23 Kasım 2009 Pazartesi

ŞİİRLER 55 ("Merak ediyorsan","Doğru","Çeyiz")




MERAK EDİYORSAN
Merak ediyorsan eğer halimi
Çok özlüyorum çok
Zaman derler her şeyin ilacı
Öyle bir şey yok

Yatağa girmemle
Uyumam arasındaki mesafe
Günden güne açılıyor
Takvimlerden dağ olsa da
Hiçbir işe yaramıyor

Konuşuyorum önüme gelenle
Havadan sudan oradan buradan
Kitaplar okuyorum deliler gibi
Ve şarkılar eksilmiyor odamdan

Uzun yürüyüşlere çıkıyorum sabahları
Sinemada ne film varsa ezberledim
Ne vakit açsam sandıkları
Aynı yerde duruyor kederlerim

Öleceğimi sandığım oldu
Gece gündüz ağladım
Dolandı dolandı sokakları
Geri döndü çığlıklarım

Tutmadı tenimde diktiğim çiçekler
İçlerinde senin tohumun olmayınca
Sıra sıra koptu gitti ümitler
Bir kez bile sesini duyamayınca

Merak ediyorsan eğer halimi
Böyle işte yalan yok
Olmasa da senden zalimi
Çok özlüyorum çok

22.11.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


DOĞRU
Acımıyormuş canı mutluymuş
Gelecekten umutluymuş
Unutmuş olanı biteni çoktan
Bir rüzgar gibi bahardan
Gülüyor gözlerinin içi
İçinde bir çocuk sevinci

Derlerse inanma
Yalan …

Yeni kollar bulmuş bedenini saran
Olmuş her çiçekten bal alanlardan
İnanıyormuş her işte bir hayır olduğuna
Gizli bir mesaj gibi Tanrı’dan

Derlerse inanma
Yalan …

Kızıyormuş sana değil kendine
Kendinden nasıl bu kadar geçebildiğine
Zalimden adalet beklemiş
Bir hiç uğruna asılan adam
Bir canım daha olsa diyor
Vazgeçerdim bu sevdadan

Derlerse inan
Doğru .

10.11.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


ÇEYİZ
Kollarında başlıyor hasret
Vuslat buna ne etsin
Sınırlıdır saadet
Biliyorum ki gideceksin

Birkaç saat bazen
Hadi olsun birkaç gün
Ayaküstü telaşında her an
Birbirine girer sevinçle hüzün

Sevişirsek bir yatakta
Şanslı sayarız kendimizi
Tutsak bir hayvanın
Zincirlerinden kopuşu gibi

Bizi gören deli sanır
Belki de delirmişiz çoktan
Olanlardan geçip
Başlamışız hiç yoktan

Gel de isyan etme sonra
İçerleme talihine
Ah bir çeyiz bile
Düzemedim sevdiğime

26.09.09 / Ankara
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Burak KAYNAK

16 Kasım 2009 Pazartesi

ŞİİRLER 54 ("Boğaziçi","Ne diyeyim","Salaklığım")




BOĞAZİÇİ

Gidiyorum bir vapurda
Boğaziçi boylu boyunca
Bir çare gibi çağırıyor beni
Atsana kendini, atsana kendini

Mevsim Ağustos
Sahici bir yaz mıdır
Dahası da mı var
Yaşadığım az mıdır

Aynı keder hep yüzlerde
Tüter dumanlar güvertede
Onlar da İstanbul’un elinde
Benim gibi oyuncak mıdır

Çok mu cahil kalırdım
Öğrenmeseydim bu yüzünü aşkın
Başkası olamaz mıydı
Bir macera yaşadığın

Bilirim şimdi neredesin
Ama asla çalmam kapını
Benim gibi sevemezsin
Kollarına aldığını

Ve olamazsın asla
Güçlü benim gibi
Seni de çağıracak bu sular
Atacaksın kendini, atacaksın kendini

16.11.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


NE DİYEYİM

Aldım haberlerini
Üzüldün mü sen
Mum gibi eriyip
Süzüldün mü sen

Ah o kör olası gurbetin elinde
Derdini anlayan yok ana dilinde
Yırtılan kağıt gibi her seferinde
Pul pul olup dağıldın mı sen

Yağmurlara alışamadın da
Güneşlere kavuşamadın da
Kimselere karışamadın da
Sessiz sessiz ağladın mı sen

Gemileri limanlara
Acıları umutlara
Duaları bulutlara
Kördüğümle bağladın mı sen

Her şeyi bildiğin halde
Kim bilir kaçıncı seferde
Sözler de biter bir yerde
Ne diyeyim ki sana ben

15.09.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.


SALAKLIĞIM

Her gecenin bir sabahı
Vardır diyorum şimdi
Ne edeyim ki başka
Öleyim mi
Delireyim mi

Kırıldım evet ama
Bilsem hiç başlar mıydım
Ne geçti elime şimdi
Sancılı kalbim
Ağrılı başım

Hatalarım ne çokmuş
En büyüğü de şuymuş
Kendimi hiç kayırmadım
Salaklığım
Salaklığım

19.10.09 / Eskişehir
Ferit GÜNAYDIN.

Fotoğraf : Onurcan BOZ
(http://covenantt.deviantart.com)