik
Ellerinin ötesine

Düşünürken sanırım
Onun olmak fikrini
Biraz fazla kaptırdım
Seyrederken vitrini

Bakar bakar dururum
Pahalı bir elbise
Hırsız bile olurum
Başkası giyecekse

23.03.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.